Marksist Araştırmalar [MAR] | Komünizm: Tarihin Çözülen Bilmecesi
materyalist diyalektik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
materyalist diyalektik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Aralık 2025 Cumartesi

Lenin'in Felsefe Defterleri

MAR

Özet

Bu yazı, V. İ. Lenin'in Felsefe Defterleri adlı eserindeki temel temaları, argümanları ve eleştirel analizleri sentezlemektedir. Lenin'in bu dönemdeki felsefi çalışmaları, Birinci Dünya Savaşı'nın emperyalist karakterini çözümlemek, İkinci Enternasyonal'in oportünizmini ortaya koymak ve proletaryanın devrimci stratejisini geliştirmek gibi acil siyasi hedeflere hizmet eden teorik bir temel arayışının ürünüdür.

Ana bulgular şunlardır:

1. Diyalektik Materyalizmin Merkezi Rolü: Lenin, diyalektiği "nesnel dünyanın gelişiminin ve bilgisinin en genel yasalarının bilimi" olarak tanımlar. Felsefi çalışmalarının özünü, Hegel'in idealist kabuğundan arındırılmış materyalist diyalektiğin incelenmesi ve geliştirilmesi oluşturur.

2. Hegel'in Eleştirel Sahiplenilmesi: Lenin, Hegel'in idealizmini ve "ideler mistiğini" sert bir dille eleştirirken, diyalektik mantığının devrimci özünü ortaya çıkarır. Diyalektiğin, mantığın ve bilgi teorisinin özdeşliği hakkındaki tezi, bu eleştirel analizin temel taşlarından biridir.

3. Felsefe Tarihine Sınıfsal Yaklaşım: Herakleitos'tan Feuerbach'a uzanan felsefe tarihini, materyalist ve diyalektik düşüncenin gelişim süreci olarak inceler. Düşünürleri, kendi tarihsel ve sınıfsal bağlamları içinde değerlendirerek, Plehanov gibi çağdaşlarının teorik hatalarını (örneğin liberal ile demokrat arasındaki sınıf farkını görememe) ortaya koyar.

4. Pratiğin Önceliği: Lenin, Hegel'den hareketle pratiğin teoriden üstün olduğunu vurgular. Pratik etkinlik, insanın nesnel dünyayı değiştirmesini ve teorik bilginin doğruluğunu sınamasını sağlayan temel unsurdur. İnsanın erekleri nesnel dünya tarafından doğurulur ve bu dünyayı değiştirme potansiyeli taşır.

5. Marx ve Engels'in Erken Dönem Eserlerinin Analizi: Lenin, Marx ve Engels'in Kutsal Aile gibi erken dönem eserlerini derinlemesine inceleyerek, Marx'ın Hegelci felsefeden sosyalizme geçişini, proletaryanın devrimci rolüne ilişkin görüşlerinin oluşumunu ve Fransız materyalizminin tarihsel önemini analiz eder.

Sonuç olarak, Felsefe Defterleri, Lenin'in devrimci teori ve pratiği felsefi bir temel üzerine oturtma çabasının en yoğun ifadesidir. Bu metinler, Marksist diyalektiğin, dönemin tarihsel koşullarının derinlemesine bilimsel bir analizi yapılırken ve devrimci bir strateji geliştirilirken yakalanan bir düşünce biçimi olduğunu gösterir.

Felsefi Çalışmaların Bağlamı ve Amacı

Lenin'in Felsefe Defterleri’nde yer alan metinlerin büyük bir kısmı, Birinci Dünya Savaşı'nın sürdüğü 1914-1916 dönemine aittir. Bu dönem, kapitalizmin tüm çelişkilerinin en uç noktaya ulaştığı ve devrimci bir bunalımın olgunlaştığı bir tarihsel kesittir. Lenin'in bu kritik dönemde felsefeye, özellikle de Marksist diyalektiğe yoğun bir dikkat göstermesi tesadüfi değildir. Bu çalışmaların temel amacı, dönemin siyasi ve teorik sorunlarını incelerken materyalist diyalektik tarzı ve düşünme biçimini üretebilmektir.

Bu çalışmaların temel hedefleri şunlardır:

• Emperyalizmin Analizi: Emperyalizmin çelişkilerini Marksist yaklaşımla çözümlemek.

• Savaşın Karakterinin Teşhiri: Birinci Dünya Savaşı'nın emperyalist karakterini açığa vurmak.

• Oportünizmin Eleştirisi: İkinci Enternasyonal liderlerinin oportünizmini ve sosyal-şovenizmini ortaya koymak.

• Strateji ve Taktik Geliştirme: Proletaryanın devrimci strateji ve taktiklerini bilimsel bir temelde işlemek.

Lenin'in bu dönemde yazdığı ve klasikleşmiş olan Kapitalizmin Son Evresi EmperyalizmSosyalizm ve SavaşAvrupa Birleşik Devletleri Parolası Üzerine gibi temel eserler, Felsefe Defterleri’ndeki felsefi çalışmalarla sıkı bir bağ içindedir. Lenin, yeni tarihsel dönemin derinlemesine bir analizini yaparak ve önemli siyasi keşiflerde bulunarak, Marksist felsefeyi ve diyalektik perspektifi yaratıcı bir şekilde yeniden üretmiştir.

Felsefe Defterleri Cildinin Kapsamı

İncelenen cilt, Lenin'in felsefe ve doğa bilimleri üzerine daha önce yayınlanmamış notlarını da içermektedir. Bu notlar arasında şunlar bulunmaktadır:

Yazar

Eser

Lenin'in Çalışması

G. Plehanov

Marksizmin Temel Sorunları

Notlar ve haşiyeler

V. Şulyatikov

Batı Avrupa Felsefesinde Kapitalizmin Justifikasyonu

Notlar ve haşiyeler

A. Deborin

Diyalektik Maddecilik

Haşiyeler ve altı çizili yerler

G. Plehanov

N. G. Çernişevski

Gözlem ve uyarılar

E. Haeckel

Hayatın Mucizeleri ve Evrenin Muammaları

Kontrandü (özet) hakkında notlar

Aristoteles

Metafizik

Özet ve notlar

Feuerbach

Leibniz'in Felsefesinin Açıklanması... ve Dinin Özü Üzerine Dersler

Özetler ve notlar

Hegel

Mantık BilimiFelsefe Tarihi DersleriTarih Felsefesi Dersleri

Özetler ve notlar

Diyalektik Materyalizmin Esasları

Lenin'in felsefi çalışmalarının merkezinde diyalektik materyalizm yer alır. Diyalektiği, nesnel dünyanın ve bu dünyanın bilgisinin en genel yasalarının bilimi olarak tanımlar. Bu bağlamda, diyalektiğin, mantığın ve bilgi teorisinin özdeşliği hakkındaki tezi merkezi bir önem taşır. Lenin'e göre, metafizik maddeciliğin temel kusuru, diyalektiği bilgi sürecinde işleyememiş olmasıdır.

Hegel'in Felsefi Mirasının Eleştirel İncelenmesi

Lenin, diyalektik üzerine teorik çalışmalarında Hegel'in felsefi mirasının incelenmesine özel bir önem verir. Hegel'in Mantık BilimiFelsefe Tarihi Dersleri ve Tarih Felsefesi Dersleri üzerine aldığı notlar, Felsefe Defterleri’nde en önemli yeri tutar.

• İdealizmin Eleştirisi: Lenin, Hegel'in idealizmini ve "ideler mistiğini" (Ideenmystik) sert bir dille eleştirir. Hegel felsefesinin doğrudan benimsenemeyeceğini ve bir veri olarak alınamayacağını belirtir.

• Diyalektik Mantığın Değeri: Aynı zamanda, Hegelci diyalektiğin devrimci önemini ortaya çıkarır ve bu mantığın materyalist bir tarzda nasıl değerlendirilmesi gerektiğini gösterir. Lenin'in yaklaşımı şu sözlerle özetlenebilir: "Bu haliyle uygulanamaz Hegel'in mantığı, bir veri olarak da alınamaz. Ideenmystik'ten sıyırıp arıttıktan sonra, mantıksal (gnozeolojik, bilgi teorisine değgin) nüanslarını çıkarmak gerekiyor..." (s. 217).

• Hegel'in Sınırlılıkları: Marx'ın notlarına dayanarak Lenin, Hegel'in iki temel yetersizliğini vurgular: 1) Felsefeyi mutlak Zihin'in varoluşu olarak kabul etmesi ama bu Zihin için felsefi bir birey sunmaması; 2) Mutlak Zihin'i sadece görünüşte, post festum (olaydan sonra) tarihin yaratıcısı yapması.

Felsefe Tarihine Materyalist Yaklaşım

Lenin, felsefe tarihini, materyalist diyalektiğin gelişim süreci olarak inceler.

• Herakleitos: Lassalle'in Herakleitos üzerine kitabını eleştirirken, Lassalle'in Herakleitos'u Hegel içinde boğduğunu belirtir. Filon'dan yapılan bir alıntı, Herakleitos'un ilkesini "bir, iki karşıttan oluşan'dır" şeklinde tanımlar.

• Aristoteles: Metafizik üzerine notlarında, Aristoteles'in diyalektik sorununu kaçınılmaz olarak her adımda ortaya koyduğunu belirtir. Aristoteles'in mantığının "talep, arayış, Hegel'in mantığına yaklaşma" olduğunu vurgular ve skolastiklerin bu canlı yanı ölü bir forma dönüştürdüğünü söyler.

• Feuerbach: Lenin, Feuerbach'ın idealizme ve dine karşı mücadelesini takdir ederken, onun 1848 devrimini anlamadığını ve felsefesinin derinlikten yoksun olduğunu belirtir. Feuerbach'ın "antropolojik ilke"sinin, materyalizmin "uygun düşmeyen ve güçsüz birer tasviri" olduğunu ifade eder.

Marx ve Engels'in Kutsal Aile Eserinin Lenin Tarafından Değerlendirilmesi

Lenin'in Kutsal Aile üzerine özeti, Marx'ın düşünsel gelişiminin erken bir aşamasını ve materyalist tarih anlayışının temellerini anlamak için kilit bir metindir.

Proletaryanın Devrimci Rolü ve Yabancılaşma

Lenin, Marx'ın bu eserde proletaryanın devrimci rolüne ilişkin görüşlerini neredeyse tam olarak oluşturduğunu vurgular.

• Karşıtların Birliği: Marx'a göre proletarya ve zenginlik karşıtlardır ve bir bütünlük oluştururlar. Her ikisi de özel mülkiyet dünyasının ürünüdür. Özel mülkiyet olumlu yanı, proletarya ise olumsuz, "kendi kendini yok eden" yanı temsil eder.

• Yabancılaşma: "Mülkiyet sahibi sınıfla proleter sınıf, aynı insan yabancılaşmasını temsil ederler. Ama birincisi, kendini kendi yerinde duymaktadır bu yabancılaşmanın içinde... İkincisi ise, kendini yok edilmiş duyar bu yabancılaşmada; bu yabancılaşmada, kendi güçsüzlüğünü ve insan dışı bir varoluşun gerçekliğini görür."

• Tarihsel Misyon: Proletaryanın tarihsel görevi, teorik bir kurgu değil, kendi varoluş koşullarının ve burjuva toplumunun örgütlenmesinin bir sonucudur. Proletarya, zaferini ancak "kendi kendini ve kendi kendisiyle birlikte kendi karşıtını da yok ederek" kazanabilir.

Proudhon Eleştirisi ve Marx'ın Gelişen Düşüncesi

Lenin'in notları, Marx'ın Proudhon'a yönelik başlangıçtaki övgü dolu tavrını ve sonrasındaki eleştirilerini gözler önüne serer.

• Proudhon'un Katkısı: Marx, Proudhon'un ekonomik ilişkilerin "insani görüntüsü"nü ciddiye alıp bu ilişkilerin "insan dışı gerçekliği"ne karşı koyarak önemli bir adım attığını belirtir.

• Proudhon'un Sınırlılığı: Ancak Marx, Proudhon'un eleştirisinin "daha henüz ekonomi politiğin ön varsayımlarının mahpusu olmakta devam ettiğini" de vurgular. Proudhon, ekonomik yabancılaşmayı, yine ekonomik yabancılaşmanın çerçevesi içinde ortadan kaldırmaya çalışır.

• Sosyal İlişkiler Fikri: Lenin, Marx'ın Proudhon eleştirisinden yola çıkarak "sosyal üretim ilişkileri" fikrine nasıl ulaştığını gösteren şu pasajı "son derece karakteristik" olarak niteler: "...insanın nesnel varlığı olarak nesne, aynı zamanda, insanın öbür insan için varoluşudur, insanın başkasına olan insani bağlantısıdır, insanın insana oranla sosyal davranışıdır."

Fransız Materyalizminin Tarihsel Önemi

Lenin, Marx'ın Kutsal Aile’deki Fransız materyalizmi analizini, eserin en değerli bölümlerinden biri olarak görür.

• İki Eğilim: Marx, Fransız maddeciliğinde iki ana eğilim tespit eder:

    1. Descartes'tan Gelen (Mekanikçi Maddecilik): Bu eğilim, Fransız doğa bilimine temel oluşturmuştur. La Mettrie ve Cabanis bu okulun önemli temsilcileridir.

    2. Locke'tan Gelen (Duyumculuk): Bu eğilim ise doğrudan doğruya sosyalizme ve komünizme açılır. Condillac ve Helvetius bu geleneğin parçasıdır.

• Sosyalizmin Kaynağı: Lenin'in özetine göre Marx, sosyalizmin materyalizmin öncüllerinden türetilmesinin kolaylığını vurgular. Fourier'nin doğrudan Fransız materyalistlerinden hareket ettiğini, Owen'ın ise Bentham'ın (Helvetius'un ahlakı üzerine kurulu) sisteminden yola çıkarak İngiliz komünizmini kurduğunu belirtir.

Çağdaş Felsefi Akımlara ve Düşünürlere Yönelik Eleştiriler

Lenin'in defterleri, sadece klasik filozofları değil, aynı zamanda kendi dönemindeki düşünürleri ve felsefi akımları da eleştirel bir süzgeçten geçirdiğini gösterir.

Plehanov'un Sınıfsal Körlüğü

Lenin, Plehanov'un Çernişevski üzerine yazdığı kitabı, Rus sosyal düşüncesinin ilerici-maddeci geleneklerini değerlendirmesi açısından önemli bulur. Ancak Plehanov'un ciddi bir kusuruna işaret eder:

• Liberal ve Demokrat Farkı: "İdealist ve maddeci tarih görüşleri arasındaki teorik farktan dolayı Plehanov da, liberal ile demokrat arasındaki pratik ve siyasal farkı, sınıf farkını görememiştir." Lenin'e göre bu, Plehanov'un Çernişevski'nin etkinliğindeki sınıf muhtevasını anlayamamasına yol açmıştır.

Şulyatikov'un Vulgarizasyonu

Lenin, V. Şulyatikov'un Batı Avrupa Felsefesinde Kapitalizmin Justifikasyonu adlı eserine ilişkin notlarında, yazarın felsefe tarihini kaba bir ekonomik indirgemeciliğe tabi tutmasını sert bir dille eleştirir. Şulyatikov'a göre felsefi sistemler, manüfaktürdeki örgütleyici ve örgütlenen rollerinin doğrudan bir yansımasıdır.

• Örnekler:

    ◦ Descartes: "Dünya, bir manüfaktür işletmesi gibi örgütlenmiştir."

    ◦ Spinoza: "Zaferden zafere koşan, her şeyi yutan, her şeyi merkezileştiren sermayenin övgüsüne adanmış bir türküdür."

• Lenin'in Eleştirisi: Lenin bu yaklaşımı "saçma", "yanlış", "vulgarizasyon" ve "Loria'vari bir açıklama" olarak nitelendirir. Şulyatikov'un burjuvazinin feodalizme ve kiliseye karşı mücadelesini tamamen göz ardı ettiğini ve tüm felsefi akımları (idealizm, materyalizm, şüphecilik) aynı mekanik formüle indirgediğini belirtir.

Rey'in Utangaç Materyalizmi ve Kafa Karışıklığı

Lenin, Abel Rey'in Modern Felsefe adlı eserini incelerken, yazarın idealizme ve pragmatizme karşı materyalist eğilimler göstermesine rağmen, tutarsız ve "utangaç" bir pozisyonda kaldığını tespit eder.

• Bilimin Nesnelliği: Rey, bilimin ulaştığı sonuçların nesnelliğinin, sayı, uzam gibi kavramların "şeylerin özelikleri olarak, yani gerçek bağlantılar olarak" görülmesi için bir kanıt olduğunu belirtir.

• Hakikat ve Başarı: Rey, pragmatizmin "başarı kazandıkları için mi hakikidirler; yoksa hakiki oldukları için mi başarı kazanmaktadırlar" sorusunu yanlış yönde çözdüğünü, ancak "hakikat-kopya teorisi"nin de "kabaca yüzeysel" olduğunu söyler.

• Maddecilikten Kaçış: Lenin, Rey'in "dış dünyanın gerçekliğini tartışmak... modası geçen ve verimsizleşen bir oyun olarak görünüyor" şeklindeki ifadelerini ve materyalizmi "kör tesadüf" ve "beyin salgısı" gibi kaba formüllere indirgemesini, felsefi sorunlardan bir kaçış olarak değerlendirir.

Plenge'nin Marksizm Karşıtı Bayağılığı

Dr. Johann Plenge'nin Marx ve Hegel adlı kitabını ele alırken Lenin, burjuva akademisinin Marksizmin teorik temellerini nasıl basitleştirip tahrif ettiğine dair çarpıcı bir örnek sunar.

• Marx'ı Anlayamama: Plenge, Marx'ı "saf ideoloji" ile suçlar ve "gerçek proleteri" sınıfın temsilcisi olarak anladığını iddia eder. Marx'ın tarihsel materyalizminin "derin temelinde idealist bir toplum görüşü olan... bir teoriden başka bir şey olmadığını" ileri sürer.

• Bayağı İthamlar: Lenin, Plenge'nin "Marx - bizim büyük felsefemizden ödünç aldığı giysiyi kendi erekleri için yeni baştan biçmiş olan XIX. yüzyıl Yahudi devrimcisi" gibi ifadelerini "tam bir alçaklık" ve "bayağının da bayağısı" olarak nitelendirir ve kitabın bilimsel değerinin sıfır olduğunu belirtir.

6 Aralık 2025 Cumartesi

Marksist Materyalizmde Diyalektik: “Diyalektik Yöntem” Efsanesi

Mahmut Boyuneğmez

çizim, sanat, taslak, resim içeren bir resim

Yapay zeka tarafından oluşturulmuş içerik yanlış olabilir.

I. Giriş: Nereden geliyor bu kafa karışıklığı?

Marksist literatürde, ders kitaplarında, parti eğitimlerinde, hatta akademik makalelerde yıllardır aynı cümle tekrarlanır:

“Marksizmin yöntemi diyalektik materyalizmdir.”

Bu cümle çok sık söylendiği için doğru sanılır. Oysa felsefi olarak yanlıştır.

Marksizm’de “diyalektik” diye bir yöntem yoktur.

Var olan şey, gerçekliğin (doğa, toplum, tarih) kendi diyalektik mantığıdır.

Bizim görevimiz bu mantığı keşfetmek, soyutlamak ve okura tutarlı bir şekilde sunmaktır. Bunun için kullandığımız araçlar ise fizikçinin, biyoloğun, tarihçinin, kısacası bütün bilim insanlarının kullandığı araçlardır: tümevarım, tümdengelim, analiz, sentez, analoji, karşılaştırma, modelleme, hipotez kurma ve test etme, soyutlama vb.

Peki bu kadar yaygın bir yanlış nereden doğdu?

Ana kaynak, Hegel’in idealist diyalektik yönteminin Marx tarafından “ters çevrildiği” ya da “materyalistleştirildiği” yolundaki yorumdur. Bu yorum o kadar yerleşmiştir ki, çoğu kişi Marx’ın Hegel’i sadece “baş aşağı ettiği”ni sanır. Oysa Marx, Hegel’in yöntemini ters çevirmemiş, onu bütünüyle reddetmiştir. Ters çevrilen şey yöntem değil, bakış açısıdır:

Hegel: İdea → gerçeklik

Marx: gerçeklik → teori (gerçekliğin yansıması)

II. Marx’ın Hegel’i karikatürize ederek eleştirmesi: “Meyve” örneği

1845’te Kutsal Aile’de Marx, Hegel’in bütün sistemini birkaç sayfada öyle bir karikatürleştirerek eleştirir ki, okuyan bir daha unutamaz:

Diyelim ki pazardan elma, armut, badem, çilek aldınız. Aklınız bir soyutlama yapar: bütün bunları “meyve” kavramı altında toplar. Bu herkesin yaptığı normal bir soyutlamadır.

Spekülatif filozof (yani Hegel) burada durmaz. Şöyle bir numara ya da hile yapar:

  1. Kendi beyninde yarattığı “Meyve” kavramını dışarıda, bağımsız bir töz, bir Mutlak Özne haline getirir.
  2. Artık gerçek elmalar, armutlar, bademler sadece bu “Meyve”nin görünüşleridir, enkarnasyonlarıdır (cisimleşmeleridir).
  3. “Elma olmak elma için zorunlu değildir; asıl gerçeklik ‘Meyve’dir” der.
  4. Sonra bir mucize gerçekleştirir: Soyut “Meyve”den tekrar gerçek elma, armut, badem üretir! Ama artık bu elmalar sıradan elma değildir; “Mutlak Meyve”nin kendini açığa vurduğu metafizik nesnelerdir.

Marx alay eder:

“Hıristiyanlıkta tek İsa varsa, spekülatif felsefede her elma bir İsa’dır!” demeye getirir. Spekülatif filozofun asıl marifeti, manav tezgâhına geri dönmekle övünmesidir ama döndüğü elmalar artık aynı elmalar değildir: Mutlak Meyve’nin enkarnasyonlarıdır!

Bu karikatür, Hegel’in tüm felsefesinin ve akıl yürütme yolunun/yönteminin özetidir: İnsan kendi beyninde bir soyutlama üretir → bu soyutlamayı yabancılaştırır → ona tapar → bu tapınmayı “Tin’in kendini gerçekleştirme süreci” diye adlandırır.

Bir yıl sonra Alman İdeolojisi’nde aynı eleştiri soğukkanlı bir otopsi halinde tekrarlanır: Hegel önce kavramın diyalektiğini kurar, sonra tarihi ve doğayı bu diyalektiğe zorla uydurur.

III. Marx’ın Kapital’deki gerçek yöntemi: Araştırma ve Sunuş

Marx kendi yöntemini 1857 Grundrisse’sinde ve Kapital’in 2. Almanca basım Sonsöz’ünde açıkça anlatır:

Araştırma süreci (Forschung):

Gerçek hayattan, ampirik somuttan (pazar yeri, fabrika, istatistikler, mavi kitaplar, gazete haberleri…) → analitik yolla gitgide daha basit, daha soyut kategorilere (değer, artı-değer, sermaye, kâr oranı vb.)

Sunuş süreci (Darstellung):

Okurun zihninde bu keşfi yeniden üretmek için tersini yapar: En basit soyutlamadan (meta) başlar → giderek daha karmaşık belirlemeler ekleyerek düşünülmüş somuta (kapitalist üretim tarzının teorik yeniden üretimi) yükselir (sentez).

Bu sunuş tarzı pedagojiktir, a priori bir Hegelci şablon değildir. Marx’ın kendisi şöyle der:

“Somut, çok sayıda belirlemenin birliğinde somuttur. Bu yüzden düşüncede bir sonuç, bir toplama süreci olarak görünür; oysa gerçekliğin hareket noktasıdır.”

Marx’ın kullandığı araçlar (yöntemler) şunlardır:

  • Analiz ve sentez
  • Tümevarım ve tümdengelim (birbirini sürekli besleyen, helezonik biçimde)
  • Analoji, karşılaştırma, hipotez kurma ve test etme
  • Bertell Ollman’ın tespit ettiği dört ilişkisel soyutlama düzeyi: uğrak (moment), kapsam belirleme, genellik düzeyi değiştirme, bakış açısı değiştirme

Bunların hiçbiri “diyalektik yöntem” değildir. Bunlar bütün bilim insanlarının kullandığı evrensel araçlardır (metotlardır).

IV. Diyalektik: Ontoloji mi, yöntem mi?

Diyalektik, gerçekliğin ontolojik (varoluşsal) niteliğidir:

  • Karşıtların birliği ve mücadelesi ile çelişkiler
  • Nicelikten niteliğe geçiş
  • Olumsuzlamanın olumsuzlanması (gerçek süreçlerde karşıtların varlığı (tez ile antiteze benzer şekilde) ve bir çelişki formunu alarak aşılması (senteze benzer şekilde), bunlar düşüncede değil)
  • Karşılıklı bağımlılık, etki-tepki, ilişki ve etkileşimler, akışkanlık, devinim, başkalaşım, beliriş, dinamik denge vd…

Teorimiz bu ontolojik diyalektiği ne kadar doğru yansıtırsa, o kadar “diyalektik” karakter kazanır. Ama bu karakter, kullandığımız yöntemden değil, soyutlamalarımızın doğruluğundan gelir.

“Diyalektik yöntem” demek, ontolojiyi epistemolojiyle karıştırmaktır ve idealist kalıntıdır. Marx’ın Kapital Sonsözü’nde söylediği “meine dialektische Methode” ifadesi Türkçe ve başka dillere genellikle yanlış çevrilir. Bu ifade İngilizceye genellikle “my dialectical method” diye çevrilir ve yanlış anlaşılır. Oysa Marx burada “Hegel’in idealist yöntemine karşı benim geliştirdiğim materyalist yaklaşım/tarz” demektedir; ayrı bir “diyalektik akıl yürütme tekniği”nden bahsetmez. Marx burada Hegel’in idealist yöntemine, eş deyişle yaklaşımına (“Meyve” örneğindeki yaklaşım) karşıt olarak geliştirdiği materyalist yaklaşımını, materyalist araştırma ve sunuş tarzını kastetmektedir, ayrı bir “diyalektik akıl yürütme şablonu”nu değil.

V. Holizm, Diyalektik, Tarihsellik: A posteriori kazanımlar

Kapitalizmi yıllarca inceledikten sonra Marx’ın (ve okurun) zihnine yerleşen üç temel bakış açısı vardır:

  1. Holizm (bütünlük): Hiçbir olgu yalıtık değildir; sürekli değişen ilişkiler ağı içinde kavranmalıdır. Örneğin: “Birey toplumun toplamıdır.”
  2. Diyalektik perspektif: Bir sistemin hareketinin kaynağı karşıtlıklar ve çelişkilerdir. Sermaye-emek karşıtlığı ve çelişkisi vb.
  3. Tarihsellik: En gelişmiş biçim (kapitalizm) önceki biçimlerin anahtarıdır. “İnsan anatomisi maymun anatomisine anahtardır.”

Bu üç özellik a priori şablonlar değil, kapitalizmin somut maddi hareketinin analistte bıraktığı a posteriori izlerdir. İnceleme bittikten sonra zihne yerleşirler, incelemeye başlamadan önce değil.

VI. “Diyalektik Materyalizm” (Diamat) ve tarihsel serüveni

Engels’in Anti-Dühring ve Doğanın Diyalektiği kitapları, 19. yüzyılın mekanik materyalizmine ve pozitivizme karşı diyalektiği savunmak için yazılmıştır. Tarihsel olarak vazgeçilmezdir. Ama Engels’in diyalektiği “doğanın, toplumun ve düşüncenin en genel yasaları” şeklinde formüle etmesi, sonraki dogmatik yorumlara kapı aralamıştır.

1930’larda Sovyetler Birliği’nde Diamat şekillenmiştir. Böylelikle diyalektik gerçekliğe dışarıdan uygulanan bir “doğrulama cetveli” haline gelmiştir. Ünlü buğday-başak örneği gibi karikatürize uygulamalar doğmuştur. 1960-70’lerde Evald İlyenkov’un öncülüğündeki Moskova Okulu ise diyalektiği yeniden kurtarmaya çalışmıştır.

İlyenkov’un formülü çok nettir:

“Diyalektik, nesnel gerçekliğin genel yasaları değil, nesnel gerçekliği ideal olarak yeniden üreten düşüncenin hareket yasalarıdır.”

VII. Sonuç: Elma gerçektir

Ne “Meyve” kendini elma yapar, ne “Tin” tarihi yazar.

Gerçek elmalar vardır çünkü ağaçlar tohum verir, köylüler çalışır, güneş ısıtır, yağmur yağar.

Tarih vardır çünkü insanlar açlıkla mücadele eder, sınıflar çatışır, üretir, yıkar, yeniden kurar.

Marksizm’de “diyalektik yöntem” yoktur.

Var olan şunlardır:

  • Gerçekliğin diyalektik mantığı (ontoloji)
  • Bu mantığı doğru soyutlayıp sunmak için kullanılan evrensel bilimsel araçlar (epistemoloji)
  • Kapitalizm analizinden sonra zihne yerleşen holistik, diyalektik ve tarihsel bakış açısı (a posteriori perspektif)

Diyalektiği “yöntem” sanan, eninde sonunda Hegel’in kapısına geri döner. Diyalektiği gerçekliğin kendi mantığı olarak kavrayan ise Marx’ın yolunda yürümeye devam eder.

Diyalektik, bizim bulduğumuz bir yöntem değil; gerçekliğin bize dayattığı mantığın ta kendisidir.

İleri okuma önerisi:

https://drive.google.com/file/d/1pGO77UCKS6mBVbIoFlOst0jhG8auofUv/view?usp=sharing

24 Kasım 2025 Pazartesi

MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ SINAV SORULARI | MAR

1. Diyalektik ve yöntem arasındaki doğru ilişki nedir?

A. Diyalektik yöntem, tümevarım ve tümdengelimi birleştiren özel bir Marksist düşünme biçimidir.

B. Diyalektik ve yöntem eş anlamlıdır; ikisi de gerçekliği analiz etme sürecini ifade eder.

C. Diyalektik, gerçekliğin ontolojik niteliğidir (mantığıdır); yöntem ise bu diyalektiği keşfetmek için kullanılan bilimsel araçlardır.

D. Diyalektik, bir akıl yürütme şablonu olan Hegelci üçlemedir; yöntem ise bu şablonu uygulamaktır.

2. “Yadsımanın yadsınması” ilkesi nasıl değerlendirilmelidir?

A. Marx'ın Kapital'de kullandığı en temel analiz aracıdır ve tüm tarihsel ilerleme bu şemayla anlaşılabilir.

B. Engels tarafından yanlış anlaşılmıştır ve Marksizm'de hiçbir geçerliliği yoktur, tamamen terk edilmesi gerekir.

C. Hegel'in idealist bir akıl yürütme yöntemidir, nesnel gerçekliğe mekanik olarak uygulandığında sorunlar yaratır.

D. Doğadaki döngüsel süreçleri ve toplumsal gelişimi açıklayan evrensel bir doğa ve toplum yasasıdır.

3. Klasik mantıkta p => q ("ise" bağlacı) ile oluşturulan bir koşullu önerme yalnızca hangi durumda yanlış olur?

A. Hem p hem de q doğru olduğunda.

B. Hem p hem de q yanlış olduğunda.

C. p yanlış iken q doğru olduğunda.

D. p doğru iken q'nun yanlış olması durumunda.

4. “Diyalektik yöntem” teriminin kullanılmasının temel sakıncası nedir?

A. Varlığın işleyiş mantığını (diyalektiği) barındıran ontoloji ile bilgiyi edinme araçları olan epistemolojiyi birbirine karıştırmasıdır.

B. Klasik mantığın (tümevarım, tümdengelim) kurallarını tamamen reddederek bilimsellikten uzaklaşmasıdır.

C. Marx'ın bu terimi hiçbir zaman kullanmamış olması ve sonradan Engels tarafından hatalı bir şekilde eklenmesidir.

D. Diyalektiğin yalnızca toplumsal olaylara uygulanabilen, doğa bilimlerinde geçerli olmayan bir yöntem olmasıdır.

5. Marx’ın kapitalizm analizinin a posteriori (sonradan edinilmiş) sonuçları olarak ortaya çıkan üç temel perspektif hangileridir?

A. Ekonomi, Siyaset ve İdeoloji

B. Analiz, Sentez ve Soyutlama

C. Holizm (Bütünlük), Diyalektik ve Tarihsellik

D. Tez, Antitez ve Sentez

6. Marx ve Engels’in Kutsal Aile adlı eserinde verilen “Meyve” örneğinde, Hegelci spekülatif felsefenin yaptığı temel hile nedir?

A. Somut nesnelerden soyutlanan “Meyve” fikrini, bu nesnelerin asıl yaratıcısı ve “Tözü” olarak baş aşağı çevirmesi.

B. Gerçek meyvelerden (elma, armut) yola çıkarak tümevarımsal bir genelleme ile “Meyve” kavramına ulaşması.

C. Farklı meyveler arasındaki duyusal farklılıkların önemsiz olduğunu ve hepsinin aynı tada sahip olduğunu iddia etmesi.

D. Meyvelerin biyolojik evrim sürecini, Mutlak Tin'in kendini gerçekleştirmesi olarak yanlış bir şekilde yorumlaması.

7. “Çelişki” kavramının tanımı hangisidir?

A. Çelişki, yalnızca düşünsel düzlemde var olan mantıksal bir tutarsızlıktır.

B. Çelişki, karşıtların mücadelesinde dinamik dengenin bozulduğu ve bir krizin ortaya çıktığı durumlardır.

C. Karşıtların olduğu her durumda çelişki vardır.

D. Doğada çelişki yoktur, çelişki sadece toplumsal olaylara özgüdür.

8. “Karşıtlık” ile “çelişki” arasındaki ilişki nasıldır?

A. Karşıtlıklar düşünsel düzlemde, çelişkiler ise sadece toplumsal sınıflar arasında bulunur.

B. Her karşıtlık aynı zamanda bir çelişkidir ve değişimin temelini oluşturur.

C. Çelişki, karşıtlığın çözüme ulaştığı son aşamadır ve her zaman ilerlemeyle sonuçlanır.

D. Karşıtlık, süreçler arasındaki dinamik denge durumunu ifade ederken; çelişki, bu dengenin bozulduğu kriz anında ortaya çıkar.

9. Alman İdeolojisi’ne göre spekülatif felsefe ile gerçek dünya arasındaki ilişki hangi benzetmeyle eleştirilmiştir?

A. Manavdaki meyveler ile “Meyve” fikri arasındaki ilişki.

B. Onanizm ile cinsel üreme arasındaki ilişki.

C. Fotoğraf makinesi ile kamera arasındaki ilişki.

D. İnsan anatomisi ile maymun anatomisi arasındaki ilişki.

10. Fotoğraf makinesi gerçekliğin bir anını yansıtan klasik mantığa karşılık gelirse, kamera (film) neyi temsil ediyor olabilir?

A. Hegel'in idealist felsefesinin, tarihin bir film şeridi gibi aktığını düşünmesini.

B. Marx'ın Kapital'i yazarken kullandığı tümdengelimsel bilimsel yöntemi.

C. Postmodernizmin, her şeyin göreli ve akışkan olduğunu savunan hakikat anlayışını.

D. Gerçekliğin akış, süreç ve çelişki içeren diyalektik doğasını yansıtan materyalist perspektifi.

11. “Tez-antitez-sentez” üçlemesini sistematik olarak ilk formüle eden filozof kimdir?

A. Fichte

B. Aristoteles

C. Hegel

D. Marx

12. Klasik mantıkta "Bazı kediler kuyruksuzdur" önermesinin değili (olumsuzu) nedir?

A. Her kedi kuyruksuzdur.

B. Bazı kediler kuyrukludur.

C. Her kedi kuyrukludur.

D. Hiçbir kedi kuyruksuz değildir.

13. Klasik mantıkta bir önermenin “karşıt tersi” (contrapositive) nasıl oluşturulur?

A. Önermelerin değilleri alınarak (¬p => ¬q).

B. Önermeler 've' bağlacı ile birleştirilerek (p ve q).

C. Önermelerin yerleri değiştirilerek (q => p).

D. Önermelerin yerleri değiştirilip değilleri alınarak (¬q => ¬p).

14. “Beliriş” (emergence) kavramı ne anlama gelmektedir?

A. Doğadaki rastlantısal olayların, zorunlu bir yasanın işlemesiyle yeni bir düzen oluşturmasıdır.

B. Niceliksel birikimlerin kaçınılmaz olarak daha üst bir niteliğe sıçramasıdır.

C. Tarihsel süreçte daha önce var olan bir özelliğin daha gelişmiş bir düzeyde yeniden ortaya çıkmasıdır.

D. Bir bütünün veya sistemin, onu oluşturan parçaların özelliklerine indirgenemeyen yeni nitelikler kazanmasıdır.

15. Kuantum fiziğindeki çift yarık deneyinde, elektronların tek tek fırlatılmasına rağmen ekranda dalga benzeri bir girişim deseni oluşmasının nedeni nedir?

A. Elektronun süperpozisyon durumunda olması ve her iki yarıktan aynı anda geçme olasılığına sahip olmasıdır.

B. Heisenberg belirsizlik ilkesi nedeniyle elektronun konumunun tam olarak bilinememesidir.

C. Yarıklardan birinin elektronu saptırması ve diğerinin düz geçirmesidir.

D. Elektronların birbirleriyle çarpışarak deseni oluşturmasıdır.

16. Marx'ın Hegel'den aldığı diyalektik ile kendi kullandığı diyalektik arasındaki temel fark nedir?

A. Marx, Hegel'in tez-antitez-sentez üçlemesini doğrudan toplumsal sınıflara uygulamıştır.

B. Hegel diyalektiği felsefede kullanırken, Marx onu yalnızca siyasi eylem için bir rehber olarak görmüştür.

C. Marx, Hegel'in idealist diyalektiğini baş aşağı çevirerek, onu gerçek maddi dünyanın hareketinde ve çelişkilerindeki bir mantık olarak görmüştür.

D. Marx, Hegel'in diyalektiğini tamamen reddederek yerine klasik mantığı ve pozitivist bilimsel yöntemi koymuştur.

17. Klasik mantığa göre aşağıdakilerden hangisi bir "önerme" (proposition) değildir?

A. Cinler ve periler vardır.

B. Saat kaç?

C. 2025 yılında kurşun altına dönüştürülmüştür.

D. Dünya yuvarlaktır.

18. p => q önermesinin karşıt tersi nedir ve doğruluk değeri açısından asıl önerme ile ilişkisi nasıldır?

A. Karşıt tersi p ve ¬q'dur ve asıl önermenin değili olduğu için zıt doğruluk değerine sahiptir.

B. Karşıt tersi ¬p => ¬q'dur ve her zaman asıl önerme ile aynı doğruluk değerine sahiptir.

C. Karşıt tersi ¬q  => ¬p 'dir ve her zaman asıl önerme ile mantıksal olarak denktir.

D. Karşıt tersi q => p'dir ve genellikle asıl önerme ile aynı doğruluk değerine sahip değildir.

19. Marx'ın Felsefenin Sefaleti’nde Proudhon'u eleştirmesinin temel nedeni nedir?

A. Proudhon'un Hegelci diyalektiği bir "reçete" gibi mekanik bir şekilde ekonomik kategorilere uygulaması.

B. Proudhon'un Fransız Devrimi'ne karşı çıkması.

C. Proudhon'un özel mülkiyeti savunması.

D. Proudhon'un materyalizmi reddedip idealizmi benimsemesi.

20. Holizm, Diyalektik ve Tarihsellik, Marx'ın analizinde nasıl bir rol oynar?

A. Engels'in doğa bilimlerinden ödünç alıp toplumsal analize aktardığı evrensel yasalardır.

B. Analize başlamadan önce zihne yerleştirilmiş, gerçekliğe uygulanan a priori şablonlardır.

C. Kapitalizmin somut incelemesinden sonra keşfedilen, gerçekliğin kendisine ait a posteriori perspektiflerdir.

D. Yalnızca sunuş (Darstellung) aşamasında kullanılan, okuyucuyu ikna etmeye yönelik retorik araçlardır.

21. Klasik mantıkta p V q ("veya" bağlacı) ile oluşturulmuş bir bileşik önermenin değili (olumsuzu) De Morgan kuralına göre nedir?

A. ¬p V ¬q

B. ¬(p => q)

C. p ve q

D. ¬p ve ¬q

22. Bilimsel yasalar ile felsefi örüntüler arasındaki temel fark nedir?

A. Bilimsel yasalar kesin, evrensel ve öngörülebilirken; felsefi örüntüler daha soyut, genel ve yorumlayıcıdır.

B. Bilimsel yasalar matematiksel olarak ifade edilirken, felsefi örüntüler yalnızca sözel olarak anlatılabilir.

C. Bilimsel yasalar deneylerle kanıtlanabilirken, felsefi örüntüler hiçbir şekilde test edilemez.

D. Bilimsel yasalar doğa için, felsefi örüntüler ise toplum için geçerlidir.

23. Marx’ın “İnsan anatomisi maymun anatomisine bir anahtardır” aforizması hangi ilkeyi ifade eder?

A. En basit formdan en karmaşık forma doğru kronolojik bir inceleme yapılması gerektiği ilkesini.

B. İnsan toplumlarının hayvan toplumları gibi doğal yasalara tabi olduğu ilkesini.

C. Tarihsel analizin, en gelişmiş formdan yola çıkarak daha önceki formları anlamlandırması gerektiği ilkesini.

D. Tüm canlıların ortak bir atadan geldiği evrimsel ilkeyi.

24. Kuantum Fiziği ile ilgili olarak yapılan açıklamalardan hangisi yanlıştır?

A. Çift yarık deneyi, elektron gibi parçacıkların hem tanecik hem de dalga özelliği gösterebildiğini ve gözlem (ölçüm) eyleminin parçacığın davranışını değiştirdiğini ortaya koyar.

B. Kuantum dolanıklık, iki parçacık arasındaki mesafeye rağmen birinin durumunun diğerini anında etkilediğini ve bunun ışık hızından hızlı bir bilgi aktarımı olduğunu gösterir.

C. Kuantum süperpozisyon, bir parçacığın ölçülmeden önce birden fazla durumda bulunma potansiyelini (olasılığını) aynı anda barındırmasıdır.

D. Heisenberg belirsizlik ilkesi, bir parçacığın konum ve momentumunun aynı anda tam kesinlikle ölçülemeyeceğini, bunun doğanın bir özelliği olduğunu belirtir.

25. Marksizm’in “diyalektik yöntemi” yoksa ve bilimsel/realist düşünme yöntemleri varsa, hangi nitelikte bir diyalektiğe sahiptir?

A. Gerçekliğin kendisinde var olan ve soyutlamalarla yakalanan diyalektik bir mantığa.

B. Pozitivist bir bilim anlayışına.

C. Hegel’in idealist yönteminin materyalist bir versiyonuna.

D. Sadece klasik mantık kurallarına dayanan bir akıl yürütme sistemine.

26. “Hakikat” ve “doğruluk” ayrımını hangi örnekle açıklamak uygundur?

A. Bir olayın yasalara uygun olması (doğruluk) ile ahlaki olarak doğru olması (hakikat) arasındaki farkla.

B. Farklı yarım kürelerde aynı ayın farklı mevsimlere denk gelmesi (doğruluklar) ve bunun nedeninin Dünya'nın eksen eğikliği olması (hakikat).

C. Bilimsel bir teorinin o anki verilerle desteklenmesi (doğruluk) ile mutlak ve değişmez bir gerçeği ifade etmesi (hakikat) arasındaki ayrımla.

D. Bir nesnenin fiyatının (doğruluk) ardındaki emek-değerini (hakikat) bularak.

27. Klasik mantıkta “her” niceleyicisi hangi sembolle gösterilir ve ne anlama gelir?

A. , bir kümenin en az bir elemanı için önermenin doğru olduğu.

B. ∃!, bir kümenin yalnızca bir elemanı için önermenin doğru olduğu.

C. ≡, iki önermenin mantıksal olarak denk olduğu.

D. ∀, bir kümenin tüm elemanları için önermenin doğru olduğu.

28. Niceliksel birikimlerin niteliksel dönüşümlere yol açtığı süreçlerde, dönüşümün gerçekleştiği sınıra ne ad verilir?

A. Beliriş (Emergence)

B. Sentez

C. Dolayım

D. Ölçü (Eşik değeri)

29. Kuantum dolanıklık (quantum entanglement) nedir?

A. Bir parçacığın ölçülmeden önce aynı anda birden fazla durumda bulunma olasılığıdır.

B. Bir parçacığın hem dalga hem de tanecik gibi davranabilme özelliğidir.

C. Bir parçacığın konumunu ve momentumunu aynı anda tam kesinlikle ölçmenin imkânsız olmasıdır.

D. İki veya daha fazla parçacığın, aralarındaki mesafe ne kadar büyük olursa olsun, özelliklerinin birbirine anında bağlı olmasıdır.

30. Marx'ın Grundrisse'de bahsettiği 'soyuttan somuta yükselme yöntemi' nedir?

A. Yalnızca analiz (çözümleme) yöntemini kullanarak bir bütünü parçalarına ayırma sürecidir.

B. Ampirik gerçeklikten (somut) yola çıkarak yapılan soyutlamaların, zihinde yeniden birleştirilerek düşünülmüş somuta (zengin bir bütünlüğe) ulaşılmasıdır.

C. Marx'ın Kapital'de kullandığı ve 'diyalektik yöntem' olarak adlandırdığı özel bir akıl yürütme şablonudur.

D. Hegel'in İdea'dan yola çıkarak gerçekliği türettiği idealist yönteminin aynısıdır.

31. “Yadsımanın yadsınması” ilkesinin doğadaki döngüsel süreçlere (tohum-ağaç-tohum) uygulanmasını nasıl değerlendirmek gerekir?

A. Doğadaki diyalektiğin en mükemmel örneğidir.

B. Sadece tarihsel süreçlerde geçerlidir, doğada bu örüntü bulunmaz.

C. Engels'in bu konudaki örnekleri hatasızdır ve günümüzde de geçerliliğini korumaktadır.

D. Bu süreçlere "yadsıma" nitelemesini atfetmek günümüzde keyfidir ve bilimsel değildir.

32. Materyalizmin iki temel aksiyomu (postulatı) hangileridir?

A. 1) Evrenin bir başlangıcı olduğu (Büyük Patlama), 2) Tüm olayların nedensellik ilkesine bağlı olduğu.

B. 1) Toplumsal varlığın toplumsal bilinci belirlediği, 2) Tarihin sınıf mücadeleleri tarihi olduğu.

C. 1) Varlığın bilinçten bağımsız ve nesnel olduğu, 2) Bu nesnel gerçekliğin insan aklı tarafından kavranabilir olduğu.

D. 1) Maddenin sürekli hareket halinde olduğu, 2) Her şeyin karşıtların birliğinden oluştuğu.

33. Klasik mantıkta tüm doğruluk değerlerinde doğru olan bileşik önermeye ne ad verilir?

A. Aksiyom

B. Totoloji

C. Çelişki

D. Gerektirme

34. Marx’ın analizlerinde kullandığı “gelişmiş formdan geriye doğru inceleme” ilkesi nedir?

A. Geçmişteki tüm üretim tarzlarının kaçınılmaz olarak kapitalizme evrileceğini kanıtlayan teleolojik bir yaklaşımdır.

B. Kapitalizmin tüm özelliklerinin, antik toplumlarda bile embriyonik halde bulunduğunu gösteren bir soyutlama tekniğidir.

C. Tarihsel analizin odak noktasını belirleyen materyalist bir perspektiftir; en gelişmiş form olan kapitalizm, önceki formları anlamak için bir anahtar sunar.

D. Tarihi sondan başa doğru okuyarak geçmişi bugünün gözüyle yargılayan bir yöntemdir.

35. Bertell Ollman'a göre Marx'ın kullandığı soyutlama yöntemleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

A. Olumlama-yadsıma-yadsımanın yadsınması şeklindeki üçlemeyi kullanmak.

B. Konumlanma noktasını (perspektifi) değiştirerek aynı ilişkiye farklı taraflardan bakmak.

C. Farklı genellik düzeyleri arasında geçiş yaparak analiz yapmak.

D. Bir süreci farklı "uğrak"larını ve "biçim"lerini dikkate alarak incelemek.

36. Klasik mantığın “üçüncü halin imkânsızlığı” ilkesi hangi sembolik ifadeyle gösterilir ve ne anlama gelir?

A. ¬(A ve ¬A); bir önermenin aynı anda hem doğru hem yanlış olamayacağı anlamına gelir.

B. A ∨ ¬A; bir önermenin ya doğru ya da yanlış olduğu, üçüncü bir seçeneğin olmadığı anlamına gelir.

C. A <=> B; iki önermenin mantıksal olarak birbirine denk olduğu anlamına gelir.

D. A  = A; bir şeyin kendisi olduğu anlamına gelir.

37. “Hakikat” ve “doğruluk” arasındaki ilişki nasıldır?

A. Hakikat ve doğruluk eş anlamlıdır.

B. Hakikat nesnel, doğruluk ise tamamen özneldir.

C. Doğruluk bilime, hakikat ise felsefeye aittir.

D. Hakikat, bir fenomenin özünü ve temel nedenini açıklayan bilimsel bilgiyken; doğruluk, belirli bir konumlanma noktasından yapılan gözlemin geçerliliğidir.

38. Engels'in diyalektiği “evrensel yasalar” şeklinde formüle etme çabasının yarattığı en önemli sorun nedir?

A. Diyalektiği Hegel'in idealist sistemine çok fazla benzeterek materyalist temelini zayıflatmıştır.

B. Marx'ın yalnızca toplumsal analize odaklanan yaklaşımını, doğayı da kapsayacak şekilde gereksiz yere genişletmiştir.

C. Doğa bilimlerinden verdiği örneklerin (örneğin matematik) hatalı olması nedeniyle diyalektiğin bilimsel itibarını zedelemiştir.

D. Diyalektiği bir akıl yürütme şablonu veya reçete gibi algılama hatasına kapı açarak ontoloji ile epistemolojinin karışmasına neden olmuştur.

39. Heisenberg belirsizlik ilkesine göre bir parçacığın konumu çok hassas bir şekilde ölçülürse, momentumu hakkında ne söylenebilir?

A. Momentumu da aynı hassasiyetle ölçülebilir.

B. Momentumu sıfır olur.

C. Momentumundaki belirsizlik artar.

D. Parçacık hem dalga hem de tanecik özelliğini kaybeder.

40. “Eşitsiz ve bileşik gelişim” örüntüsü ne anlama gelmektedir?

A. Tüm toplumların aynı tarihsel aşamalardan geçtiğini ancak farklı hızlarda ilerlediğini ifade eder.

B. Süreçlerin farklı hızlarda gelişmesi (eşitsizlik) ile eski ve yeni, ilkel ve gelişkin olanın aynı anda bir arada bulunması (bileşiklik) anlamına gelir.

C. Yalnızca kapitalizme özgü bir yasa olup, emperyalist ülkeler ile sömürgeler arasındaki gelişim farkını açıklar.

D. Bir sistemin bazı parçalarının ilerlerken diğer parçalarının zorunlu olarak gerilemesi gerektiğini belirten bir denge yasasıdır.

41. Marksizm'deki “yöntem konfüzyonu” (yöntem konusundaki kafa karışıklığı) nasıl çözülebilir?

A. “Diyalektik yöntem” diye özel bir Marksist yöntem olmadığını; bunun yerine gerçekliğin diyalektik bir mantığı olduğunu ve Marksistlerin bunu realist/bilimsel yöntemlerle incelediğini kabul ederek.

B. Diyalektiğin bir yöntem olduğunu ancak bunun kurallarının henüz tam olarak formüle edilmediğini belirterek.

C. Marx’ın kullandığı yöntemin aslında Hegel’in üçlemesinin materyalist bir versiyonu olduğunu kabul ederek.

D. Yöntem tartışmasını bir kenara bırakıp yalnızca Marx’ın ekonomik analizlerine odaklanarak.

42. “Öz” ve “görüngü (fenomen)” arasındaki ilişki nedir?

A. Öz, varlıkların doğrudan gözlemlenemeyen, zorunlu ve görece istikrarlı özellikleriyken; görüngü, bu özün doğrudan gözlemlenebilen, değişebilir dışavurumlarıdır.

B. Öz ve görüngü aslında aynı şeydir; aralarındaki fark sadece gözlemcinin perspektifine bağlıdır.

C. Öz, bir şeyin değişmez ve kalıcı olan tek gerçeğidir; görüngü ise tamamen bir yanılsamadır.

D. Öz, bilimsel olarak kanıtlanmış gerçekleri, görüngü ise henüz kanıtlanmamış hipotezleri ifade eder.

43. Marx'ın Hegel'den ayrıldığı en temel nokta nedir?

A. Hegel için Fikir'in (düşüncenin) gerçekliği yaratması, Marx için ise maddi dünyanın düşünceyi yansıtması.

B. Marx'ın diyalektiği reddetmesi, Hegel'in ise kabul etmesi.

C. Hegel'in devleti savunması, Marx'ın ise devlete karşı olması.

D. Marx'ın tarihle ilgilenmesi, Hegel'in ise sadece mantıkla ilgilenmesi.

44. Marx'ın kullandığı soyutlama yöntemlerinin Bertell Ollman tarafından saptanan özelliklerinden biri aşağıdakilerden hangisidir?

A. İncelenen olguyu tarihsel bağlamından kopararak evrensel bir model oluşturmak.

B. Yalnızca niceliksel verileri kullanarak matematiksel modeller kurmak.

C. Tez-antitez-sentez üçlemesini kullanarak çelişkileri zihinsel olarak çözüme kavuşturmak.

D. Farklı genellik düzeyleri arasında geçiş yapmak ve konumlanma noktasını (perspektifi) değiştirmek.

45. “Araştırma” (Forschung) ve “sunuş” (Darstellung) arasındaki ayrım nedir?

A. Araştırma objektif ve bilimsel olmak zorundayken, sunuş politik amaçlara göre şekillendirilen öznel bir anlatımdır.

B. Araştırma gerçeklikten (somut) soyuta doğru giderken, sunuş bu sürecin tersine çevrilmiş bir yansıması olarak en basit soyutlamadan düşünülmüş somuta doğru ilerler.

C. Araştırma bireysel bir çabayken, sunuş kolektif bir faaliyet olarak gerçekleştirilir.

D. Araştırma süreci diyalektik, sunuş süreci ise klasik mantık kurallarına göre yapılır.

46. Tarihçesi aşağıda açıklanan Biston betularia (Biberli Güve) örneği, hangi diyalektik örüntüyü sergiler?

19. yüzyılda, özellikle İngiltere'nin sanayi bölgelerinde (Manchester, Birmingham, Yorkshire gibi) biberli güve (Biston betularia) çarpıcı bir evrim örneği sergilemiştir. Sanayi Devrimi ile kömür dumanı ve is, açık renkli likenlerle kaplı ağaç gövdelerini karartınca, açık renkli (typica) güveler avcı kuşlar tarafından kolayca fark edilip yenirken, nadir görülen koyu renkli (carbonaria) melanik form hızla çoğalmıştır. 1850'lerde Manchester civarında melanik form oranı %5'in altında iken, 1890'lara gelindiğinde %95'in üzerine çıkmıştır. Bu, Bernard Kettlewell'in 1950'lerdeki ünlü deneyleriyle doğrulanmış, doğal seçilim yoluyla endüstriyel melanizm olarak bilinen klasik bir evrim vakasıdır; hava kirliliği azaldıkça (Temiz Hava Yasaları sonrası) açık renkli form tekrar baskın hâle gelmiştir.

A. Karşıtlığın, çevresel koşulların değişmesiyle bir çelişkiye dönüşmesi ve yeni bir formun evrimleşmesiyle çözülmesi.

B. Eşitsiz ve bileşik gelişimin canlıların evrimindeki rolü.

C. Yadsımanın yadsınması ilkesinin, eski bir özelliğin yeni bir düzeyde tekrar ortaya çıkması.

D. Niceliksel birikimlerin niteliksel dönüşüme yol açması.

47. Klasik mantıkta “olmayana ergi” (reductio ad absurdum) yöntemi nasıl işler?

A. Bir önermenin doğru olduğunu varsayıp, bu varsayımın mantıksal sonuçlarının geçerliliğini test eder.

B. Bir önermenin doğruluğunu, çok sayıda örnek üzerinden tümevarım yaparak kanıtlar.

C. Bir önermenin yanlış olduğunu varsayarak başlar ve bu varsayımın bir çelişkiye yol açtığını göstererek asıl önermenin doğru olduğunu kanıtlar.

D. Bir önermenin doğruluğunu, ona denk olan karşıt ters önermenin doğruluğunu göstererek kanıtlar.

48. Marksist felsefede 'zorunluluk' ve 'rastlantı' arasındaki diyalektik ilişki nasıl yorumlanmalıdır?

A. Zorunluluk doğa olaylarında, rastlantı ise insan iradesinin ve eylemlerinin olduğu toplumsal olaylarda geçerlidir.

B. Tarih tamamen rastlantısal olayların bir birikimidir ve 'zorunluluk' ya da 'tarihsel yasa' gibi kavramlar birer kurgudan ibarettir.

C. Tarihteki her olay mutlak bir zorunluluğun ürünüdür ve rastlantı sadece bir yanılsamadır.

D. Zorunluluk, genel tarihsel eğilimleri ve yasaları ifade ederken; rastlantı, bu yasaların işlediği süreçte ortaya çıkan ve sonucu hızlandırıp yavaşlatabilen tekil olaylardır.

CEVAP ANAHTARI

1.C       8.D       15.A     22.A     29.D    36.B    43.A                    

2.C       9.B       16.C     23.C     30.B    37.D    44.D                   

3.D       10.D     17.B     24.B     31.D    38.D    45.B

4.A       11.A     18.C     25.A     32.C    39.C    46.A                    

5.C       12.C     19.A     26.B     33.B    40.B    47.C    

6.A       13.D     20.C     27.D     34.C    41.A    48.D   

7.B       14.D     21.D     28.D     35.A    42.A

Sınav sorularını indirmek için bağlantı adresi:

https://drive.google.com/file/d/1t2GfM2yba6qefrmaR-v6rjTxVZA4eCdD/view?usp=sharing

Konuları hızlıca gözden geçirmek için slayt sunusu:

https://drive.google.com/file/d/1YhoVS-QQZfT0cJGVSXdeO6zoxoGvncSa/view?usp=sharing

[MANTIK]: MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

[DEVRİM BİLİMİ]

E-KİTAP AKTÜALİTEYE MARKSİST YAKLAŞIM: PERSPEKTİFLER

MARKSİZM NEDİR? KLASİKLERİ OKURKEN

MARKSİZM: ANAHTAR TERİMLER VE TEMALAR

MARKSİZM: TOPLUM VE SİYASET BİLİMİ

MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

MARKSİST İKTİSAT

GÜNCEL MESELELER

KİTAP İNCELEMELERİ

SSCB'YE DAİR...

TARİH BİLİMİ

EVRİM GERÇEĞİ

ÇEŞİTLİ KONULAR

LİDER

Karl Marx - Kapital

Kısa Sovyet Film ve Belgeseller [Türkçe]