MAR
Özet
Doğu ve Batı dünyasının
en özgün zihinlerinden biri olan Doğu'nun büyük bilgini ve şairi Gıyâs-üd-din
Ebülfeth Ömer B. İbrahim el-Hayyami’nin (Ömer Hayyam) hayatını, bilimsel
çalışmalarını, edebi kişiliğini ve rubailerinin felsefi arka planını inceleyeceğiz.
Hayyam hakkındaki tarihsel gerçekler ile efsaneleri birbirinden ayırarak ayrıntılı
bir portre sunacağız.
Temel
Bulgular ve Öne Çıkan Hususlar:
- Çok Yönlü Bir Bilim
İnsanı: Doğuda çağdaşları tarafından öncelikle
bir matematikçi, astronom, hekim ve filozof (Hüccet-ül-Hakk) olarak
kabul edilen Hayyam, cebirsel geometrinin temellerini atmış, kübik
denklemleri konik kesitlerle çözmüş, Öklid aksiyomlarını incelemiş ve
Pascal'dan yaklaşık 400 yıl önce "Hayyam Üçgeni"ni keşfetmiştir.
- Hassas Takvim Reformu:
Selçuklu Sultanı Celâleddin Melikşah ve Vezir Nizamülmülk'ün emriyle
Esfahan Gözlemevi'nin başına getirilen Hayyam, hazırladığı Güneş yılı
esaslı Celâlî Takvimi (Takvîm-i Celâlî / Zîc-i Melikşah) ile güneş yılına
dayalı son derece hassas bir takvim sistemi oluşturmuş; geleneksel
hesaplamalara göre yaklaşık 5000 yılda 1 gün hata veren bu sistem,
Gregoryen takvimle karşılaştırıldığında yüksek bir doğruluk düzeyine
ulaşmıştır.
- İki Farklı Hayyam Algısı:
Hayyam, İslam coğrafyasında felsefe ve aklı baskılayan yapılar ile iktidar
mücadeleleri neticesinde kaba bir sarhoş ve zevk düşkünü olarak
yaftalanmış; buna karşın Batı dünyasında Edward FitzGerald'ın
çevirileriyle ivme kazanan bir hayranlıkla "çağını aşan rasyonel bir
deha" olarak konumlandırılmıştır.
- Şarap ve Rindlik
Sembolizmi: Hayyam’ın şiirlerindeki şarap
unsuru, sıradan bir alkol bağımlılığının değil, dogmatizme, bağnazlığa,
şekilci sofuluğa (softalık) karşı bir başkaldırının, hakikatin
bilinmezliği karşısındaki varoluşsal acının ve hür düşüncenin simgesidir.
- Tarihsel Masallar ve
Gerçekler: Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Ömer
Hayyam arasındaki ünlü "mektep arkadaşlığı ve kader birliği
yemini" efsanesi, kronolojik imkânsızlıklar nedeniyle (aralarındaki
yaş farkı ve tarihsel belgeler ışığında) tarihçiler tarafından
reddedilmektedir.
- Edebi Miras:
Hayyam'a atfedilen rubailerin en eski yazma örneklerinden biri olan Oxford
Bodleian Kütüphanesi'ndeki M. 1460-1461 tarihli nüshada 158 rubai
bulunmaktadır; ancak zamanla ona mal edilen rubai sayısı binin üzerine
çıkmıştır.
1.
Ömer Hayyam’ın Biyografisi, Tarihsel Bağlamı ve Kişiliği
1.1.
Doğumu, Eğitimi ve Siyasi Arka Plan
Gıyâs-üd-din Ebülfeth
Ömer B. İbrahim el-Hayyami, Nişabur’da doğmuştur. Doğum tarihi kaynaklarda M.
1025-1050 yılları arasında veya tam olarak 1048 olarak belirtilmektedir.
"Çadırcı" anlamına gelen "Hayyam" unvanı babasının
mesleğinden gelmektedir; ancak kendisi bu mesleği sürdürmeyerek bilim yolunu
seçmiştir.
Hayyam'ın gençliği,
Selçuklu Devleti'nin Mezopotamya, Suriye, Filistin ve İran coğrafyasında
hakimiyet kurduğu son derece çalkantılı bir siyasi dönemde geçmiştir. 1038-1040
Selçuklu genişlemesi ve Tuğrul Bey’in 1055’te Bağdat’ı ele geçirmesi bu dönemin
ana hatlarını oluşturur.
Hayyam, Kur'an, hadis,
Arap ve Acem edebiyatı eğitimi aldıktan sonra mantık, felsefe, matematik,
fizik, metafizik, tıp ve astronomi alanlarında uzmanlaşmıştır. İlk öğrenim
yıllarında parasızlık nedeniyle zorluklar çekmiş, ancak Samarkand'ın
(Semerkand) nüfuzlu hukukçusu Abu Tahir (Ebu Tahir) tarafından desteklenerek
bilimsel çalışmalarına yön vermiştir. Zamanın ünlü âlimi Muvaffakeddin
Abdüllatif ibn el-Lübad’dan ders almıştır. 25 yaşından önce Aritmetik
Problemleri ve cebir üzerine ilk eserlerini kaleme almıştır.
1.2.
Selçuklu Sarayı, Kehanetler ve Saray Görevleri
Hayyam,
Selçuklu Sultanı Melikşah ve meşhur Vezir Nizamülmülk’ün yanında büyük hürmet
görmüş, Melikşah’ın müneccimbaşı ve saray bilgini olmuştur. Döneme ilişkin
kaynaklarda ve sonraki anlatılarda saray hizmetine girmesi ve kişiliğiyle
ilgili çeşitli olaylar aktarılır:
Malazgirt
Savaşı Kehaneti: Malazgirt Savaşı öncesinde kâhinlerin
yıldızlara bakarak tahmin yürüttüğü sırada, kendisinden yorum istenen Hayyam,
savaşın kazanılacağını, ancak "büyük aslanın" (Alparslan) öleceğini
ve yerine "küçük aslanın" (Melikşah) geçeceğini öngörmüştür. Bu
öngörünün gerçekleşmesi üzerine Melikşah onu sarayın başkâhini yapmıştır.
- Soytarının Kapı Testi:
Saraydaki bir eğlencede bir soytarı Hayyam’a "Hangi kapıdan
çıkacağımı söyle" dediğinde, Hayyam cevabı bir kâğıda yazarak
Melikşah'a vermiştir. Saraydaki 4 ana kapının (kuzey, güney, doğu, batı)
dışına çıkmak isteyen soytarı, duvardaki bir örtüyü çekip yeni bir kapı
açarak dışarı çıkmıştır. Kâğıt açıldığında Hayyam’ın "Başka bir
kapıdan" yazdığı görülmüş; Melikşah Hayyam'ın ağzına altın,
soytarının ağzına ise kum doldurulmasını emretmiştir.
- Haçlı Seferleri Öngörüsü:
Hayyam, Melikşah'a "Nahs-ı ekber" yıldızının belireceğini,
elleri kanlı, göğüslerinde haç olan orduların (Haçlılar) 9 kez geleceğini,
Kudüs'e kadar ortalığı kana bulayacağını, ancak bunun Melikşah’ın
ölümünden sonra vuku bulacağını bildirmiştir.
- Merv Şehrindeki Av Hesabı
(Hicri 508 / M. 1116): Merv’de Veziriazam
Sadreddin Muhammed ibn-el Muzaffer aracılığıyla Padişah, Hayyam’dan
yağmursuz bir av günü seçmesini istemiştir. Hayyam 2 gün rasat yapıp günü
belirlemiştir. Av sırasında fırtına ve kar çıkınca saraydakiler gülmüş,
ancak Hayyam bulutların dağılacağını ve 5 gün yağmur yağmayacağını
söylemiş; meteorolojik hesaba dayanan bu tahmini aynen gerçekleşmiştir.
(Arûzî, Hayyam’ın astrolojik kehanetlere değil, meşru bilimsel hesaplara
dayandığını vurgular).
1.3.
Kişiliği, Sosyal İrtibatları ve Karakter Olayları
Hayyam, ciddi, onurlu,
derli toplu, gereksiz samimiyetten ve sefahat hayatından tiksinen bir yapıya
sahipti. Mütevazı bir yaşam sürerdi.
- Yalancı Fakih ile Yaşanan
Olay: Nişabur’da her sabah kendisinden felsefe
dersi alan ancak dışarıda aleyhinde konuşan mürai bir fakihe ders vermek
için, evine gizlice davul zurnacılar toplamıştır. Fakih geldiğinde davul
zurna çaldırmış, toplanan halka pencereden: "İşte bu adam her gün
benden ilim öğrenir, sonra gidip aleyhimde konuşur. Eğer dediği gibiysem
neden ders alıyor, değilsem neden iftira atıyor?" diyerek onu
teşhir etmiştir.
- Dostluk Anlayışı ve
Hırçınlığı: Şehrizûrî’ye göre mütevazı evinde
yaşayan Hayyam, huysuz ve titiz biriydi. Bir Arapça şiirinde aradığı
gerçek dostu bulamadığından yakınarak kimseyle ahbaplık edilmemesi
gerektiğini vurgulamıştır.
- Mehestî ile Tanışıklığı:
Melikşah'ın himayesindeyken Nişabur’da yaşayan kadın şair Mehestî ile
tanışmış, aralarında duygusal bir bağ oluştuğu rivayet edilmiştir.
- Hac Yolculuğu ve Sürgün:
Siyasi karışıklıklar, Karmatilere karşı saldırılar ve din adamlarının
baskısı tırmanınca Hac'ca gitmiştir. Bağdat'a geldiğinde kendisini ziyaret
etmek isteyen âlimlere kapısını kapatmıştır.
- Vefatı (M. 1123 / 1124 /
1131 - Hicri 515/517/518): Şehrizûrî'nin aktardığı
ölüm menkıbesine göre Hayyam, İbn Sina’nın Kitâb-üş-Şifâ eserinin
"İlahiyat" bölümündeki "Bir ve Çok" bahsini okurken
altın bir kürdanla dişlerini karıştırıyordu. Ayraca kürdanı koyup ayağa
kalkmış, vasiyetini yapmış, yemek yememiş ve Yatsı namazını kıldıktan
sonra secdeye kapanarak: "Yarabbi! Bilirsin ki ben seni bileceğin
kadar bildim. Bana mağfiret et. Hakikaten seni bilmem, gufranımla
vesiledir" diyerek ruhunu teslim etmiştir.
1.4.
Mezar Kehaneti
Nizâmî-i Arûzî’nin Çehâr-makâle
adlı eserindeki kayda göre, Hicrî 506 (M. 1114) yılında Belh'te Hayyam, "Benim
kabrim öyle bir yerde olacak ki, her baharda rüzgâr üstüne çiçekler
serpecek" demiştir. Arûzî, M. 1138'de (Hicrî 530) Nişabur'daki Cerre
(veya Harre) mezarlığına gittiğinde, Hayyam’ın mezarının bir bahçe duvarının
dibinde olduğunu, komşu bahçeden sarkan armut ve zerdali ağaçlarının
çiçeklerinin mezarı tamamen örttüğünü görerek gözyaşı dökmüştür.
2.
"Üç Mektep Arkadaşı" Efsanesi ve Tarihsel İnceleme
Doğu ve Batı
edebiyatında geniş yer bulan halk efsanesine göre, Selçuklu Veziri Nizamülmülk,
Haşhaşîler (Suikastçılar) lideri Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam gençliklerinde
aynı medresede ders almış ve gelecekte yüksek makamlara ulaştıklarında
birbirlerine yardım edeceklerine dair söz vermişlerdir.
[EFSANE: Gençlik
Yemini]
Nizamülmülk <--->
Hasan Sabbah <---> Ömer Hayyam
(Tarihsel Çelişki: Nizamülmülk M. 1017
doğumlu)
Tarihsel
Gerçeklik Analizi
İslam tarihi kaynakları
(Profesör Browne, Rashed ve Vahabzadeh) bu anlatının bir efsane olduğunu
kanıtlamıştır:
- Kronolojik İmkânsızlık:
Nizamülmülk M. 1017 (Hicrî 408) yılında doğmuştur. Hayyam ise 1048
civarında doğmuş ve 1120-1130'lu yıllara kadar yaşamıştır. Aralarındaki
yaş farkı 30 yıldan fazladır; aynı dönemde talebe olmaları imkânsızdır.
- Coğrafi Farklılık:
Hasan Sabbah Rey kentindendir, Nizamülmülk ise Tus doğumludur. Aynı
medresede (Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el-Lübad’ın yanında)
bulunmamışlardır.
- Doğru Bağlam:
Bu hikâye olsa olsa Melikşah'ın torunu Mahmud'un veziri Anûşirevan b.
Halid dönemindeki figürlerle karıştırılmış veya kurgulanmıştır.
- Netice:
Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk aynı çağda yaşamış ve birbirlerini
tanımışlardır (Nizamülmülk ikisini de korumuş, Hasan Sabbah Nizamülmülk’e
suikast düzenlemiş, Hayyam ise gözlemevinde çalışmıştır); ancak okul
arkadaşlığı bağları tarihsel dayanaktan yoksundur.
3.
Bilimsel Dehası ve Eserleri
Ömer Hayyam, matematik
ve astronomi tarihinin en büyük figürlerinden biridir. Bilim dünyasındaki
katkıları ve yazdığı eserler aşağıda detaylandırılmıştır.
3.1.
Astronomi ve Celâlî Takvimi
Melikşah'ın talebiyle Esfahan
Gözlemevi'nin (Rasathane) idaresi Hayyam'a verilmiştir. Yanında Ebül Muzaffer
Esferâzî ve Meymûn B. Necib el-Vâsıtî gibi bilim insanları yer almıştır.
- Celâlî Takvimi (Takvîm-i
Celâlî / Zîc-i Melikşah): 15 Mart 1079 tarihinde
yürürlüğe girmiştir. Takvim reformuna ilişkin çalışmalar ise 1074-1075
yıllarında başlamıştır.
- Hassasiyet
Karşılaştırması:
- Ömer Hayyam Takvimi:
Güneş yılına dayalı olarak hazırlanmış, artık yılları da hesaba katan son
derece hassas bir sistemdir; geleneksel hesaplamalara göre yaklaşık
5000 yılda 1 gün hata verir.
- Gregoryen (Miladi)
Takvimi: Geleneksel hesaplamalara göre
yaklaşık 3330 yılda 1 gün hata verir. Bu hesaplamalara göre Celâlî
Takvimi daha yüksek bir astronomik hassasiyet göstermektedir.
- 3.2. Matematik, Cebir ve
Geometri Çalışmaları
- Cebirsel Denklemlerin
Geometrik Kuramı: Fil-Berâhin Alâ
Mesâil-il-Cebr vel-Mukâbele adlı eserinde kübik denklemleri
sınıflandırmış ve bunları konik kesitlerin (parabol, çember, hiperbol)
kesiştirilmesiyle geometrik olarak çözmüştür. Negatif ve sanal kökleri
fark edememiş, pozitif kökleri bulmuştur.
- Hayyam (Pascal) Üçgeni:
Pascal'dan yaklaşık 400 yıl önce, Binom açılımı ve katsayıları konusunda
el-Kerecî'nin çalışmalarını geliştirerek, daha sonra “Pascal üçgeni”
olarak bilinen yapının tarihindeki önemli halkalardan birini
oluşturmuştur.
|
Hayyam / Pascal Üçgeni Özellikleri |
Açıklama |
|
Kenar Elemanları |
Dış kenarlar daima "1"
sayısından oluşur. |
|
İkinci Sıra |
Pozitif tam sayılar serisidir (1, 2, 3,
4, 5...). |
|
Üçüncü Sıra |
Üçgen sayılardır (1, 3, 6, 10, 15...). |
|
Sıra Toplamları |
n. sıradaki sayıların toplamı 2n
değerini verir (1+4+6+4+1 = 16 = 24). |
|
Polinom Katsayıları |
(a+b)n açılımındaki
terimlerin katsayılarını verir. |
|
Çapraz Toplam kuralı |
Aynı yöndeki sayıların toplamı, seçilen
son sayının ters yönündeki sayıya eşittir (1+2+3+4+5+6+7=28). |
- Paraleller Kuramı ve
Öklid Aksiyomu: Risâle fî Şerhi
Mâeşkele min Müsâdereti Kitâbı Oklides adlı eserinde Öklid’in
paralellik aksiyomunu eleştirmiş, Öklid dışı geometrilerin kapısını
aralamıştır.
- Descartes ile
Karşılaştırma (Roshdi Rashed ve Bijan Vahabzadeh Analizi):
UNESCO’nun 1999 yılında düzenlediği kolokyum ve "Beyt-ül Hikme"
projesi kapsamında Rashed ve Vahabzadeh, Hayyam’ın matematiksel
eserlerinin tenkitli neşrini yapmışlardır. Descartes’ın cebirsel
geometrideki çalışmalarının Hayyam'ın eserlerinin bir devamı ve
genelleştirilmesi olduğu ortaya konmuştur.
3.3. Ömer
Hayyam’a Atfedilen Başlıca Eserler
|
No |
Eser Adı |
İçeriği / Konusu |
|
1 |
Fil-Berâhin Alâ Mesâil-il-Cebr
vel-Mukâbele |
Kübik denklemler ve geometrik çözümleri
(Woepcke tarafından 1851'de Fransızcaya çevrilmiştir). |
|
2 |
Risâle fî Şerhi Mâeşkele min Müsâdereti
Kitâbı Oklides |
Öklid'in geometrik kabulleri ve
paraleller kuramı üzerine şerh. |
|
3 |
Muhtasar fit-Tab’iyyat |
Fizik ve doğa bilimlerine dair özet
eser. |
|
4 |
Risâle fî Külliyât-il-Vücûd |
Varoluşun genel ilkeleri ve felsefi
esasları. |
|
5 |
Risâlet-ül-Kevn vet-Teklîf |
Varlık, yaratılış ve ödev felsefesi. |
|
6 |
Müşkilât-ül-Hisab |
Matematiksel hesaplama zorlukları ve
çözümleri. |
|
8 |
Levâzım-ül-Emkine |
İklimler, mekânlar ve coğrafi koşullar. |
|
9 |
İbn Sina’nın Kitâb-üş-Şifâ’sına ilişkin |
İbn Sina'nın felsefe/tıp külliyatına
ilişkin şerh/inceleme |
|
10 |
Risâle Fîhâ el-İhtiyâl li-Mârifeti
Mikdâr-iz-Zeheb... |
Alaşımlı cisimlerde altın ve gümüş
miktarının özgül ağırlıkla bulunması. |
|
11 |
Nevruznâme |
Nevruz gelenekleri, takvim ve tarihsel
arka plan. |
|
12 |
Ravdat-ül-Kulûb |
Tasavvufi ve felsefi gönül bahçesi
incelemesi. |
|
13 |
Risâle-i Vücûdiyye |
Varoluş ontolojisi üzerine risale. |
|
14 |
Temcid Yorumu |
İbn Sina'nın Temcid (Yücelme)
adlı eserinin yorum ve tercümesi. |
|
15 |
Rubaiyat (Dörtlükler) |
Felsefi, rindâne ve insani duygu
dünyasını yansıtan şiir külliyatı. |
4.
Edebi Kişiliği, Rubai Biçimi ve Şarap Sembolizmi
4.1.
Rubai Türünün Yapısı ve Kuralları
Rubai, Fars
edebiyatında doğmuş, Arap aruzu kalıplarında bulunmayan, Türk ve Hint
edebiyatlarına sonradan geçmiş özel bir şiir biçimidir.
- Vezin:
Rubaiye mahsus iki ana vezin grubu vardır: Ahrem ve Ahreb.
Her iki kol da altışar altışar iki ayrı bölüme taksim edilir (toplam 12
vezin). Bir rubainin her mısrasında aynı gruba ait olmak şartıyla farklı
bir vezin kullanılabilir.
- Kafiye:
Genellikle a-a-b-a şeklindedir. Dört mısrası da kafiyeli olanlara "murassa"
denir.
- İç Kuruluş ve Yapı:
Gazellerdeki beyit bağımsızlığının aksine rubai, tek bir düşünce etrafında
örülmüş sıkı bir bütündür. Hüseyn Azad ve James Darmesteter’in belirttiği
gibi, ilk iki mısrada fikir anlatılır; kafiyesiz olan 3. mısra bir
"salıntı" (sessizlik/hazırlık) işlevi görür; 4. mısra ise o
sessizliği kırarak fikri özetler ve vurucu darbeyi vurur.
[Mısra 1: Düşüncenin
Girişi] (a)
[Mısra 2: Düşüncenin
Gelişimi] (a)
[Mısra 3: Salıntı /
Bekleme / Hazırlık] (b - Serbest)
[Mısra 4: Vurucu Sonuç
ve Özet] (a)
4.2.
Şarap Sembolizmi ve Sarhoşluk İddialarının Reddi
Hayyam’ın şiirlerinde
geçen şarap, kesinlikle kaba bir alkolizmin veya sefahat hayatının ifadesi
değildir.
- Sosyal ve Dini İsyan
Bayrağı: İslam dünyasında din kurumunun softaların
elinde hürriyetleri kısıtlayan bir araca dönüştürülmesine karşı, hür
düşünen insanlar şarabı isyanlarının sembolü yapmışlardır. Dokunulması
günah sayılan bir kavramı ele alarak dogmatik toplumsal yapıyı terslemeyi
hedeflemişlerdir.
- Varoluşsal Panzehir:
Büyük bir astronom ve bilim insanı olan Hayyam, insan bilgisinin
sınırlılığını kavramış ve kötümserliğe karşı şarabı zihinsel bir panzehir,
simgesel bir sığınak olarak kullanmıştır.
- Mevlânâ’nın Açıklaması:
Mevlânâ bu durumu şu sözlerle özetler: "Bizim bu sarhoşluğumuz
kızıl şaraptan değildir; bu şarap bizim sevdamızın kadehinden başka yerde
bulunmaz. Sen şarabımı dökmek için geldin ama ben, ortada şarabı olmayan
bir sarhoşum."
5.
Rubailerin Derlenmesi, Yayılışı ve Tercüme Tarihi
5.1.
Yazma Nüshalar ve Doğruluk Sorunu
Hayyam adına dolaşan
rubai sayısı taşbaskılarda 500'den başlayıp 1200'e kadar çıkmaktadır. Ancak
Valentin Zhukovki'nin araştırmaları, bunlardan en az 80 tanesinin başka meşhur
şairlere (Attâr, Mevlânâ, Câmî vb.) ait olduğunu kanıtlamıştır.
- En Eski Nüsha:
Ömer Hayyam’ın ölümünden yaklaşık 350 yıl sonra, Hicrî 865 (M. 1460-1461)
yılında yazılmış olan Oxford Bodleian Kütüphanesi No: 525 el
yazmasıdır. İçinde sadece 158 rubai bulunmaktadır.
- Seçkiler:
Asaf Halet Çelebi, çelişkili ve kalitesiz metinleri ayıklayarak Hayyam
üslubuna uyan 400 rubailik bir derleme yapmıştır.
5.2.
Batı Dünyasındaki Tercümeler ve Etkisi
- Thomas Hyde (1700):
Oxford profesörü Hyde, Hayyam’ı Batı’ya ilk tanıtan kişidir.
- Edward FitzGerald (1859):
Hayyam'ın şiirlerini serbestçe yeniden yazmış (adaptation), İngiltere ve
Amerika'da baş döndürücü bir Hayyam hayranlığı başlatmıştır. Şair A.
Tennyson, FitzGerald'a yazdığı şiirde "Büyük kâfir Ömer'iniz bir
gezegendir" diyerek eseri övmüştür. FitzGerald sonrası Batı'da Omar
Khayyam Club’lar kurulmuştur.
- Diğer Batılı
Araştırmacılar: J.B. Nicolas (464
rubai), Dr. Arthur Christensen (Recherches sur les Rubaiyat de Omar
Khayam - en bilimsel etüt), Mrs. H.M. Cadell (1200 rubai toplamış,
250-300'ünün özgün olduğunu belirtmiştir), John Payne (300 rubai),
Whinfield (250 rubai), Claude Anet, Franz Toussaint, Arthur Guy.
5.3.
Türkçe Tercüme Tarihi
- Muallim Feyzi Efendi
(1903 / 1319): Galatasaray Lisesi Farsça öğretmeni,
basılı ilk Türkçe Hayyam antolojisini yayınlamıştır.
- Rıza Tevfik & Hüseyin
Dâniş (1922 / 1340): Ortaklaşa ve bireysel
incelemeler neşretmişlerdir.
- Abdullah Cevdet:
576 rubaiyi kapsayan geniş ve başarılı bir çeviri yapmıştır.
- Abdülbâki Gölpınarlı:
Hayyam Rubaileri adıyla bilimsel metotlu takdire değer bir eser
sunmuştur.
- Asaf Halet Çelebi:
400 seçme rubaiyi metin analizleriyle derlemiştir.
- Şair Tercümeleri:
Yahya Kemal Beyatlı, Cemal Yeşil, Hüseyin Rıfat, Ahmed Hayyât da manzum
çeviriler yapmışlardır.
6.
Tematik Rubai Analizi ve Metin Alıntıları
Hayyam'a atfedilen
rubailer temel izleklerine göre sınıflandırılmış ve aşağıda örnekler halinde
alıntılanmıştır:
6.1.
Akıl, Bilim, Şüphe ve Gerçeğin Arayışı
Hayyam, aklın
sınırlarını sorgular; bilgi arttıkça cehaletin fark edildiğini savunur.
Ezelî
sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen
okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma Perde
kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben
Dedim:
Artık bilgiden yana eksiğim yok; Şu dünyanın sırrına
ermişim az çok. Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: Ömrüm
gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok.
Kimi
dinde imanda buldu yolu Kimi akıl, bilim yolunu
tuttu. Derken ses geldi karanlıklardan: Gafiller! Doğru yol ne
odur, ne bu!
Ne
bilginler geldi, neler buldular! Mumlar gibi dünyaya ışık
saldılar. Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? Birer masal söyleyip
uyuya kaldılar.
6.2.
Varoluş, Ölüm, Toprak ve Çömlekçi Motifleri
Hayyam, insanın
topraktan gelip toprağa döneceğini; kralların, güzellerin bedenlerinin çömlekçi
çamuruna dönüştüğünü ısrarla işler.
Geçen
akşamdı yolum rastladı bir desticiye İşi balçıkları
karmaktı biteviye Görmez elbet kör olan sezdim işin iç yüzünü Babamın
toprağı dolmuştu çamur ellerine.
İnsan
bastığı toprağı hor görmemeli: Kim bilir hangi güzeldir,
hangi sevgili. Duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç? Ya bir Şah
kafasıdır, ya bir vezir eli!
Bu
desti benim gibi biçare bir âşıkmış, bir zaman o da benim gibi bir güzelin
saçlarının zincirine bağlanmıştı. Onun boynunda gördüğün bu kulp vaktiyle bir
güzelin boynuna atılmış bir kolmuş.
Bir
kuş gördüm yüce Tus kalesinde, Keykavus'un kafa tası
pençesinde. Sorup duruyor kafaya: Hani? Nerde? Adamların, davulun
dümbeleğin nerede?
6.3.
Dogmatizm, Yobazlık ve İktidar Eleştirisi
Şekilci din anlayışını,
ham sofuluğu ve cehaleti iktidar yapan anlayışı iğneleyici bir dille eleştirir.
Dünya
üç beş bilgisizin elinde; Onlarca her bilgi
kendilerinde. Üzülme; eşek eşeği beğenir: Hayır var sana
"kötü" demelerinde.
Sen
sofusun, hep dinden dem vurursun; Bana da sapık,
dinsiz der durursun. Peki, ben ne görünüyorsam oyum: Ya sen? Ne
görünüyorsan o musun?
Beni
özene bezene yaratan kim? Sen! Ne yapacağımı da yazmışsın
önceden. Demek günah işleten de sensin bana: Öyleyse nedir o
cennet cehennem?
Riyakârlıktan
gönlüme sıkıntı bastı, ey sâki! Kalk, sevinç içinde bana şarap getir! Seccadeyi
ve sarığı rehin vererek şarap al ki, benim iftiharım esaslı olsun.
6.4.
Günü Yaşama (Carpe Diem), Şarap ve Hayatın Tadı
Gelecek ve geçmiş
kaygısını bir kenara bırakıp bulunulan anı hürce değerlendirmeyi öğütler.
Bugün
zevk etmek elindeyken zevkine bak Yarını düşünmen
beyhude bir heves Birçok kişiden arda kalanlar Sana da kalmayacak
sen de göçüp gideceksin.
Cennette
huriler varmış kara gözlü; İçkinin de ordaymış en
güzeli. Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz: Bak, bir yanda
şarap, bir yanda sevgili.
Ey
can, sana aklı niçin vermiş veren? Kendini bil, yolunu
bul yitip gitmeden. Baykuş gibi ne gezersin viranelikte, Yerin
akdoğan gibi sultanın emrindeyken?
Bir
elde kadeh, bir elde Kur'an; Bir helaldir işimiz, bir
haram. Şu yarım yamalak dünyada Ne tam kâfiriz, ne tam müslüman!
7.
Sonuç ve Değerlendirme
Ömer Hayyam, Doğu
kültür dünyasında yetişmiş fakat dar kalıpların dışına çıkarak evrensel boyuta
ulaşmış bir düşünürdür. Matematiksel yeteneği ile evrenin düzenini (celali
takvimi, kübik denklemler, binom açılımı) çözmeye çalışırken, şiirsel yeteneği
ile insanın kavrayış sınırlarını ve varoluşsal çaresizliğini dile getirmiştir.
Biyografisine dair uydurulan "içki düşkünü derbeder sarhoş" imajı, tarihsel belgeler (gözlemevi idareciliği, Melikşah'ın saygısı, bilimsel eserleri, vefat anı ibadeti) karşısında tamamen yıkılmaktadır. Şiirlerindeki şarap, zevk ve isyan ifadeleri, insan zihnini prangaya vuran bağnazlığa bir tepki ve kaçınılmaz mutlak son olan ölüme karşı özgürce haykırılmış bir yaşama sevincinin sembolüdür.
Kaynakça
- Asaf Halet Çelebi. Ömer Hayyam: Hayatı, Sanatı, Eserleri, Varlık Yayınları, 1954.
- Mehmet Gümüş. Ömer Hayyam, Serüven Kitap, 2012.

png.png)