MAR
Savaş konusundaki yazımızı, daha önce gönderdiğimiz diğer yazılara yaptıkları gibi geri çeviren sendika.org'un bize yazdıkları şöyle:
Merhaba,
Tekrar emeğinize sağlık ve ilginiz için teşekkür ederiz. Ancak daha önceki sorunlar ikinci yazıda da devam ediyor. Yazınız çok başlıklı ve başlıklar (argümanlar) gerektiği kadar açılmamış. İlgili konular da kamuoyunda mutabakatın sağlandığı konular olmayınca tartışmalara tatmin edici bir yanıt üretmekten veya katkı sunmaktan uzak kalıyor.
Niyetin bu olup olmamasından bağımsız olarak, bu durum tartışmayı politik doğrucu bir çerçeveye, gerçek koşullardan bağımsız bir ilke tartışmasına sıkıştırma ihtimalini doğurmaktadır.
Yazınızın bu haliyle yayımlanması, hem sizi hem de bizi istemeyeceğimiz tartışmalara çekebilir.
Bu nedenle yazınızı geri çeviriyoruz. Anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz.
İyi çalışmalar.
Bizim cevabımız ise şöyle oldu:
Sendika.org Editörlerine,
Yazıma dair ilettiğiniz "politik doğrucu çerçeve" ve "gerçek koşullardan kopukluk" eleştirilerinizi aldım. Ancak bu ifadelerin, Marksist literatürde "oportünizm" ve "jeopolitik pragmatizm" olarak tanımlanan sapmanın tipik birer dışavurumu olduğunu belirtmek zorundayım.
Sizin "gerçek koşullar" olarak sunduğunuz perspektif, aslında anti-emperyalizmi sadece "ABD-İsrail saldırganlığına karşı durmak" parantezine hapseden; saldırıya uğrayan tarafın (İran devleti) sınıfsal karakterini ve kendi halkı üzerindeki baskısını "ehvenişer" mantığıyla görmezden gelen bir tutumdur. Bu yaklaşım, işçi sınıfını emperyalist bloklardan birine veya yerel gericiliğe yedekleme riskini taşır.
Yazımı "politik doğrucu" bulmanız manidardır. Zira Marksizm, sınıfın bağımsızlığını egemenlerin savaş takvimine kurban etmeyi reddeder. Zimmerwald’de Lenin ve Luxemburg’a da "gerçek koşullardan kopuk" denmişti; oysa asıl "gerçekçi" olanın, her iki gerici bloğa da mesafe koyarak "Üçüncü Cephe"yi inşa etmek olduğu tarihsel bir hakikattir.
Yazımı "tartışmaları açmamakla" eleştirirken, aslında metindeki "Enternasyonalist Bozgunculuk" ve "Sınıfsal Bağımsızlık" gibi net Marksist ilkelerin, sizin yayın politikanızdaki devrimci-demokrat sınırları zorladığını görüyorum. Kamuoyunda mutabakat sağlanmamış olması, bir yazının reddedilme gerekçesi değil, aksine devrimci bir yayının o tartışmayı açma sorumluluğudur.
Başka yazılarımın da geri çevrilmesindeki keyfiyeti ve "tatmin edici yanıt üretmeme" bahanesini, teorik bir derinlik farkı ve politik bir bariyer olarak not ediyorum. Sınıfsal bağımsızlığı, güncel jeopolitik dengelere ve "taraf seçme" zorunluluğuna meze etmeyen Marksist duruşu savunmaya devam edeceğimizi hatırlatırım. Sizinle olan ilişkimizi sonlandırıyorum.
İyi çalışmalar.
Mahmut Boyuneğmez
İlgili yazıların bağlantı adresi:
i) https://marksistarastirmalar.blogspot.com/2026/02/abd-israil-devleti-ile-iran-devleti.-arasindaki-savas.html
ii) https://marksistarastirmalar.blogspot.com/2026/03/abd-israil-ile-iran-devleti-arasndaki-savasta-emekcilerin-tavri.html
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Google hesabıyla yorum yapmak istemiyorsanız, yorum yazmadan önce Ad/Url seçeneğinde, sadece ad kısmını doldurabilirsiniz.