MAR
Özet
Sir
Arthur Newsholme ve John Adams Kingsbury tarafından kaleme alınan Kızıl Tıp
adlı eser, 1932-1933 yıllarında Sovyetler Birliği'nde yeni kurulan ve
toplumsallaştırılmış sağlık sistemini derinlemesine inceleyen öncü bir
çalışmadır. Siyasi görüşleri birbirine zıt olan yazarların bu ortak çalışması,
dönemin Sovyet sağlık sisteminin tarafsız bir analizini sunmayı amaçlamıştır. Kitabın
temel bulguları şunlardır:
• Evrensel
ve Devlet Odaklı Sistem: Sovyetler Birliği, sınırları içerisindeki her
bireye önleyici ve tedavi edici sağlık hizmeti sağlamak üzere tasarlanmış,
devlet tarafından organize edilen ve yönetilen dünyadaki ilk ve tek sistemi
kurmuştur. Bu sistemde, bireyin sağlık durumu toplumun genelini ilgilendiren
bir mesele olarak ele alınmaktadır.
• Önleyici
Tıbbın Önceliği: Sistem, sadece hastalıkları tedavi etmeye değil, aynı
zamanda hastalıkları önlemeye odaklanmıştır. Sanayi hijyeni, anne-çocuk
sağlığı, kitlesel aşılamalar ve sağlık eğitimi, sistemin temel taşlarını
oluşturmuştur. Bu yaklaşım, verem ve frengi gibi dönemin en büyük sağlık
sorunlarıyla mücadelede kayda değer başarılar sağlamıştır.
• Bütüncül
ve Kurumsal Ağ: Sağlık hizmetleri, fabrikalardaki revirlerden
başlayarak dispanserler, poliklinikler, genel ve uzmanlaşmış hastaneler,
sanatoryumlar ve dinlenme evlerine kadar uzanan birbirine bağlı bir kurumlar
ağı aracılığıyla sunulmuştur. Hekimler, sabit maaşla çalışan devlet görevlileri
haline getirilmiş ve özel muayenehanecilik neredeyse tamamen ortadan
kaldırılmıştır.
• Sistemik
Başarı ve Batı İçin Dersler: Yazarlar, otoriter siyasi bağlama, yaygın
kıtlığa ve kırsal kesimdeki eksikliklere rağmen, Sovyet sağlık sisteminin
organizasyonel yapısını ve bütüncül yaklaşımını takdire şayan bulmuşlardır.
Özellikle Batı'nın parçalı, maliyetli ve eşitsiz sağlık sistemleriyle
karşılaştırıldığında, Sovyet modelinin daha adil ve etkili bir sağlık hizmeti
sunumu için önemli dersler içerdiği sonucuna varmışlardır.
Kitabın
Arka Planı ve Yazarların Misyonu
Kızıl
Tıp, 1929 Büyük
Bunalımı'nın Batı dünyasında devletin toplumsal rolünü sorgulattığı bir
dönemde, Milbank Memorial Fund'ın desteğiyle kaleme alınmıştır. Sovyetler
Birliği'nin sağlık alanındaki başarıları, özellikle Amerikalı ve İngiliz
hekimler arasında büyük ilgi uyandırmaktaydı.
• Yazarlar
ve Bakış Açıları: Proje için, birbirine zıt siyasi görüşlere sahip iki
önemli isim seçilmiştir:
◦ Sir
Arthur Newsholme: Eski İngiltere ve Galler Sağlık Müsteşarı.
Sosyalizme karşı antipatisiyle tanınmaktadır.
◦ John
Adams Kingsbury: Milbank Vakfı Sekreteri. Sovyetler'e sempati duyduğu
bilinmektedir. Bu seçimle, Sovyet sağlık sisteminin dengeli ve objektif
bir şekilde değerlendirilmesi hedeflenmiştir.
• Araştırma
Gezisi (1932): Yazarlar, 1932 yılının Ağustos ve Eylül aylarında altı
hafta boyunca Sovyetler Birliği'nde yaklaşık 15.000 kilometre yol kat ederek 14
şehri ziyaret etmişlerdir. Leningrad'dan Kafkaslara uzanan bu gezide, Sovyet
Dışişleri Bakanlığı ve Sağlık Komiserliği'nin sağladığı özel imkanlar sayesinde
her türlü kuruma erişim sağlamışlardır. Yazarların temel amacı, herhangi bir
görüşü savunmak yerine, "gördüklerini aslına uygun bir şekilde
aktarmak" olarak belirtilmiştir.
Sovyet
Sağlık Sisteminin Temel İlkeleri ve Yapısı
Sovyet
sağlık sistemi, kapitalist ülkelerdeki tıp anlayışından kökten farklılaşan
temel ilkeler üzerine inşa edilmiştir.
• Toplumcu
Tıp Anlayışı: Sistemin felsefi temelini, sağlığın bireysel bir mesele
değil, toplumsal bir sorumluluk olduğu anlayışı oluşturur. Dünya Sağlık
Örgütü'nün 1948 Anayasası'nda yer alan "yalnızca hastalık veya sakatlığın
olmayışı değil, aynı zamanda bedensel, ruhsal ve toplumsal olarak tam bir
iyilik hali" tanımı, bu anlayışın bir yansımasıdır.
• Merkezi
Planlama ve Yönetim: Sağlık hizmetleri, SSCB Sağlık Komiserliği'ne
bağlı cumhuriyet, ilçe ve bölge komiserliklerinden oluşan hiyerarşik bir yapı
içinde merkezi olarak planlanmış ve yönetilmiştir. Bu yapı, ülke genelinde
standartların ve politikaların tutarlı bir şekilde uygulanmasını sağlamıştır.
• Evrensel
ve Ücretsiz Erişim: Sağlık hizmetleri, işçiler ve köylüler başta olmak
üzere nüfusun büyük çoğunluğu için tamamen ücretsizdir. Finansman, hastadan
alınan doğrudan ücretlerle değil, sanayi kuruluşlarının maaşlar üzerinden
ödediği sosyal sigorta fonları ve devlet bütçesinden karşılanmaktadır.
• Devlet
Görevlisi Olarak Hekimler: Hekimlerin neredeyse tamamı devlet
görevlisidir. Günde 6-6.5 saat, haftada 5 gün kamu hizmeti verirler ve sabit
maaş alırlar. Radyologlar gibi tehlikeli işlerde çalışanların günlük çalışma
süresi daha kısadır (4 saat). Özel muayenehanecilik yasal olarak yasaklanmış
olup, özellikle genç doktorlar arasında neredeyse hiç görülmemektedir. Bu
durum, hekim ile hasta arasına mali bir engelin girmesini önlemiştir.
Sağlık
Hizmetlerinin Uygulanması ve Kurumsal Ağ
Sovyetler
Birliği, sağlık hizmetlerini toplumun her kesimine ulaştırmak için kapsamlı bir
kurumsal ağ oluşturmuştur.
• Ayakta
Tedavi Kurumları (Dispanserler ve Poliklinikler): Hastaların ilk
başvuru noktası, fabrikalardaki sağlık merkezleri, dispanserler ve büyük
polikliniklerdir. Leningrad ve Harkov gibi büyük şehirlerde, her biri tıbbın
tüm dallarında hizmet veren modern ve tam donanımlı poliklinikler inşa
edilmiştir.
• Yataklı
Tedavi ve Rehabilitasyon: Ciddi hastalıklar için hastaneler, özel
tedavi gerektiren durumlar için ise uzmanlaşmış enstitüler bulunmaktadır.
Sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, nekahet dönemindeki hastalar
için kurulan yaygın sanatoryum ve dinlenme evi ağıdır. Çarlık döneminden kalan
saraylar ve soylu konakları, bu amaçla kamulaştırılarak işçilerin kullanımına
sunulmuştur. Kırım, bu kurumların en yoğun olduğu bölgedir.
• Sanayi
ve İşçi Sağlığı: Her fabrika, aynı zamanda bir sağlık merkezi olarak
görülmüştür. Büyük fabrikalar (örneğin Rostov'daki Selmaştroy), kendi
dispanserlerine, kreşlerine, özel diyet mutfaklarına ve hatta "gece
sanatoryumlarına" sahipti. Gece sanatoryumları, verem gibi hastalıklara
yakalanan veya dinlenmeye ihtiyacı olan işçilerin, gündüz işlerine devam
ederken geceleri tıbbi bakım ve iyi beslenme imkânı buldukları kurumlardır.
• "Duvar
Gazeteleri": Fabrikalarda işçilerin, sağlık hizmetleri, çalışma
koşulları veya verimsiz buldukları iş arkadaşları hakkındaki eleştirilerini
özgürce yazabildikleri "duvar gazeteleri" uygulaması, yönetimin
denetlenmesi ve suiistimallerin önlenmesinde önemli bir araç olarak
görülmüştür.
Öne
Çıkan Sağlık Programları ve Sonuçları
Yeni
rejim, belirli sağlık sorunlarına odaklanarak somut ve ölçülebilir başarılar
elde etmiştir.
|
Sağlık
Alanı |
Uygulamalar
ve Politikalar |
Gözlemlenen
Sonuçlar |
|
Anne
ve Çocuk Sağlığı |
Yaygın
kreş (daimî ve mevsimlik), anaokulu ve yenidoğan danışma merkezleri ağı.
Şehirlerde doğumların neredeyse tamamının hastanelerde yapılması. Annelere
doğum öncesi ve sonrası 8'er haftaya varan ücretli izin. |
Kreş
sayısı 1927-28'de 3.400 iken 1932'de 4.093'e (tahmini) yükselmiştir. Bebek
ölüm oranlarında ciddi düşüşler yaşanmıştır (örneğin Avrupa Rusyası'nda
1913'te binde 275 iken 1930'da binde 141). |
|
Verem
(Tüberküloz) ile Mücadele |
Merkezi
Verem Enstitüleri, dispanser ağları, sanatoryumlar ve gece sanatoryumları.
Hastalarla temas edenlerin, özellikle çocukların düzenli takibi. |
Moskova'da
akciğer veremi ölüm oranı 100.000 kişide 1914'te 280 iken 1931'de 120'ye
düşmüştür. Leningrad'da aynı oran 300'den 130'a inmiştir. |
|
CYBH
ile Mücadele |
Ücretsiz
ve zorunlu tedavi. Fuhuşun işsizliğin ortadan kalkmasıyla "tasfiye
edilmesi". Fahişeler için rehabilitasyon yurtları. Yoğun halk eğitimi. |
Moskova'da
yeni frengi vakaları 10.000 kişide 1927'de 57,75 iken 1931'de 31,0'a
düşmüştür. Hastalığın toplumsal bir ayıp olarak görülmemesi tedaviye erişimi
kolaylaştırmıştır. |
|
Kürtaj
Politikası |
Yasa
dışı ve tehlikeli kürtajları önlemek amacıyla kürtajın yasallaştırılması.
İşlemlerin sadece devlet hastane ve kliniklerinde, özel komisyon kararıyla
yapılması. |
Yasal
kürtaj sayısında ciddi bir artış gözlemlenmiştir. Moskova'da 1929'da kürtaj
sayısı, normal doğum sayısından %61 daha fazladır. |
Sosyal
ve Politik Bağlam
Yazarlar,
sağlık sistemini değerlendirirken, içinde bulunduğu geniş sosyal ve politik
çerçeveyi de göz ardı etmemişlerdir.
• Sovyet
Toplumunda Yaşam: Gözlemleri arasında ciddi konut sıkıntısı, gıda
kuyrukları, ancak aynı zamanda toplumda genel bir düzen, amaç birliği ve coşku
hali yer almaktadır. Özellikle işçiler için oluşturulan "Kültür ve
Dinlenme Parkları" sosyal yaşamın merkezi olarak öne çıkmaktadır.
• Kadınların
Rolü: Kadınlar, erkeklerle tam bir ekonomik ve politik eşitliğe
kavuşmuştur. Fabrikalardan yol yapımına, doktorluktan tramvay kondüktörlüğüne
kadar hayatın her alanında erkeklerle yan yana çalışmaktadırlar. Eşit işe eşit
ücret ilkesi uygulanmaktadır.
• Politik
Rejim ve Sınırlamalar: Yazarlar, sistemin otoriter yapısına dikkat
çekmişlerdir. Komünist Parti'nin mutlak hakimiyeti, siyasi özgürlüklerin
yokluğu, OGPU (siyasi polis) adlı teşkilatın geniş yetkileri ve "sınıf
düşmanı" olarak görülen kulaklar, eski burjuvazi ve din
adamları gibi kesimlerin haklardan mahrum bırakılması, raporlarında yer alan
önemli tespitlerdir.
Yazarların
Değerlendirmesi ve Sonuçları
Newsholme
ve Kingsbury, Sovyet sağlık sisteminin hem başarılarını hem de zayıflıklarını
ortaya koyarak dengeli bir sonuca ulaşmışlardır.
• Başarılar:
◦ Bütünleşik
Sistem: Tedavi edici ve önleyici hizmetlerin tek bir çatı altında
birleştirilmesi en büyük başarı olarak görülmektedir.
◦ Evrensel
Erişim: Sağlık hizmetlerinin maliyetinin dengesiz dağılımı sorunu,
nüfusun büyük çoğunluğu için ortadan kaldırılmıştır.
◦ Kurumsal
Kapasite: Özellikle sanatoryum ve nekahet evi olanakları, Batı
ülkeleriyle kıyaslanamayacak kadar geniştir.
• Eksiklikler:
◦ Kırsal
Hizmetler: Kırsal alanlardaki sağlık kurumları, şehirlerdekine kıyasla
oldukça yetersizdir, ancak devrim öncesine göre yine de bir ilerleme söz
konusudur.
◦ Evde
Bakım: Sistemin en zayıf noktası olarak evde hasta bakımı
gösterilmiştir. Konut koşullarının yetersizliği nedeniyle kurumsal tedavi
tercih edilse de, evde bakım hizmetlerinin kalitesi şüpheli bulunmuştur.
◦ Nitelik
Sorunları: Hekim sayısını hızla artırma çabası, tıp eğitiminin
niteliğinde düşüşlere yol açmış olabilir.
• Batı
İçin Dersler: Yazarlar, Sovyet deneyiminin, siyasi rejiminden bağımsız
olarak, sağlık hizmetlerinin nasıl daha adil ve rasyonel bir şekilde organize
edilebileceğine dair paha biçilmez dersler sunduğunu vurgulamaktadır. Komünist
bir ülkede uygulanan bu bütünleşik, kamusal ve önleyici odaklı modelin,
kapitalist ülkelerdeki parçalı, kâr odaklı ve verimsiz sistemler için önemli
bir alternatif ve meydan okuma teşkil ettiği sonucuna varmışlardır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Google hesabıyla yorum yapmak istemiyorsanız, yorum yazmadan önce Ad/Url seçeneğinde, sadece ad kısmını doldurabilirsiniz.