Marksist Araştırmalar [MAR] | Komünizm: Tarihin Çözülen Bilmecesi
Fransa’da İç Savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransa’da İç Savaş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Ocak 2022 Salı

10 Ocak 1870’ten 28 Mayıs 1871’e Fransa’da İç Savaş’ın Kronolojisi-Çeviren: Tahir Emre Kalaycı

Çeviren: Tahir Emre Kalaycı

1870

10 Ocak: Cumhuriyetçi gazeteci Victor Noir’nın, imparatorun kuzeni Pierre Bonaparte tarafından öldürülmesinden sonra yaklaşık 100 bin kişi Bonaparte’ın İkinci İmparatorluğuna karşı gösteri düzenledi.

8 Mayıs: İmparatorluğa güvenin oylandığı bir ulusal halk oylamasında oyların %84’ü lehteydi. Halk oylaması arifesinde Paris Federasyonu üyeleri III. Napolyon’a komplo düzenleme suçlamasıyla tutuklandılar. Hükümet, daha sonra Fransa çapında Enternasyonal üyelerine yönelik bir zulüm kampanyası yürütmek için de bu bahaneyi kullandı.

19 Temmuz: Louis Bonaparte, Prusya’nın İspanya tahtına yönelik girişimi karşısında verdiği diplomatik mücadeleden sonra Prusya’ya savaş açtı.[1]

23 Temmuz: Marx “Birinci Çağrı”[2] olarak bilinecek olan çalışmasını bitirdi.

26 Temmuz: “Birinci Çağrı”, Uluslararası İşçi Birliği Genel Konseyi tarafından kabul edildi ve uluslararası olarak dağıtıldı.

4-6 Ağustos: Fransa’yı işgal eden üç Prusya ordusundan birinin komutanı olan Veliaht Frederick, Fransız Mareşalı MacMahon’ı Worth ve Weissenburg’ta yendi, onu Alsace (Kuzeydoğu Fransa) dışına attı, Strasbourg’u kuşattı ve Nancy’ye doğru ilerledi. Diğer iki Prusya ordusu Mareşal Bazaine’in güçlerini Metz’de yalıttı.

16-18 Ağustos: Fransız Komutan Bazaine’in askerleriyle Alman hatlarını aşmaya çalışması, Mars-la-Tour ve Gravelotte’te kanlı bir şekilde engellendi. Prusyalılar Chalons’a ilerledi.

1 Eylül: Sedan Savaşı. MacMahon ve Bonaparte, Metz’deki Bazaine’i rahatlatmaya çabalarken, yolun kapandığını görünce savaşa girdiler ve Sedan’da yenilgiye uğradılar.

2 Eylül: İmparator III. Napolyon ve Mareşal MacMahon Sedan’da 83 binden fazla askerle birlikte teslim oldular.

4 Eylül: Sedan haberleri üzerine, Parisli işçiler Bourbon Sarayı’nı işgal ettiler ve Yasama Meclisi’nden İmparatorluğun yıkıldığını duyurmasını istediler. Akşam, Paris Hotel de Ville’de (Belediye Binası) Üçüncü Cumhuriyet ilan edildi. Almanya’nın Fransa’dan atılmasına yönelik savaşı sürdürmek üzere geçici Ulusal Savunma Hükümeti (USH) kuruldu.

5 Eylül: Londra ve diğer büyük şehirlerde, Britanya Hükümeti’nin Fransa Cumhuriyeti’ni derhal tanımasını talep eden önergeler ve dilekçelerin dile getirildiği toplantılar ve gösteriler düzenlenmeye başlandı. Birinci Enternasyonal Genel Konseyi bu hareketin düzenlenmesinde doğrudan görev almıştır.

6 Eylül: USH bir demeç yayımladı: savaş için İmparatorluk hükümetini suçlarken şimdi barış istediğini belirtiyor ancak “topraklarımızdaki tek bir inçten, kalelerimizdeki tek bir taştan vazgeçmeyeceğiz” de diyordu. Prusya’nın Alsace-Lorraine işgalinin sürmesi nedeniyle, savaş durmadı.

19 Eylül: İki Alman ordusu uzun Paris kuşatmasına başladı. Bismarck, “yumuşak ve çökmüş” Fransız işçilerinin çabucak teslim olacağını hesapladı. USH, vilayetlerde direniş örgütlemek üzere, Tours’a, kısa bir süre sonra (Paris’ten bir balonla kaçan) Gambetta’nın da katılacağı bir heyet gönderdi.

27 Ekim: Bazaine liderliğindeki 140-180 bin kişiden oluşan Metz’deki Fransız ordusu teslim oldu.

30 Ekim: Fransız Ulusal Muhafızları Le Bourget’de yenilgiye uğradılar.

31 Ekim: Ulusal Savunma Hükümetinin Prusyalılarla görüşmelere başlama kararına ilişkin haberlerin ulaşmasıyla, Paris işçileri ve Ulusal Muhafızlardaki devrimci gruplar Blanqui önderliğinde bir ayaklanma başlattılar. Hôtel de Ville’i (Belediye Binası) ele geçirdiler ve Blanqui’nin yönetimindeki devrimci hükümetlerini, Kamu Güvenliği Komitesi’ni kurdular. Flourens, 31 Ekim’de, Ulusal Savunma Hükümeti’nin herhangi bir üyesinin vurulmasını engelledi; bu, isyancılardan biri tarafından talep edilmişti.

1 Kasım: İşçilerden gelen baskı altında Ulusal Savunma Hükümeti, Komün’e istifa etme ve ulusal seçim planlaması yapma sözü verir; bunlar, yerine getirmeye hiç niyetinin olmadığı sözlerdir. İşçilerin “yasal” maskaralıkla pasifize edilmesiyle, hükümet, şiddet kullanarak Hôtel de Ville’i ele geçirdi ve kuşatma altındaki şehirde egemenliğini tekrar kurdu. Paris’te görevli Blanqui vatana ihanet suçlamasıyla tutuklandı.

1871

22 Ocak: Paris proletaryası ve Ulusal Muhafızlar, Blanquicilerin önayak olduğu bir devrimci gösteri düzenlediler. Hükümetin devrilmesini ve bir Komün kurulmasını talep ettiler. Ulusal Savunma Hükümeti’nin emriyle, Hôtel de Ville’i savunmakta olan Breton Gezici Muhafızı eylemcilere ateş açtı. Silahsız işçilerin katledilmesinden sonra, hükümet Paris’i Almanlara teslim etmenin hazırlıklarına başladı.

28 Ocak: İşçilerin dört aylık uzun direnişinden sonra, Paris, Prusyalılara teslim edildi. Bütün düzenli ordu silahsızlandırılsa da, Ulusal Muhafızların silah taşımaya devam etmelerine izin verildi. Böylece kalabalık Paris silahlı kalmaya devam ederken, şehrin yalnızca küçük bir bölümü işgal ordularına verilmiş oldu.

8 Şubat: Fransa’da ülke çoğunluğunun haberinin olmadan seçimler gerçekleştirildi.

12 Şubat: Yeni Ulusal Meclis Bordeaux’da açıldı, üyelerin üçte ikisi muhafazakârlardan oluşuyordu ve savaşın bitmesini istiyorlardı.

16 Şubat: Meclis Adolphe Thiers’i başkan olarak seçti.

26 Şubat: Fransa ve Almanya arasındaki ilk barış antlaşması Versay’da imzalandı; bir yanda Thiers ve Jules Favre, diğer yanda Bismarck vardı. Fransa, Alsace ve Doğu Lorraine’i Almanya’ya teslim etti ve 5 milyar frank tutarındaki tazminatları ödedi. Alman işgal ordusu, tazminat ödemeleri yapıldıkça yavaşça geri çekildi. Son barış antlaşması 10 Mayıs 1871’de Frankfort-on-Main’de imzalandı.

1-3 Mart: Paris işçileri, aylarca süren mücadele ve eziyetten sonra, Alman askerlerinin şehre girişine ve hükümetin sonu gelmeyen şartlı teslim olmasına öfkeyle tepki gösterdiler. Ulusal Muhafızlar ayrıldılar ve bir Merkezi Komite örgütlediler.

10 Mart: Ulusal Meclis vadesi geçmiş borçların ödenmesine yönelik bir yasa çıkardı. Bu yasaya göre 13 Ağustos ve 12 Kasım 1870 tarihleri arasındaki zorunluluklara ilişkin borçların ödenmesi ertelenebilecekti. Böylece, bu yasa, birçok küçük burjuvanın iflasıyla sonuçlandı.

11 Mart: Ulusal Meclis görevini tamamladı. Paris, sorunlara rağmen, hükümetini 20 Mart tarihinde Versay’da kurdu.

18 Mart: Adolphe Thiers, Paris’i silahsızlandırmaya ve Fransız askerlerini (düzenli ordu) göndermeye kalkıştı, ancak askerler Paris işçileriyle kardeşliklerinden dolayı emirlere uymayı reddettiler. Generaller Claude Martin Lecomte ve Jacques Leonard Clément Thomas kendi askerleri tarafından öldürüldüler. Çoğu asker barışçı bir şekilde geri çekilirken, kimileri Paris’te kaldı. Thiers çok öfkelendi, İç Savaş başladı.

26 Mart: Parisli yurttaşlar tarafından bir kent meclisi, Paris Komünü seçildi. Komün, aralarında Birinci Enternasyonal üyeleriyle, Proudhon ve Blanqui destekçilerinin de olduğu işçilerden oluşuyordu.

28 Mart: Bugüne kadar hükümet olarak görev yapan Ulusal Muhafızlar Merkez Komitesi, “Ahlak Polisi”nin daimi ortadan kaldırılmasına ilişkin bir karar verdikten sonra istifa etti.

30 Mart: Komün düzenli orduyu ve mecburi askerlik hizmetini feshetti. Eli silah tutan bütün yurttaşların katılabildiği Ulusal Muhafızlar yegâne silahlı kuvvet oldu. Komün, Ekim 1870’ten Nisan 1871’e kadarki konut kira ödemelerini affetti. Aynı gün, Komün’e seçilen yabancıların konumu da “Komün’ün bayrağı Dünya Cumhuriyeti’nin bayrağıdır” düşüncesiyle onaylandı.

1 Nisan: Komün, herhangi bir üyenin alabileceği en yüksek maaşın 6 bin frankı geçemeyeceği kararını aldı.

2 Nisan: Thiers, Paris Komünü’nü bastırmak amacıyla, Versay Ordusu’nu, birçoğu Sedan ve Metz’de teslim olan ordularda görev almış olan Fransız savaş tutsaklarıyla desteklemek için Bismarck’a izin başvurusunda bulundu. Bismarck, 5 milyar frank tazminat ödemesi karşılığında izin verdi. Fransız ordusu Paris kuşatmasına başladı. Paris düzenli olarak bombalandı, üstelik tam da Prusyalıların aynı şehri bombalamasını kutsal şeylere saygısızlık olarak damgalayanlar tarafından.

Komün, kilisenin devletten ayrılmasına, dinsel amaçlı bütün devlet ödemelerinin iptaline ve bütün Kilise mülkiyetinin ulusal mülkiyete dönüştürülmesine ilişkin bir karar verdi. Din tamamen özel bir mesele ilan edildi.

5 Nisan: Komünarların Fransız hükümeti tarafından infazını önlemek için Komün rehinelere ilişkin bir karar aldı. Bu karara göre, Fransız Hükümeti’yle bağlantılı olmaktan hüküm giyen bütün kişiler rehine ilan edildi. Bu karar hiçbir zaman uygulanmadı.

6 Nisan: Ulusal Muhafızların 137. taburu tarafından getirilen giyotin, halkın yoğun sevinci altında, halka açık olarak yakıldı.

7 Nisan: Fransız ordusu 7 Nisan’da, Paris’in batı cephesindeki Neuilly-sur-Seine’i ele geçirdi.

Fransız hükümetinin ele geçirdiği Komünarları infaz etmesine tepki olarak, Komün, misilleme tehdidinde bulunduğu “kısasa kısas” politika beyanını yayımladı. Blöf çabucak ortaya çıktı; Paris işçileri hiç kimseyi infaz etmedi.

8 Nisan: Hiçbir dini simgenin, resmin, dogmanın, duanın, kısacası “bireyin vicdan alanına ait olan hiçbir şeyin” okullara alınmamasına yönelik bir karar alındı. Karar yavaş yavaş uygulandı.

11 Nisan: Fransız ordusu, Güney Paris’e yönelik bir saldırıda General Eudes tarafından yoğun kayıplar verdirilerek geri püskürtüldü.

12 Nisan: Komün, Vendôme Meydanı’nda yer alan ve 1809 savaşı sonrasında Napolyon tarafından ele geçirilen silahlardan dökülen Zafer Sütunu’nun, ulusal nefreti teşvik ve şovenizmin bir simgesi olduğu gerekçesiyle yıkılması gerektiğine karar verdi. [Bu karar 16 Mayıs’ta yerine getirildi.]

16 Nisan: Komün, bütün borç yükümlülüklerinin üç yıl boyunca ertelendiğini ve faizlerinin iptal edildiğini ilan etti.

Komün, imalatçılar tarafından kapatılan fabrikaların istatistiksel listelemesini ve önceden oralarda çalışan işçiler tarafından tekrar işler hale getirilmesine ilişkin olarak planlar yapılmasını emretti, bu işçiler kooperatif toplulukları şeklinde örgütlenecekti, dolayısıyla bu kooperatiflerin bir sendikada bir arada örgütlenmesine ilişkin planlara yönelik olarak çalışılmasını da istedi.

20 Nisan: Komün fırıncıların gece çalışmasını ve işçi kayıt kartlarını yasakladı. Bu kartlar İkinci İmparatorluk’tan beri, birinci sınıf sömürücüler olan polis adayları tarafından bir tekel olarak kullanılıyordu. Bu kayıt kartlarının verilmesi yetkisi Paris’in 20 bölgesinin belediye başkanlarına devredildi.

23 Nisan: Thiers, Komün’ün, Paris Başpiskoposu’nun (Georges Darboy) ve Paris’te rehin tutulan diğer bazı rahiplerin, yalnızca bir kişiyle, Komün’e iki kez seçilen ancak Clairvaux’ta tutsak olan Blanqui ile takas edilmesi önerisi üzerinden yürütülen müzakereleri durdurdu.

27 Nisan: 30 Nisan’da gerçekleştirilecek olan yerel seçimlerin arifesinde Thiers büyük uzlaşma sahnelerinden birini sergiledi. Meclis kürsüsünde şu şekilde bağırdı: “Bizi Fransız kanı dökmeye mecbur bırakan Paris’teki komplo dışında, cumhuriyete yönelik başka hiçbir komplo yok. Tekrar ve tekrar söylüyorum…”. Birleşmiş olan Meşrutiyetçiler, Orleancılar ve Bonapartistler (Düzen Partisi), 700 bin yerel konsey üyesinden 8 binini bile kazanamadı.

30 Nisan: Komün, özel emek sömürücüleri oldukları ve işçilerin kendi emek araçlarına ve ödemelerine ilişkin haklarıyla çeliştiği gerekçesiyle rehin dükkânlarının kapanmasını emretti.

5 Mayıs: Komün, 5 Mayıs günü, XVI. Louis’nin idam cezasını çekmesi için inşa edilen Kefaret Şapeli’nin yıkılmasını emretti.

9 Mayıs: Kesintisiz Fransız bombardımanı ve silah ateşiyle tamamen harabe haline gelmiş olan Issy Kalesi, Fransız ordusunca ele geçirildi.

10 Mayıs: Şubat ayında görüşmeleri tamamlanan, Frankfurt Antlaşması olarak bilinen barış antlaşması imzalandı. (Ulusal Meclis tarafından 18 Mayıs tarihinde onaylandı.)

16 Mayıs: Vendôme Sütunu yıkıldı. Vendôme Sütunu 1806 ve 1810 tarihleri arasında, Napolyoncu Fransa’nın zaferlerinin onuruna dikilmişti; ele geçirilen düşman silahlarındaki bronzdan üretilmişti ve Napolyon’un bir heykeliyle süslenmişti.

21-28 Mayıs: Versay askerleri 21 Mayıs’ta Paris’e girdiler. Kuzey ve doğu kalelerini elinde tutan Prusyalılar, aslında ateşkes şartları altında geçmeleri yasaklanmış olan şehrin kuzeyindeki arazilerden Versay askerlerinin ilerleyişlerine izin verdiler. Paris işçileri kanatları oldukça zayıf güçlerle savunuyorlardı. Bunun bir sonucu olarak, Paris’in batı yarısında, lüks şehirde, yalnızca zayıf bir direniş sergilenebildi; Versay askerlerinin gittikçe yaklaştığı doğu yarısında, işçi sınıfı şehrinde, daha güçlü ve daha kararlı bir direniş sergileniyordu.

Fransız ordusu sekiz gün boyunca işçileri katletti, sivilleri gördüğü yerde öldürdü. Operasyon, daha sonra Fransa başkanı olacak olan Mareşal MacMahon tarafından yönetiliyordu. Özet olarak, on binlerce Komünar ve işçi infaz edildi (neredeyse 30 bin kişi); diğer 38 bin kişi hapse atıldı ve 7 bin kişi zorla sürüldü.

Dipnotlar:

[1] 2 Temmuz 1870’te Prusya kralının akrabası olan bir Hohenzollern prensinin İspanya tahtına aday olduğu duyulmuştu. Fransa, diplomasi ile prensin adaylıktan vazgeçmesini sağladı. Ancak işi burada bırakmadan daha da ileri götürerek savaş açtı (e.n.)

[2] Marx tarafından 19-23 Temmuz 1870 tarihleri arasında yazılan Uluslararası İşçi Birliği Genel Konseyinin Fransız-Alman Savaşı Üzerine Birinci Çağrısı (ç.n.)

Kaynak:https://sendika.org/2021/03/fransada-ic-savasin-zaman-cizelgesi-savastan-gokyuzunun-fethine-611611/

Orijinal kaynak: https://www.marxists.org/history/france/paris-commune/timeline.htm

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Fransa’da İç Savaş – Karl Marx

Hazırlayan: Mahmut Boyuneğmez


Marx'ın 1871 Paris Komünü'nü değerlendirdiği eserin adı, Fransa’da İç Savaş’tır. Bu eseri değerlendirmeden önce, Paris Komün’üne nelerin yol açtığına ve sonrasındaki gelişmelere değinelim.

2 Aralık 1851 hükümet darbesinden doğan 2. İmparatorluk, 2 Aralık 1852’den beri iktidardadır. 1870’e gelindiğinde kapitalizmin gelişmesini sağlayan ve burjuvazinin iktisadi yükselişini kolaylaştıran imparatorluk rejimi, artık burjuvazinin gereksinimlerine uygun değildir. İmparatorluğu sürdürme ereğiyle 19 Temmuz 1870’de Prusya’ya açılan savaşta, 2 Eylül’de Sedan yenilgisi ve 3. Napoleon’un esir düşmesi gerçekleşir. Burjuva cumhuriyetçiliği yeniden belirmiştir; 1869 seçimlerinde cumhuriyetçiler yasama meclisinde 30 koltuk ve büyük kentlerde de büyük bir çoğunluk kazanır. İşçi sınıfıysa sayı, güç ve örgütlenme olarak büyümüştür.1866 yılında Fransa’da 37 milyonluk nüfusun 4 milyon 700 bini, Paris nüfusu olan 1 milyon 850 bin kişinin 442 bini işçidir. İşçilerin direnme, yardımlaşma, dayanışma dernekleri, kooperatif lokantaları, sendikaları, sendikal federasyonları bulunmaktadır. 1. Enternasyonal 28 Eylül 1864’te Londra’da kurulmuş, Fransa seksiyonu 1865 başlarında örgütlenmiştir. Enternasyonal’in 1870’e gelindiğinde 300 bin üyesi bulunmaktadır. İşçi sınıfı içerisinde Blankiciler ve Proudhoncular etkilidir; 1. Enternasyonal’in kuruluşu sonrasında Marksizm de giderek etkin olmaya başlar. Özetle Komün öncesinde işçi sınıfı hareketi belirli ölçülerde gelişmiş ve güçlenmiştir. Komün, işte bu ortamda ve bu toplumsal dinamiklerin varlığında gerçekleşir.

1870 yılındaki Fransa-Prusya arasındaki savaşta Fransa’nın yenilmesi, 2. İmparatorluk rejiminin çökmesine yol açar. 18 Mart 1871’de Paris’te bir proletarya devrimi başlar ve ilk proleter devlet olan Paris Komünü kurulur. Paris komününün “ilk tarihçisi ve vak’a nüvisi Marx”tır. Marx ve Engels ayrıca, çeşitli ülkelerdeki Komünü destekleme hareketlerinin eşgüdümünü sağlamaya çalışır, bu hareketlere yön vermeye uğraşır.

Fransa ile Prusya arasındaki savaş, 1870 Temmuz ayında başlar. Marx, Uluslararası Emekçiler Derneği (1. Enternasyonal) Genel Konsey’ine, savaş üzerine bir bildiri yayınlama önerisini getirir. 26 Temmuz 1870’te Marx’ın yazdığı “Çağrı” ya da “Tebliğ”, Genel Konsey’de okunur ve kabul edilir. Bu metin, broşür halinde ve basında da yayınlanır. Marx burada, 2. İmparatorluğun yenilgisinin Fransa’yı tekrar canlandıracağını ve Almanya’nın birliğinin önündeki engellerden birinin, bu yenilgiyle kalkacağını belirtir. Alman işçileri, Prusya militaristlerinin yönetimi altında Fransa halkına karşı savaşmamaları gerektiği konusunda uyarmaktadır. Marx, savaşın böyle bir dönüşüme uğrayabileceğini belirtir.

Louis Bonaparte 1-2 Eylül 1870’te Sedan’da esir düşer ve Fransız ordularından biri burada yenilir. Fransa’da 4 Eylül 1870’te sağ kanat cumhuriyetçilerden ve monarşistlerden oluşan bir geçici hükümet kurulur. Bu hükümet, savaşta teslimiyeti yeni kurulan cumhuriyetin üzerine yıkmak ve monarşinin yeniden inşasına yeltenmek üzere Bismack’la gizli bir anlaşma çerçevesinde uzlaşır. 2. İmparatorluğun çöküşüyle birlikte savaş yeni bir aşamaya girmiştir. Marx, Prusya’nın ilhakçı planlarını Genel Konsey’in Fransa-Prusya Savaşı Üzerine İkinci “Çağrı”sı ya da “Tebliği”nde ortaya koymuştur. İşçilerin Fransa’da kurulan cumhuriyet’in tanınmasına dönük çalışmalar yapmalarını isteyen bu çağrı, Fransa’nın parçalanmasına ve istila edilmesine karşı çıkılması gerektiğini belirtir. Marx proletaryanın bu aşamada ayaklanmasınınsa, bir çılgınlık olacağını vurgular. Bu ikinci metin, 9 Eylül 1870’te Genel Konsey tarafından onaylanır ve 11-13 Eylül’de Londra’da ayrı bir kitapçık olarak yayınlanır. Marx ve Genel Konsey’in İngiliz üyeleri İngiltere’de, Fransa’daki cumhuriyetin tanınması için bir kampanya başlatır. Bu arada Engels 20 Eylül 1870’te Londra’ya gelir ve Marx’ın evinin az ilerisindeki bir eve yerleşir. Ticaret işlerini bırakan Engels, Genel Konsey’e 4 Ekim’de kabul edilir ve Belçika, İspanya ve İtalya haberleşme sekreteri yapılır. Marx ve Engels, Fransa’da kurulan hükümetin oynadıkları haince rolü, savaşın bu hükümet tarafından haince yönetilmesini ve burjuvazinin teslimiyetçi tutumunu ortaya koyarlar.

18 Mart 1871’deki proleter ayaklanma, Paris Komünü’nün ilanına yola açar. Buna karşı olarak, Versailles’da gerici Ulusal Meclis ve Paris’ten kaçan Thiers’in hükümeti bulunmaktadır. Paris ile Versailles arasında iç savaş yaşanmaktadır. Komün’de baş aktör konumundaki işçiler arasında, 2. İmparatorluğun son yıllarında sosyalist propaganda aktif biçimde yürütülmüştür. Komün Genel Konsey’inde 90 üye içerisinde 25 işçi bulunmaktadır. Konsey çoğunluk ve azınlık olarak bölünmüştür. Çoğunluk içerisinde 5 “Jakoben”, 25-30 kadar bağımsız devrimci, 12 Blankist, azınlık içerisinde Proudhoncular ve Marx’ın düşüncelerinin etkisi altında bulunan 3 üye (Frankel, Benoit Malon, Serraillier) bulunmaktadır. Enternasyonal, komünü yaratmak için bir çabada bulunmamıştır, fakat Komünü kuran işçiler ideolojik açıdan Enternasyonal’e bağlıdır. Birçok ülkedeki işçiler de, başından itibaren Komün davasını Enternasyonal’in davası olarak benimser ve onu savunur.

26 Mart 1871’de Komün seçilinceye kadar iktidar, Ulusal Muhafızlar Merkez Komitesi’nin elindedir. Bu Merkez Komitesi ölümcül bir hata içindedir. Marx 6 Nisan’da Liebknecht’e şunları yazar: “(…) birinci olarak düşman güçlere toplanması için zaman kazandırdılar. İkinci olarak da iktidarı gasp etmiş gibi görünmemek için Versailles’ın üzerine yürüyecek yerde bir sürü değerli zamanı Komün seçimiyle harcadılar; bir yığın zamanı da Komün örgütlenmesi vb. ile kaybettiler.” (Karl Marx Biyografi, SSCB Bilimler Akademisi, Sorun Yayınları, s. 415). Oysa devrimci hareket ülke çapına yayılmalı ve diğer eyaletlerdeki devrimci unsurların desteği alınmalıdır. Resmi Gazete derhal Merkez Komite’nin yönetimi altına alınmalı, Fransız bankası ve Rothschild Banksı rezervlerine el konulmalıdır. Versailles’in üzerine mutlaka yürünmeli ve tüm karşı-devrimci unsurlar ezilmelidir. Ulusal Muhafızlar Merkez Komitesi, bunların hiçbirini yapmaya girişmez. Marx, Kugelman’a yazdığı bir mektupta, Fransa’daki Prusya işgalinin Paris işçilerinin aleyhinde tayin edici bir etken olduğunu belirtir. Şunları da ekler: “Paris’teki mücadeleyle birlikte işçi sınıfının kapitalist sınıfa ve onun devletine karşı mücadelesi yeni bir evreye girmiştir. Bunun şimdiki sonucu ne olursa olsun dünya çapında önem taşıyan yeni bir hareket noktası kazanılmıştır.” (a.g.e, s. 416).

Marx Eylül 1870’te, yani Komün’den 6 ay önce ayaklanmanın çılgınlık olacağını belirtmiştir, fakat şimdi gelişen hareketle ilişkilenmeye ve ona müdahale etmeye, komünarlarla ilişki kurmaya çalışır. 1. Enternasyonal Genel Konsey’inin kararıyla Auguste Serrailier Paris’e gönderilir. Serrailier, Marx’a mektuplar göndererek bilgi vermektedir. Versailles ve Prusya polisi Paris’i kuşatma altına aldığında, mektupların banliyölerden postalanması gerekir. Genel Konsey’in Jung ile haberleşen Yelisaveta Dmitriyeva aracılığıyla da komünarlarla ilişkisi vardır. Mektup getirme işini Lafague da üstlenmiştir. Marx ayrıca komünarlardan Frankel ve Varlin’le de temas kurmuştur. Paris’teki karşı-devrimcilere karşı daha kararlı eylem, Versailles’a saldırı, Paris’in tecridinin kırılması ve Fransız bankasının fonlarına el konulması… Bunlar Marx’ın komünarlara öğütleridir. Hatta Paris’in düşmesinden on gün kadar önce komünarlara, Bismarck ve Dışişleri bakanı Favre arasında Komün’e karşı imzalanan gizli anlaşmayı haber veren Marx, düşmanlarının 26 Mayıs dolaylarında kesin darbelerini indirmelerini beklemeleri konusunda onları uyarır.

Thiers hükümeti, Komün’ü diğer Fransa eyaletlerinden tecrit etmek için çalışmaktadır. Bütün ülkelerde, sağ basın da Komün’e dair yalan ve iftira üretimine koyulmuştur. Buna karşı Enternasyonal ve Marx’ın Komün ile dayanışma yönünde çalışmaları olur. Paris’in yarısı Prusya kuşatması altındadır. Diğer yarısıysa köylüler ve taşra küçük-burjuvazisi tarafından çevrelenmiş, tecrit edilmiştir. Bismarck, Paris’e boyun eğdirmek için 100 bin Fransız tutsağı serbest bırakmıştır. Bismarck ile Fransa burjuvazisi ve büyük toprak sahipleri ittifak halindedir. Fransa’nın Marsilya, Lyon, Saint-Etienne, Dijon gibi bazı büyük kentlerinde işçiler ayaklanıp, komün ilan etmeye yeltenseler de, bunlar bastırılmıştır. Paris yalnızdır.

Genel Konsey 18 Nisan 1871’de Komün üzerine bir tebliğ yazılmasına karar verir. Marx’tan bunu yerine getirmesini ister. Fransa’da İç Savaş adlı bu tebliğ, 30 Mayıs’ta Konsey’de Marx tarafından okunur ve oy birliğiyle kabul edilir. 1000 nüshalık ilk İngilizce baskı 13 Haziran 1871’de, 2000 nüshalık ikinci baskı Haziran sonunda çıkarılır. Ağustosta üçüncü baskısı yapılan Fransa’da İç savaş, Almanca, Fransızca, Hollandaca, Danimarkaca, Flamanca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Sırpça, Hırvatça ve öteki dillerde de yayınlanacaktır.

Şimdi, Fransa’da İç Savaş’ta yer alan saptamalara ve genel olarak Komün’den çıkarılan derslere bakabiliriz.

Bir: Paris Komünü kendiliğinden bir kalkışmayla, iktidarın işçilere ve onun yanında saf tutan küçük-burjuvaziye geçişidir. Paris Komünü, proletarya diktatörlüğünün ilk tarihsel biçimidir. Başka bir deyişle Paris Komünü, sosyalist devletin tarihsel prototipidir. Proletarya diktatörlüğü, işçi sınıfı ve emekçilerin siyasal egemenliğini, siyasi iktidarın proleter sınıf karakterini vurgular (Bu konuyu işleyen bir kitap; Hal Draper, Proletarya Diktatörlüğü Tartışması, Belge Yayınları, 1990).

İki: Komünün burjuva devlet makinesini (bu aygıt temel olarak ordu, polis ve diğer bürokrasiden oluşur) tasfiye etmeye dönük eylemleri, sosyalist devrimin zaferinin temel koşullarından biridir. Eski ordu ve polis örgütlenmesinin, eski idari ve hukuki kurumların, kısacası burjuva devletin bürokratik aygıtının tasfiyesi, Komün’ün temel tarihsel eylemidir. Marx, sosyalist devrimin, burjuva devletin bürokratik aygıtını “yıkması” gerektiği düşüncesine, Louis Bonaparte’ın 18 Brumaire’inde varmıştır.

Üç: Burjuva devlet aygıtını sosyalizmde, sosyalist amaçlarla olduğu gibi kullanmanın mümkün olduğu şeklindeki anlayış, Komün’le birlikte tarihsel olarak olumsuzlanmıştır. Bu aygıtın hem tasfiye edilecek hem de dönüştürülecek öğeleri bulunmaktadır. Sosyalist devrim, sosyalist tipte yeni bir devleti kurar ve örgütler. Devlet iktidarının organları olan ordu, polis, yargı ve diğer bürokratik aygıtların “yıkılması” ya da “parçalanması”ndan kastedilen, bunların yapılanma ve işleyişinin dönüştürülmesi, halkın katılımıyla yeni organların örgütlenmesidir. Bürokrasi ortadan kaldırılacak, demokratik merkeziyetçilik işleyiş mekanizması olacaktır.

Dört: Anarşistlerin devrim anlayışı da Komün tarafından olumsuzlanmıştır. Sosyalist devrim, devletin tasfiyesi ve ortadan kaldırılmasını değil; burjuva devlet işleyişinin tasfiyesi ve kurumların dönüştürülmesiyle birlikte yürüyen proletarya diktatörlüğünün, yani sosyalist devletin inşasını içerir. Emeğin kurtuluşu için proletarya diktatörlüğü=sosyalist devlet, proletaryanın örgütlenmiş siyasal egemenliği, yani iktidarı ve merkezileştirilmiş otoritesi zorunludur.

Beş: Komün’ün iktidarı, demokratiktir. İktidar araçlarındaki görevliler ve memurlar seçilmektedir ve onlardan hesap sorulabilmektedir. Sosyalist devlette, sosyalist demokrasi yürürlüktedir. Komün, parlamenter bir örgütlenme değildir. Burjuva parlamentarizmi, yozlaşmış bir kurum durumundadır. Temsil organları korunarak, bunların sorumlu ve etkin kılınması sağlandığında, sonu gelmez ve içeriği boş tartışma platformu haline gelen meclislerin çalışma ve işleyişi tasfiye edilmiş olacaktır. Meclislerin kendileri değil, ama işleyiş ve yapılanışı tasfiye edilecektir.

Altı: Sosyalist iktidar, burjuvazinin iktidarı tekrar ele geçirmesine dönük çabalarına engel olmak için yeterince sağlamlaştırılmış ve merkezileşmiş olmalıdır. Komün’ün Versailles’ın karşı-devrimci gücünü bastırması ve ezmesi, Fransa’nın diğer eyaletlerindeki devrimci güçlerle ilişki kurması ve başka devletlerden gelecek saldırılara karşı güçlü bir merkezi iktidar kurması gerekmektedir. Bu konuda yetersiz kalınmış, hata yapılmıştır. Paris’in askeri güçleri başlangıçta Versailles’in askeri güçlerinin üstündedir ve Thiers’in kaçışı sonrasında moral üstünlük de Paris’li güçlerdedir. Fakat Versailles’lı birliklerin demoralize durumda oluşu ve dağılmaya hazır durumları değerlendirilmemiştir. Beklemeci tavrı, komünün yanlışıdır. Komün kır emekçilerinin desteğini alamaz. Eşgüdümden yoksun diğer kent ayaklanmaları da başarısız kalır. Komün ulusal birliğin örgütlenmesi planında başarılı olamaz.

Yedi: İktidarın ülke çapında sağlamlaştırılması ve merkezileştirilmesi, emekçi köylülüğün ve şehir küçük-burjuvazisinin kazanılması ve çıkarlarının savunulmasıyla birlikte gerçekleşir. Komün, kira borçlarının kaldırılması, ticari kredilerin ödenmesinin ertelenmesi ve bunlardan alınan faizin kaldırılması konularında çıkardığı kararnamelerle kent küçük-burjuvazisinin çıkarlarını korur. Toplumsal ilişkilerin dönüştürülmesiyse uzun bir süreçtir, fakat toplumsal dönüşüm için yapılması gereken temel işlem, üretim araçlarının, toprağın ve sermayenin kamulaştırılmasıdır. 72 gün yaşayan Komün’ün toplumsal ilişkileri dönüştürmeye yetecek ömrü olmaz. Paris’ten kaçan kapitalistlere ait fabrika ve atölyelerin işçi derneklerine aktarılması örneğinde olduğu gibi, bu konuda üzerinde yürünülecek çizgide atılması gereken ilk örnek adımları atmasını becerir. Fakat örneğin özel fabrika ve işyerleri ile Fransız bankasının kamulaştırılması yapılmaz. Komüncülerin arasında Proudhon’un “adaletli değişim” teorisinin egemen oluşu, yani siyasal bilinç yetersizliği, bu durumun oluşmasında önemlidir. Fransız Bankası özel bir statüye sahip, kâğıt para emisyonu yapan, Rothschild ve Mallet gibi finans burjuvazisi tarafından yönetilen özel bir bankadır. Bu bankaya el koymak demek, Versailles hükümetinin kredilerini kesmek ve günlük gereksinimlerini karşılamak için gerekli tutarı bankadan istemekle yetinen Komün’ün devrimin gereksinimlerini etkinlikle karşılaması demektir. Komün ayrıca eski işgünü süresini sürdürüp, 8 saatlik işgününü getirmez ve eski vergileri de korumuştur.

Sekiz: Komün’ün yenilgisinin en temel nedeni, proleter iktidarın, bir parti olarak örgütlenmiş işçi sınıfının elinde olmamasıdır. Komün’de etkin olan politik kadrolar Blankiciler ve sol-kanat Proudhonculardır. Bunlar, aralarında uyuşmazlıklar bulunan ve “karanlıkta el yordamıyla” ilerleyen politik kadrolardır. İktidarın elde tutulması ve tutarlı toplumsal dönüşümlere girişilebilmesi için, devrimci partinin, yani öncü örgütlenmenin olması şarttır.

Komün’ün sosyalist ve demokratik uygulamaları şunlardır:

- Sürekli ordu ve polisin tasfiyesi, yerine halktan insanların silahlandırılması (bu ordunun yeniden örgütlenmesi anlamına gelir) ve polisin siyasal işlevinden ayrıştırılarak, bu kamu görevlilerinin seçimle belirlenmesi,

- Kilisenin devletten ayrılması, kilise mallarının kamulaştırılması ve din işleri bütçesinin kaldırılması (papazların devlet tarafından beslenmesinin kaldırılması),

- Öğretim kurumlarının laikleştirilmesi, zorunlu, parasız ve laik eğitim,

- Parasız adalet, yargıçların ve tüm devlet görevlilerinin toplumun ilgili kesimleri tarafından seçimi, yine bunlar tarafından görevden geri alınabilmesi,

- Kalıcı biçimde demokratik oy kullanma hakkının getirilmesi,

- Devlet memurlarının seçimle gelmeleri ve kendilerinden hesap sorulabilmesi (bürokrasinin kaldırılması),

- Yasama ve yürütmenin komünde birleştirilerek alınan kararları etkin biçimde uygulama sorumluluğunun getirilmesi,

- Yurttaşların komün işlerine kulüpler, sendikalar, gazeteler gibi araçlarla müdahalesinin tanınması, halkın iktidara katılımının sağlanması (örneğin sendikaların Komün komisyonlarında temsilcileri bulunur, halkın mahalle komiteleri, belediyeler, ilçe konseyleri, yönetim konseylerinde temsilcileri vardır),

- Hükümet üyelerinin ve devlet memurlarının maaşlarının işçi ücretleriyle eşit kılınması, makam ve ikbal avcılığına son verilmesi,

- Özel iş bulma bürolarının kaldırılması/yeniden örgütlenmesi, asgari ücret güvencesinin tanınması,

- Kadınlara çalışma hakkının tanınması, gece çalışmasının yasaklanması ve işçilere kesilen para cezaları sisteminin kaldırılmasıdır.

İşte bu uygulamalarıyla bilinen ve 72 gün süren (18 Mart-28 Mayıs 1871), tarihteki ilk işçi sınıfı iktidarı Paris Komün’ünden çıkarılan dersler, bunlardır.

Notlar:

1. Komün’ün bastırılmasında burjuvazinin “caniliği” şu şekildedir: a) idam ve infazlar, b) sıkıyönetim ve askeri mahkemelerin kararlarıyla 35 bin kişinin idamı, c) savaş konseylerinin 13 bin mahkûmiyet kararı, d) 7 bini aşkın komüncünün sürgün edilmesi. “Burjuvazi her şeye hazırdır. Bugün: liberaller, cumhuriyetçi radikaller; yarın: ihanet, kurşuna dizmeler.” (Lenin)

2. Fransa’da monarşinin yerine cumhuriyetin kalıcı biçimde geçişi, Paris Komünü’nden sonra gerçekleşir. Değişik ülkelerde işçi sınıfı partilerinin yaygın biçimde kuruluşu da, Paris Komünü sonrasında gözlenir. Komün sonrasında, 1917 Ekim Sosyalist Devrimiyle, dünya sosyalist cumhuriyetinin, dünya komününün kurulması yolunda devasa adımlar atılır. Komün’ün mirası, Sovyetler Birliği’yle devam ettirilir.

3. Komüncü Eugene Pottier’in 1871 Temmuz’unda yazdığı şarkı olan “Enternasyonal”, Komün’den doğmuştur.

4. Paris Komün’ü üzerine okunması yararlı kitaplar şunlardır:

i.      Marx, Fransa’da İç savaş, Sol yayınları
ii.     Lenin, Komün Dersleri, Sol Yayınları
iii.   Karl Marx Biyografi, SSCB Bilimler Akademisi, Sorun yayınları, 12. Bölüm: Paris Komünü, s. 407-424
iv.  Şu anda satışı olmayan bir kitap: Paris Komünü ve Marksizm, Yazarlar: B. Tartakovski, C. Galman, I. Bach, N. Y. Kolpinski, V. Gurbunov, V. Kunia, V. Yeremina, Sarmal Yayınevi, 1996
v.    Paris Komünü’nün çizgi romanı olan bir kitap: Tardi Vautrin, Halkın Çığlığı - Paris Komünü 1-2, Versus Kitap Yayınları, 2010

[MANTIK]: MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

[DEVRİM BİLİMİ]

E-KİTAP AKTÜALİTEYE MARKSİST YAKLAŞIM: PERSPEKTİFLER

MARKSİZM NEDİR? KLASİKLERİ OKURKEN

MARKSİZM: ANAHTAR TERİMLER VE TEMALAR

MARKSİZM: TOPLUM VE SİYASET BİLİMİ

MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

MARKSİST İKTİSAT

GÜNCEL MESELELER

KİTAP İNCELEMELERİ

SSCB'YE DAİR...

TARİH BİLİMİ

EVRİM GERÇEĞİ

ÇEŞİTLİ KONULAR

LİDER

Karl Marx - Kapital

Kısa Sovyet Film ve Belgeseller [Türkçe]