Marksist Araştırmalar [MAR] | Komünizm: Tarihin Çözülen Bilmecesi

5 Ağustos 2026 Çarşamba

Kürt Hareketleri, Emperyalizm ve Sınıf Tutumu

MAR


KÜRT SORUNU, EMPERYALİZM VE SAVAŞ DÜZENEĞİ | ERDOĞAN ATEŞİN

Kürt Meselesi, “Etnik Sorun” Değil, Tarihsel-Sınıfsal Bir Çözülme Alanı

1. Kürt meselesi, egemen ideolojilerin ısrarla sunduğu gibi ne “geri kalmış bir etnisitenin modern ulus-devlete uyum sorunu”dur, ne de salt bir “kimlik tanınması” meselesi. Kürt meselesi, kapitalist modernitenin Ortadoğu’ya zorla giydirilmesi sürecinde ortaya çıkan tarihsel bir yarılmanın adıdır.

Bu yarılma üç düzlemde eşzamanlı gelişmiştir:

Emperyalist paylaşım

Bölgesel gerici egemenliklerin inşası

Yerel toplumsal yapının zorla parçalanması

Kürt halkı, bu üçlü süreçte yalnızca baskılanan değil; aynı zamanda sürekli yeniden konumlandırılan, işlevsel hale getirilen bir unsur olmuştur. Dolayısıyla mesele, “bastırılmış bir kimliğin özgürleşmesi”nden ibaret değildir; mesele, emperyalist savaş düzeneklerinin sürekliliği için gerekli olan istikrarsızlık alanlarından birinin kalıcılaştırılmasıdır.

2. Emperyalizm ve Kürt Coğrafyası - Bölünmüşlük Bir Sonuç Değil, Bir Araçtır

Kürt coğrafyasının dört parçaya bölünmüşlüğü (Türkiye, İran, Irak, Suriye), tarihsel bir “talihsizlik” değil; bilinçli ve işlevsel bir emperyalist tasarımın ürünüdür.

Sykes-Picot yalnızca sınır çizmemiştir.

Şunları üretmiştir:

Sürekli kriz hali

Kalıcı egemenlik bağımlılığı

Yerel iktidarların emperyal merkezlere bağlanması

Halklar arası güvensizlik ve parçalanma

Kürtler bu düzende;

Ne tam anlamıyla “ulus” olabilmiş,

Ne de mevcut devletler içinde eşit yurttaşlığa ulaşabilmiştir.

Bu “arada kalmışlık”, emperyalizm için bir zayıflık değil; stratejik bir avantajdır. Çünkü Kürt meselesi, her savaş döneminde,

Bir basınç vanası,

Bir vekâlet gücü rezervi,

Bir meşruiyet üretim aracı olarak kullanılmaktadır.

3. Savaş Rejimi Olarak Kürt Meselesi

Ortadoğu’da savaş, olağanüstü bir durum değildir; yönetim biçimidir.

Kürt meselesi ise bu savaş rejiminin en uzun soluklu aparatlarından biridir.

Şu diyalektik burada belirleyicidir:

Savaş derinleştikçe Kürt meselesi “önem kazanır”;

Barış ihtimali belirdikçe Kürt meselesi “askıya alınır”.

Bu nedenle Kürt halkına sunulan her “çözüm”, şu sınırlar içinde tutulur.

Emperyalist dengeleri bozmayacak,

Bölgesel devletlerin güvenlik mimarisini tehdit etmeyecek,

Kapitalist mülkiyet ilişkilerine dokunmayacak.

Bu sınırların dışına çıkan her hamle,

Ya askeri olarak ezilir,

Ya siyasi olarak tasfiye edilir,

Ya da içeriden çürütülür.

4. Ulusal Hareket, Emperyalizm ve Sınır

Burada zor ama kaçınılmaz bir tespit yapmak zorundayız.

Kürt ulusal hareketlerinin tarihsel seyri, emperyalizmle mesafesini belirleyemediği ölçüde ilerleyememiştir.

Bu şu anlama gelmez.

“Kürt hareketleri bilinçli olarak emperyalizmin aracı olmuştur.”

Ama şu anlama gelir.

Emperyalist sistem, Kürt hareketlerini kendi kriz anlarında esnek bir şekilde kullanabilmiştir.

Bu kullanım biçimleri.

Askeri müttefiklik

Siyasi meşrulaştırma

Bölgesel rakiplere karşı koz

İç savaşların derinleştirilmesi

şeklinde tezahür etmiştir.

Buradaki temel sorun, ulusal kurtuluş perspektifinin sınıfsal ve anti-emperyalist bir kopuşa dayanmamasıdır. Ulusal talepler, sınıfsal çelişkilerden koparıldığında, kaçınılmaz olarak yeni bağımlılık ilişkileri üretir.

5. Sonuç Yerine - Çözüm Nerede Değil?

Bu bölümü şu bilinçle açıklıyoruz:

Çözüm, emperyalist merkezlerde değildir.

Çözüm, bölgesel gerici devletlerin “reform” vaadinde değildir.

Çözüm, etnik kimliğin tek başına yüceltilmesinde değildir.

Çözüm, Ortadoğu halklarının ortak anti-emperyalist, sınıfsal ve devrimci bir hatta buluşmasındadır.

Kürt meselesi ancak bu hattın içinde özgürleşebilir, aksi halde sürekli yeniden üretilecektir.

***

[DEĞERLENDİRME / YANIT]

NİYETLERİN DEĞİL NESNEL İŞLEVİN ANALİZİ: KÜRT HAREKETLERİ, EMPERYALİZM VE SINIF TUTUMU | MAHMUT BOYUNEĞMEZ

Erdoğan Ateşin’in metni, genel hatlarıyla anti-emperyalist tonda görünen, meseleyi burjuva-liberal kimlik siyasetinin ötesine geçerek tarihsel ve bölgesel ölçekte ele almaya çalışan bir yapıya sahip. Ancak, Marksist teori ışığında bakıldığında, Ateşin’in analizinde kritik ideolojik/teorik eksikler, yöntemsel kaçamaklar ve sınırına dayanıp geri çekildiği noktalar göze çarpıyor.

Metni şu temel başlıklar altında değerlendirebiliriz:

1. Doğru Başlangıç, Yetersiz Somutlaşma: "Sınıfsal Çözülme" Diyor Ama Sınıf Siyasetini Somutlamıyor

  • Ateşin'in Tespiti: Kürt meselesinin salt bir "kimlik tanınması" olmadığını, kapitalist modernite ve emperyalist paylaşımın bir ürünü olduğunu belirtiyor. Ulusal taleplerin sınıfsal çelişkilerden koparıldığında yeni bağımlılıklar ürettiğini ifade ediyor.
  • Marksist Eleştiri:
    • Ateşin, sorunu "tarihsel-sınıfsal" olarak tanımlasa da Kürt coğrafyasındaki sınıfsal katmanlaşmayı ve Kürt burjuvazisini / egemen sınıflarını tamamen denklemin dışında tutuyor.
    • Sınıf tahlili yalnızca dışsal bir etken (emperyalizm ve bölgesel devletler) üzerinden yürütülüyor. Oysa Marksist bir analiz, Kürt toplumu içindeki ağalık/aşiret kalıntılarını, petrol zenginlerini, komprador burjuvaziyi ve bunların emperyalizmle kurduğu organik bağı açığa çıkarmak zorundadır.
    • "Sınıfsal kopuş" derken ne kastedildiği muğlaktır. İşçi sınıfının öncülüğü, üretim araçlarının kamusal mülkiyeti, sosyalist/emekçi iktidarı perspektifi açıkça konulmamakta, soyut bir "sınıfsal vurgu" ile yetinilmektedir.

2. Ulusal Hareketlere "Politeizm" ve Günah Çıkarma Esnekliği: "Kullanıldılar" Söyleminin Aşılması Gerekliliği

  • Ateşin'in Tespiti: “Bu şu anlama gelmez: 'Kürt hareketleri bilinçli olarak emperyalizmin aracı olmuştur.' Ama şu anlama gelir: Emperyalist sistem bu hareketleri esnek biçimde kullanabilmiştir.”
  • Marksist Eleştiri:
    • Ateşin burada tipik bir çekingenlik göstermekte, nesnel gerçeklikle yüzleşmekten kaçınmaktadır.
    • Bir siyasal hareketin niteliği "niyetleri" ile değil, içinde yer aldığı askeri-politik ittifaklar, aldığı lojistik/istihbarat desteği ve hizmet ettiği nesnel sonuçlar ile belirlenir.
    • ABD ve İsrail'in askeri/istihbarat üssü haline gelen, emperyalist bombardımanların karadaki gücü olmayı kabul eden, Pentagon yetkilileriyle ortak harekât planlayan örgütleri hâlâ "bilinçsizce araçsallaştırılan masum yapılar" gibi sunmak Marksist perspektifle bağdaşmaz.
    • Buradaki durum basit bir "kullanılma" veya "mesafe koyamama" sorunu değildir; emperyalist sistemle kurulan doğrudan sınıfsal ve askeri ortaklıktır. Ateşin, ulusal harekete "konduramama" refleksinden sıyrılamamıştır.

3. UKKTH ve Ulusal Sınırlar Konusunda İdeolojik Yalpalamalar

  • Ateşin'in Tespiti: Kürtlerin ne tam ulus olabildiğini ne eşit yurttaşlığa ulaşabildiğini söyleyerek "arada kalmışlık" tespiti yapıyor ve çözümün etnik kimliğin yüceltilmesinde olmadığını vurguluyor.
  • Marksist Eleştiri:
    • Ateşin, kimlikçiliği eleştirir gibi görünse de Ulusların Kaderini Tayin Hakkı'nın (UKKTH) günümüz emperyalizm çağındaki gerici işlevini teşhir etmekten kaçınmaktadır.
    • UKKTH ilkesi günümüz koşullarında anti-emperyalist niteliğini kaybetmiş; etnik mikro-milliyetçiliklerin, Ortadoğu'nun parçalanmasının ve emperyalizmin yeni korumalıklar (protektora) kurmasının kılıfı haline gelmiştir.
    • Ateşin, "çözüm etnik kimliğin tek başına yüceltilmesinde değildir" derken açıkça UKKTH'nin tamamen terk edilmesi gerektiğini söyleyemiyor. Etnik temelli ayrışma yerine sınırları ve etnisiteleri reddeden bağımsız devrimci sınıf hattını (Devrimci Bozgunculuk ve Emekçi İktidarı) net bir teorik ilke olarak vaaz edemiyor.

4. Bölgesel Savaş ve Devlet Tutumunda Muğlaklık

  • Ateşin'in Tespiti: Bölgesel devletlerin "savaş rejimi" uyguladığını, emperyalizmin bu krizleri beslediğini ifade ediyor.
  • Marksist Eleştiri:
    • Ateşin, emperyalizm ile bölgesel kapitalist devletler (İran) arasındaki ilişkiyi koyarken, bu devlete karşı proletaryanın alması gereken bağımsız devrimci tutumu (Leninist devrimci bozgunculuk) es geçmektedir.
    • Ne emperyalist müdahalelere ve onların yerel piyonlarına alan açılmalı ne de bölgesel burjuva-gerici devletlerin bekası arkasında saf tutulmalıdır. Ateşin, savaşa karşı "Ne emperyalizm/taşeronlar ne de gerici burjuva devletler; çözüm Sosyalist Emekçi İktidarıdır" formulasyonunu cesaretle koyamamaktadır.

Nesnel Gerçekleri Hatırlatma:

1. Olgusal / Maddi Gerçeklik

Kürt hareketlerinin emperyalist devletlerle askeri-politik ilişkileri soyut birer iddia veya ideolojik bir yakıştırma değil; taraf olan devletlerin ve örgütlerin kendi resmi açıklamalarıyla, bütçe belgeleriyle ve saha uygulamalarıyla sabittir:

  • Pentagon Bütçesi ve Resmi Ortaklık: ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Suriye Demokratik Güçleri (SDG/YPG) için her yıl ABD Kongresi’nden yüz milyonlarca dolarlık doğrudan fon (Train and Equip / Eğit-Donat) talep etmekte ve bu bütçe onaylanmaktadır. Saha operasyonlarında ortak karargâhlar kurulmakta, ABD hava kuvvetlerinin desteğiyle karada ortak harekâtlar düzenlenmektedir.
  • Askeri/İstihbarat Üsleri: Kuzeydoğu Suriye'de (Rümeylan, Ömer Petrol Sahası, Haseke vb.) ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (Erbil) sınırlarında yer alan ABD askeri üsleri, bu örgütlerin denetimindeki sahalarda varlığını sürdürmektedir.
  • İsrail ve Bölgesel İstihbarat İlişkileri: İsrail devlet aklı, 1960’lardaki "Çevre Stratejisi"nden (Peripheral Doctrine) bu yana bölgedeki Kürt yapılarıyla (ikmal, eğitim, petrol ticareti ve istihbarat alanlarında) doğrudan ilişkiler yürütmektedir. Son dönemde de Doğu Kürdistan (İran Kürdistanı) kökenli örgütlerin İsrail ve ABD istihbarat ağıyla kurduğu temaslar uluslararası analize ve raporlara sıkça yansımaktadır.

2. Marksist Açıdan Neden "Araçsallaştırma" Söylemi Yetersizdir?

Marksizm, siyasal aktörleri ve yapıları niyetlerine, söylemlerine, romantik ideallerine veya kendi kendilerini nasıl tanımladıklarına göre değil; içinde yer aldıkları nesnel sınıfsal ilişkilere ve hizmet ettikleri askeri-politik sonuçlara göre değerlendirir.

  • "Niyet" Değil, "Nesnel İşlev": Bir yapının "Biz halkımızın özgürlüğü için savaşıyoruz" demesi veya kendi kadrolarının buna samimiyetle inanması, o hareketin niteliğini belirlemez. Eğer bir güç, küresel finans-kapitalin ve emperyalist orduların bölgesel stratejisinde karadaki piyonu / korumalığı haline gelmişse, nesnel konumlanışı emperyalist savaş aygıtının bir parçası olmasıdır.
  • Bilinçli Sınıfsal/Siyasal Tercih: ABD ordusuyla protokol imzalayan, stratejik hammadde (petrol) sahalarını emperyalist sermaye ile ortak kontrol eden ve Pentagon'dan maaş/silah alan yapıları "saf, kandırılmış, ne yaptığını bilmeyen araçlar" olarak sunmak, aktörlerin siyasi sorumluluğunu gizlemektir. Bu yapılar birer edilgen nesne değil; emperyalizmle ittifak kurmayı kendi bekaları ve iktidarları için "stratejik bir zorunluluk" olarak seçmiş burjuva/küçük-burjuva önderliklerdir.

3. "Gevşek/Oportünist" Yaklaşımın Zaafı

Eğer bir analist/yazar bu ilişkiyi sadece "Talihsiz bir kaza", "Emperyalizmin esnek kullanımı" veya "Bilinçsiz bir araçsallaşma" olarak tanımlıyorsa, burada şu iki ihtimalden biri geçerlidir:

  1. Küçük-Burjuva İdealizmi: Siyasette "niyetleri" belirleyici sanmak ve sınıf mücadelesinin acımasız yasalarından kaçarak ulusal harekete toz konduramamak.
  2. Kavramsal / İdeolojik Kaçamak: Emperyalist işgal ve parçalama siyasetine doğrudan entegre olmuş yapıları açıkça teşhir etmekten çekinmek; böylece hem "anti-emperyalist" görünüp hem de "kimlikçi" çevrelerle teorik ve politik bağları koparmama fırsatçılığı (oportünizm).

Özetle

Bir hareket emperyalizmin lojistiğini, silahını, istihbaratını ve hava korumasını alıp onun stratejik planına ortak oluyorsa, o hareket artık "kandırılan bir mağdur" değil; emperyalist saldırı düzeneğinin doğrudan bir unsurudur. Bunu dolandırmadan ifade etmek, devrimci sınıf siyasetinin ilk şartıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Google hesabıyla yorum yapmak istemiyorsanız, yorum yazmadan önce Ad/Url seçeneğinde, sadece ad kısmını doldurabilirsiniz.

[MANTIK]: MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

[DEVRİM BİLİMİ]

E-KİTAP AKTÜALİTEYE MARKSİST YAKLAŞIM: PERSPEKTİFLER

MARKSİZM NEDİR? KLASİKLERİ OKURKEN

MARKSİZM: ANAHTAR TERİMLER VE TEMALAR

MARKSİZM: TOPLUM VE SİYASET BİLİMİ

MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

MARKSİST İKTİSAT

GÜNCEL MESELELER

KİTAP İNCELEMELERİ

SSCB'YE DAİR...

TARİH BİLİMİ

EVRİM GERÇEĞİ

ÇEŞİTLİ KONULAR

LİDER

Karl Marx - Kapital

Kısa Sovyet Film ve Belgeseller [Türkçe]