Marksist Araştırmalar [MAR] | Komünizm: Tarihin Çözülen Bilmecesi

23 Şubat 2026 Pazartesi

Küba Tarihi | Jose Canton Navarro

MAR

Küba’nın tarihsel serüveni, coğrafyasının ona dayattığı stratejik kader ile üzerinde yaşayan halkın iradesi arasındaki amansız mücadelenin ürünüdür. Antil Denizi’nin kalbinde, Meksika Körfezi’nin girişinde bir "timsah" suretiyle uzanan bu takımada, tarih boyunca "Körfez’in Anahtarı" (La llave del Golfo) olarak nitelendirilmiştir. Ancak bu anahtar, sadece ticaret yollarını açan bir alet değil, aynı zamanda sömürgeci güçlerin ve emperyal hırsların kapısında bir ganimet olarak görülmüştür. Küba'nın trajedisi ve büyüklüğü, bu eşsiz konumunun onu hiçbir zaman "normal" bir gelişim sürecine izin vermeyen bir jeopolitik odağa yerleştirmesinden kaynaklanır. Adanın fiziksel varlığı, dış müdahalelerin iştahını kabartan bir zenginlik sunarken, bu sürekli kuşatılma hali Küba halkının karakterini çelikleştirmiş ve direnişi ulusal kimliğin kurucu unsuru haline getirmiştir.

Küba'nın Fiziksel ve Demografik Verileri

Özellik

Tanım / Veri

Coğrafi Yapı

1600 irili ufaklı adadan oluşan bir takımada.

Yüzölçümü

Yaklaşık 111.000 km².

Stratejik Konum

Meksika Körfezi girişi; Florida'ya 180 km, Meksika'ya 210 km mesafe.

İklim

Yarı tropikal; yıllık ortalama 25,4 °C ("Sürekli yaz").

Etnik Yapı (1996)

%66 Beyaz, %12 Siyah, %21,9 Melez, %0,1 Asya kökenli.

Nüfus Yoğunluğu

11 milyon (1996 verisi); km² başına 99 kişi.

Ulusal Semboller ve Tarihsel Önemleri:

• Tek Yıldızlı Bayrak (La Estrella Solitaria): 1849'da tasarlanan, bağımsızlık savaşlarının ve özgürlük tutkusunun sancağı.

• Ulusal Marş (Bayamo Marşı): Pedro Figueredo tarafından 1867'de bestelenen; halkı zincirlerle yaşamanın utancına karşı ölüme ve zafere çağıran savaş nidası.

• Kraliyet Palmiyesi (Roystonea): Ülkenin her toprağında görkemle yükselen, eğilmeyen duruşuyla ulusal armayı süsleyen simge ağaç.

• Ulusal Çiçek (Mariposa): Beyaz ve nefis kokulu Kelebek Yasemini.

Bu fiziksel çerçeve, adanın ilk sakinlerinden modern devrimcilere kadar uzanan bir sürekliliğin zeminidir. Ancak bu toprakların trajedisi, Avrupalıların "keşfi" ile başlayan fiziksel imha süreciyle yazılmaya başlanmıştır.

2. Kolomb Öncesi Dönem ve "Yeni Dünya"nın Keşfi

Avrupalılar 1492’de Küba’ya ulaştığında, adada binlerce yıllık geçmişi olan, doğayla uyumlu ancak teknolojik olarak Taş Devri döneminde yaşayan bir uygarlık buldular. Kristof Kolomb’un "Hindistan" yanılgısıyla adım attığı bu topraklar, aslında Güney Amerika kökenli Aruaco torunları olan halkların yurduydu. İspanyol istilası, bu halklar için sadece bir sömürgeleşme değil, sistemli bir "fiziksel yok oluş" süreciydi. İspanyol "konkistadorların" altın hırsı ve dayattıkları üretim ilişkileri, yerli halkın binlerce yıllık doğal evrimini vahşice durdurarak onları tarihten silmiştir.

Küba'nın İlk Sakinleri: Gelişmişlik ve Köken Analizi

• Guanajatabeyler: Adanın en eski ve en iptidai sakinleridir. Mağaralarda yaşayan, tarım yapmayan ve "deniz kabuğu kültürü" olarak bilinen göçebe toplayıcılardır.

• Siboneyler (Ciboneyler): Taino öncesi bir kültüre sahiptirler. Genellikle Tainolara hizmet eden, taş yontma yöntemleri iptidai olan ve tarımsal faaliyetlere yeni başlayan bir gruptur.

• Tainolar (Kültürel Kompleks III): Adanın en gelişmiş grubudur. Kökenleri Venezuela'daki Orinoco nehri havzasına (Aruacolar) dayanır. Toprağı işleyen (mısır, tütün, manyok), cilalı taş aletler üreten ve hiyerarşik bir toplumsal yapıya sahip olan gruptur.

Hatuey Direnişi: Sömürgeciliğe karşı ilk organize tepki, Hispanyola'dan kaçarak Küba'da direnişi örgütleyen kabile reisi Hatuey’den gelmiştir. İdam edilmeden hemen önce, İspanyolların da orada olduğunu öğrenince "onları bir daha görmemek için cennete gitmeyi reddeden" Hatuey, adadaki ilk bağımsızlık ruhunun ve boyun eğmezlik mirasının simgesidir.

Yerli işgücünün vahşi sömürü, salgın hastalıklar ve kitlesel intiharlar sonucu yok oluşu, sömürgecileri Afrika'dan getirilen köle emeğine yöneltmiş; bu da Küba'nın demografik ve kültürel çehresini sonsuza dek değiştirmiştir.

3. Sömürge Dönemi Çatışmaları ve Ekonomik Dönüşüm (16.-18. Yüzyıl)

16. ve 18. yüzyıllar arasında Küba, İspanyol ticaret tekelinin baskıcı kontrolü ile uluslararası korsan saldırılarının kıskacında şekillendi. Havana, stratejik önemi nedeniyle Francis Drake ve Jacques de Sores gibi figürlerin hedefi olurken, İspanyol tahtı adayı bir "kale-ada" olarak tahkim etti. Ancak bu dönemin en büyük kırılma noktası, 1762'deki İngiliz işgalidir.

Havana'nın İngiliz İşgali (1762): Bir Zihniyet Devrimi Sadece 11 ay süren bu dönem, Küba tarihinin gidişatını kalıcı olarak değiştirdi. İngilizlerin getirdiği serbest ticaret düzeni, yerel burjuvazinin (Kreoller) İspanyol tekelinin ne kadar kısıtlayıcı olduğunu anlamasını sağladı. 11 ayda limana giren bin gemi, yerel üreticinin zihninde "bağımsız ekonomik varlık" fikrini uyandırdı; Küba artık İspanya'nın kaba sömürge zincirlerine geri dönmek istemiyordu.

Ekonomik Çatışma Alanları:

• Şeker ve Tütünün Yükselişi: 18. yüzyıl sonunda şeker imalathanelerinin modernizasyonu, işgücü ihtiyacını patlatarak köle ticaretini doruk noktasına çıkardı. Şeker, adayı hem zenginleştirdi hem de köleliğin kanlı bağlarıyla sömürgeciliğe mahkûm etti.

• Veguero (Tütün Üreticileri) İsyanları: 1717-1723 yılları arasında İspanyol hükümetinin tütün üzerindeki devlet tekeli (estanco) kararına karşı çıkan üreticiler, sömürge yönetimine karşı ilk organize sınıf tepkisini örgütlediler. İsyancıların cesetlerinin yollara asılması, sömürge yönetiminin halkla olan duygusal kopuşunun ilk işaretidir.

4. Bağımsızlık Yolunda 19. Yüzyıl: On Yıl Savaşı ve Jose Marti

19. yüzyıl Küba için Reformizm, İlhakçılık ve tam Bağımsızlık akımlarının ideolojik bir savaşıydı. 1868'de Carlos Manuel de Cespedes'in La Demajagua'da kölelerini azat ederek başlattığı hareket, sadece bir isyan değil, "Küba Ulusu"nun doğum sancısıydı. Bu dönemde Küba halkı, boyunduruk altındaki bir tokluktansa, yıldızın altındaki onurlu bir savaşı seçti.

Mambiselerin (Kurtuluş Savaşçıları) Destanı:

• On Yıl Savaşı (1868-1878): Bölgecilik ve disiplinsizlik nedeniyle Zanjon Paktı ile duraksasa da, Antonio Maceo'nun Baragua Reddiyesi, bağımsızlık ve köleliğin kaldırılması olmadan barışı reddederek davanın ahlaki üstünlüğünü korudu.

• Bayamo’nun Yakılması (12 Ocak 1869): Küba halkının trajik kararlılığının zirvesidir. Bayamo halkı, şehirlerini İspanyollara teslim etmektense kendi elleriyle ateşe vermiş; küller içinde hür yaşamayı tercih etmiştir.

• Gerekli Savaş (1895): Jose Marti'nin Küba Devrimci Partisi (PRC) aracılığıyla tüm sınıfları ve ırkları birleştirdiği modern modeldir. Marti, "herkesle ve herkesin iyiliği için" diyerek demokratik bir cumhuriyetin temellerini attı.

Askeri Deha: "Tunç Titan" Antonio Maceo ve Başkumandan Maximo Gomez, fakirliğin içinden doğan bir yaratıcılıkla machete (pala) saldırılarını askeri bir dehşete dönüştürdüler. Ancak İspanya askeri olarak çökmek üzereyken, ABD "Maine" gemisindeki karanlık patlamayı bahane ederek müdahale etti (1898).

5. Cumhuriyet Dönemi, ABD Müdahalesi ve Diktatörlükler

1898'de İspanyol boyunduruğu sona erdiğinde, Küba'nın karşısında "kurtarıcı" maskesiyle yeni bir güç belirdi. ABD, James Monroe ve John Quincy Adams'ın "Olgun Meyve" (Ripe Fruit) teorisine sadık kalarak, Küba'nın kendi avuçlarına düşmesini beklemiş ve tam o anda müdahale etmiştir. 1902'de kurulan Cumhuriyet, Platt Yasası’nın prangalarıyla doğan bir "Yarı-Sömürge" yapısıydı.

Platt Yasası ve Egemenliğin Amputasyonu:

• ABD'nin Küba'nın iç işlerine her an müdahale etme hakkı.

• Guantanamo ve stratejik limanların ABD üssü olarak tahsisi.

• Küba'nın dış borçlanma ve antlaşma yetkilerinin Washington onayına bağlanması.

Ekonomik Krizler ve Diktatörlükler:

• "Şişman ve Cılız İnekler": Şeker fiyatlarındaki spekülatif dalgalanmalar halkı derin sefalete sürüklerken, ABD sermayesi adanın tüm maden ve topraklarını ele geçirdi.

• 1933 Devrimi ve Batista: Machado tiranlığına karşı halkın yükselişi, sivil-asker hareketini tetikledi; ancak bu süreçten ABD desteğiyle sıyrılan Fulgencio Batista, adayı yolsuzluk ve baskının merkezi haline getirdi.

6. 1959 Devrimi ve Sosyalist İnşa

1950'lerin ortasında, Batista'nın kanlı diktatörlüğü ve ABD hegemonyası altındaki Küba, Marti'nin "Yüzüncü Yıl Kuşağı" tarafından uyandırıldı. Moncada Kışlası ile başlayan ateş, Sierra Maestra'da bir halk savaşına dönüştü.

Devrimin Kararlı Akışı:

• 26 Temmuz 1953: Moncada Baskını (Devrimin meşalesinin yakılması).

• 1956: Granma yatının varışı ve gerilla savaşının başlaması.

• 1958: Santa Clara Muharebesi ve Che Guevara'nın zaferi.

• 1 Ocak 1959: Diktatörlüğün çöküşü ve halk iktidarı.

Analiz: Devrim, sadece askeri bir başarı değil, köklü bir toplumsal dönüşümdür. Tarım Reformu ve Okuma-Yazma seferberliği rejime sarsılmaz bir halk meşruiyeti kazandırdı. ABD'nin Domuzlar Körfezi'ndeki yenilgisi ve bitmek bilmeyen ablukası (Embargo), Küba'yı sosyalist inşa sürecinde daha radikal bir dış politikaya ve Sovyetler Birliği ile stratejik ortaklığa itti.

7. Sonuç: Tarihsel Miras ve 21. Yüzyıla Bakış

Küba tarihi, Jose Marti’nin ölümsüz şiirinde tasvir ettiği o ebedi seçimdir: İtaat içindeki rahatlık (boyunduruk) ile özgürlük yolundaki yalnız ve onurlu parlama (yıldız). Küba halkı, Bayamo’yu yakanların ve Baragua’da teslimiyeti reddedenlerin torunları olarak her zaman yıldızı seçmiştir. Bugün Küba, sadece bir coğrafi bir yer değil; emperyalizme karşı direncin, uluslararası dayanışmanın ve insani kalkınmanın küresel bir kutup yıldızıdır.

Küba Tarihinden 5 Kritik Ders:

1. Ulusal Birlik ve Irk Eşitliği: Sınıflar ve ırklar arası birlik sağlanmadan emperyalizme karşı durulamaz.

2. Egemenliğin Tavizsizliği: Jeopolitik konum nedeniyle dış müdahalelere açık olan Küba için tam bağımsızlık, hayatta kalmanın tek yoludur.

3. Halk Desteğinin Meşruiyeti: Hiçbir askeri güç, halkın eğitim ve sağlık gibi temel haklarını merkezine alan bir devrimin meşruiyetini yıkamaz.

4. Enternasyonalizm: Küba’nın ayakta kalma mucizesi hem gördüğü hem de sunduğu (doktorlar, insani yardımlar) dayanışma ruhundadır.

5. Düşünsel Süreklilik: Jose Marti'den Fidel Castro'ya uzanan "onur ve direniş" çizgisi, halkın tarihsel hafızasının ana omurgasıdır.

Küba, tarih boyunca karşılaştığı o büyük ikilemde, alnında "parlak ve öldürücü yıldızı" taşımayı, boyun eğmiş bir tokluğa tercih etmeye devam etmektedir. Şehirlerini yakan ama ruhunu satmayan bir halkın biyografisi, henüz son sözünü söylememiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Google hesabıyla yorum yapmak istemiyorsanız, yorum yazmadan önce Ad/Url seçeneğinde, sadece ad kısmını doldurabilirsiniz.

[MANTIK]: MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

[DEVRİM BİLİMİ]

E-KİTAP AKTÜALİTEYE MARKSİST YAKLAŞIM: PERSPEKTİFLER

MARKSİZM NEDİR? KLASİKLERİ OKURKEN

MARKSİZM: ANAHTAR TERİMLER VE TEMALAR

MARKSİZM: TOPLUM VE SİYASET BİLİMİ

MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

MARKSİST İKTİSAT

GÜNCEL MESELELER

KİTAP İNCELEMELERİ

SSCB'YE DAİR...

TARİH BİLİMİ

EVRİM GERÇEĞİ

ÇEŞİTLİ KONULAR

LİDER

Karl Marx - Kapital

Kısa Sovyet Film ve Belgeseller [Türkçe]