Mahmut
Boyuneğmez
Zifiri
karanlıkta dalgalara (Orta Çağ’ın skolastik dogmaları) karşı sağlam ve yalnız
(toplumsal kalıpların dışında), yüksekten çevresini 360 derece tarayan (disiplinlerüstü
geniş bakış açısı) ve yön gösteren bir ışık kaynağı (“aydınlatıcı”): Sanatı,
bilimi ve doğayı tek bir aydınlık ufukta birleştiren evrensel bakışın simgesi.
1.
Giriş: Disiplinlerötesi Bir Adamın Anatomisi
Leonardo da Vinci
(1452–1519), Rönesans'ın en önemli sanatçılarından biri olmasının yanı sıra
mühendislik, anatomi, hidrodinamik, optik, mekanik, mimarlık ve doğa
gözlemleriyle ilgilenmiş olağanüstü bir araştırmacıdır. Onu yalnızca bir ressam
olarak değerlendirmek, bıraktığı mirasın önemli bir bölümünü gözden kaçırmak
anlamına gelir. Leonardo'nun asıl özgünlüğü, farklı bilgi alanlarını
birbirinden kopuk uğraşlar olarak değil, doğayı anlamanın birbirini tamamlayan
yolları olarak ele almasıdır.
Leonardo için sanat ile
bilim arasında kesin bir sınır yoktu. Bir insan bedenini doğru biçimde
resmedebilmek için anatomiye, ışığın ve gölgenin nasıl oluştuğunu anlayabilmek
için optiğe, hareketi tasvir edebilmek için mekanik ve anatomiye, suyun
hareketini anlayabilmek için gözlem ve geometriye başvuruyordu. Çizim, onun
için yalnızca sanatsal bir ifade aracı değil, aynı zamanda düşünmenin,
gözlemlemenin, çözümlemenin ve fikirleri sınamanın bir yoluydu. Günümüze ulaşan
binlerce çizim ve not, bu düşünsel-pratik yöntemin en önemli kanıtıdır.
Metropolitan Müzesi, Leonardo'nun yaklaşık dört bin çizim yaprağının günümüze
ulaştığını belirtmektedir.
Leonardo'nun
kariyerindeki en dikkat çekici belgelerden biri, 1482 civarında Milano
hükümdarı Ludovico Sforza'ya sunduğu mektuptur. Leonardo bu mektupta kendisini
öncelikle askeri mühendislik, tahkimat, köprüler, silahlar ve çeşitli mekanik
düzenekler tasarlayabilen bir kişi olarak tanıtır; resim ve heykel
yeteneklerinden ise mektubun son bölümünde söz eder. Bu durum, onun kendi
yeteneklerini yalnızca ressamlıkla sınırlamadığını ve mühendisliği de mesleki
kimliğinin önemli bir parçası olarak gördüğünü gösterir.
Leonardo'nun merakı son
derece genişti. Gökyüzünün görünümünden suyun hareketine, insan kalbinin
yapısından kuşların uçuşuna, makinelerin hareketinden bitkilerin büyümesine
kadar çok farklı konuları araştırdı. Bu nedenle Leonardo'nun çalışmaları,
Rönesans'ta sanat ile doğa araştırmalarının birbirine yaklaştığı entelektüel
ortamın en çarpıcı örneklerinden birini oluşturur.
2.
Kökenler ve İlk Yıllar: Vinci'den Floransa'ya (1452–1464)
Leonardo, 1452 yılında
Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da doğdu. Babası Ser Piero da Vinci
noter, annesi Caterina ise köylü kökenli bir kadındı. Leonardo'nun gayrimeşru
doğumu, dönemin toplumsal koşulları içinde onun babasının mesleki yolunu izlemesini
zorlaştırdı. Ancak Leonardo'nun daha sonraki gelişimini yalnızca bu durumla
açıklamak doğru olmaz. Onun entelektüel karakterinin oluşmasında doğayla
kurduğu yoğun ilişki, Floransa'daki sanat çevresi ve daha sonra girdiği atölye
ortamı belirleyici oldu.
Leonardo'nun örgün
hümanist eğitimden sınırlı ölçüde yararlanmış olması, onun Latince eğitim almış
hümanist bilginlerin oluşturduğu akademik çevreden farklı bir yoldan
ilerlemesine neden oldu. Kendisinin bazı metinlerinde kendisini “omo sanza
lettere” yani “harfsiz/öğrenimsiz adam” şeklinde nitelemesi, klasik eğitim
eksikliğinin farkında olduğunu gösterir. Bununla birlikte, bu ifade onun
bilgisiz olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, Leonardo yaşamı boyunca yoğun bir
biçimde gözlem yapmış, okumuş, çizmiş ve araştırmıştır.
Onun düşüncesinde
deneyim ve gözlem özel bir yere sahipti. Doğayı yalnızca otoritelerin aktardığı
bilgiler üzerinden değil, doğrudan incelemek istiyordu. Bu yaklaşım daha sonra
onun anatomi, optik, mekanik ve su araştırmalarında açık biçimde görülür.
1473 tarihli Arno
Vadisi çizimi, Leonardo'nun doğaya yönelik erken ilgisinin önemli
örneklerinden biridir. Doğanın yalnızca bir arka plan olarak değil, kendi
başına incelenmeye değer bir gerçeklik olarak ele alınması, Leonardo'nun sanat
anlayışının temel özelliklerinden biriydi.
3.
Çıraklık Dönemi: Verrocchio'nun Atölyesi ve İlk İnovasyonlar
15. yüzyıl Floransa'sı,
sanatın, zanaatın, mühendisliğin ve ticaretin birbirine yaklaştığı önemli bir
merkezdi. Leonardo, Andrea del Verrocchio'nun atölyesine girdiğinde yalnızca
resim öğrenmedi. Dönemin atölyeleri, farklı zanaatların bir arada yürütüldüğü
üretim ortamlarıydı. Metal işçiliği, heykel, resim, mekanik ve çeşitli teknik
uygulamalar bu ortamda birbirine temas ediyordu. Bu nedenle Verrocchio'nun
atölyesi Leonardo'nun sonraki gelişim açısından yalnızca bir sanat okulu değil,
aynı zamanda teknik becerilerin kazanıldığı bir üretim ortamı olarak
görülebilir.
Leonardo'nun bu
dönemdeki gelişimini birkaç başlık altında görmek mümkündür:
- Chiaroscuro:
Işık ve gölge karşıtlığını kullanarak biçimlere hacim kazandırma.
- Sfumato:
Keskin çizgiler yerine tonlar arasında yumuşak geçişler oluşturma.
- Anatomi ve hareket:
İnsan bedeninin hareketlerini ve kas yapısını gözlemleme.
- Doğa gözlemi:
Bitki, hayvan, kaya, su ve atmosfer gibi unsurları doğrudan inceleme.
- Teknik çizim:
Bir nesnenin yalnızca görünüşünü değil, nasıl çalıştığını da çizim yoluyla
ifade etme.
İsa'nın
Vaftizi, Leonardo'nun Verrocchio çevresindeki erken
gelişiminin önemli örneklerinden biridir. Eser ortak bir atölye çalışmasıdır ve
Leonardo'nun resim anlayışındaki yenilikler burada fark edilebilir.
Leonardo'nun sanat
anlayışında çizim giderek daha önemli bir konuma geldi. Çizim, tamamlanmış bir
eserin hazırlık aşaması olmaktan çıkarak doğayı ve mekanizmayı anlamanın
bağımsız bir aracına dönüştü. Bu özellik, ilerleyen yıllarda onun bilimsel
araştırmalarının da temel yöntemlerinden biri olacaktır.
4.
Floransa'da Bağımsız Sanatçı: Gözlem, Portre ve Araştırma
Leonardo 1472 yılında
Floransa Ressamlar Loncası'na kayıtlı bir sanatçı hâline geldi. Ancak
Verrocchio ile ilişkisini bir süre daha sürdürdü. Daha sonra kendi
çalışmalarını geliştirmeye başladı.
Ginevra
de' Benci portresi, Leonardo'nun portre sanatındaki
yeniliklerinden birini gösterir. Burada model yalnızca fiziksel görünüşüyle
değil, psikolojik bir varlık olarak da ele alınır. Leonardo'nun yüz ifadesine
ve insanın içsel durumunun dış görünüşe yansımasına duyduğu ilgi, daha sonraki
çalışmalarında daha da belirginleşecektir.
Ginevra
de' Benci ile Mona Lisa arasında doğrudan aynı
eser anlayışı olmasa da, Leonardo'nun portrelerinde insanın yalnızca dış
görünüşünü kopyalamaktan daha fazlasını amaçladığı görülür. Yüz ifadesi, beden
hareketi, ışık ve atmosfer birlikte değerlendirilir.
1481 civarında San
Donato a Scopeto keşişleri için sipariş edilen Müneccimlerin Hayranlığı
ise tamamlanmadan kaldı. Leonardo'nun birçok çalışmasının tamamlanmamış olması,
onun sanat anlayışının önemli bir özelliğini ortaya koyar. Leonardo çoğu zaman
bir eseri tamamlamaktan çok, problemin kendisini çözmeye yöneliyordu.
Perspektif, figürlerin hareketleri, kompozisyon ve psikolojik ifade gibi
sorunları araştırırken, eser üretim süreci uzayabiliyordu.
Bu durum “tembellik”
veya “işlerini bitirememe” şeklinde açıklanamaz. Leonardo'nun sürekli yeni
sorular ortaya çıkaran araştırmacı karakteri, eserlerinin tamamlanma sürecini
de etkiliyordu. Bununla birlikte bütün tamamlanmamış eserlerini yalnızca bu
nedenle açıklamak da doğru olmaz; sipariş koşulları, taşınmalar ve dönemin
siyasal koşulları da önemliydi.
5.
Milano Dönemi: Saray Sanatçısı, Mühendis ve Tasarımcı (1482–1499)
Leonardo 1480'lerin
başında Milano'ya gitti ve Ludovico Sforza'nın hizmetine girdi. Milano dönemi
onun yalnızca sanatsal değil, mühendislik ve teknik çalışmalarının da büyük
ölçüde geliştiği dönemlerden biridir. Yaklaşık 1481/83–1499 arasındaki Milano
yıllarında Leonardo’nun bilim insanı ve mucit kimliği daha belirgin hâle
gelmiştir.
Leonardo'nun
Milano'daki çalışmalarını iki ana alanda değerlendirmek mümkündür:
Sanat
ve saray çalışmaları
Son
Akşam Yemeği, Milano döneminin en önemli eseridir. Santa
Maria delle Grazie'nin yemekhanesinde gerçekleştirilen eser, İsa'nın
havarilerine içlerinden birinin ihanet edeceğini söylediği anı tasvir eder.
Leonardo burada yalnızca figürleri yan yana dizmek yerine, her karakterin
farklı psikolojik tepkisini kompozisyonun hareketine dâhil eder.
Leonardo'nun figürleri
hareket içinde düşünmesi, onun anatomi ve psikolojiye yönelik ilgisiyle
bağlantılıdır. İnsan bedeninin hareketi ile zihinsel durum arasındaki ilişkiyi
araştırması, sanatında sürekli tekrar eden bir konudur.
Mühendislik
ve mekanik
Leonardo aynı zamanda
savaş makineleri, köprüler, hidrolik sistemler, kaldırma düzenekleri, mekanik
araçlar ve çeşitli çalışma makineleri tasarladı. Onun mühendislik çizimlerinin
önemli özelliği, makineleri yalnızca dış görünüşleriyle değil, parçaları arasındaki
hareket ilişkileriyle göstermesidir.
Çarklar, dişliler,
miller, vidalar, yaylar ve diğer mekanik parçalar arasındaki ilişkileri çizerek
bir makinenin nasıl çalışabileceğini görsel olarak çözümlemeye çalıştı. Bu
çizimler onun makineleri zihinsel olarak hareket hâlinde tasarlayabildiğini
göstermektedir. Leonardo'nun makine çizimlerinde parçaların birbirleriyle nasıl
çalıştığını gösteren grafiksel bir yöntem geliştirdiği belirtilir.
Leonardo'nun hidrolik
çalışmaları da dikkat çekicidir. Suyun akışı, girdaplar, kanallar ve suyun
engellerle karşılaşması üzerine çok sayıda çizim yaptı. Metropolitan
Müzesi’ndeki eser kayıtları, onun suyun engeller çevresindeki hareketini ve
girdaplarını sistematik biçimde incelediğini göstermektedir.
Bu nedenle Leonardo'nun
mühendisliği yalnızca “gelecekte yapılabilecek icatlar” üretme çabası değildi.
Aynı zamanda mevcut doğal ve mekanik süreçleri anlamaya yönelik sistematik bir
gözlem faaliyetiydi.
6.
Leonardo'nun Defterleri: Görsel Bir Laboratuvar
Leonardo'nun en önemli
miraslarından biri tamamlanmış eserlerinden çok, çizimleri ve notlarıdır. Codex
Atlanticus, Codex Arundel, Codex Leicester ve Madrid Codices gibi farklı
koleksiyonlarda bulunan defterler ve sayfalar, sanat, anatomi, mekanik, su, uçuş,
optik, geometri ve günlük yaşamla ilgili çok çeşitli gözlemler içerir.
Bu notların en önemli
özelliği, birbirinden tamamen ayrılmış disiplinler hâlinde olmamasıdır.
Leonardo aynı sayfa üzerinde bir insan anatomisi çizimi, bir mekanik düzenek ve
doğadaki bir hareket hakkında notlar tutabiliyordu. Bu durum onun zihinsel
dünyasında farklı bilgi alanlarının birbirleriyle bağlantılı olduğunu gösterir.
Leonardo'nun notlarında
ayna yazısına sıkça rastlanır. Solak olan Leonardo, birçok notunu sağdan sola
doğru ve aynada okunabilecek biçimde yazmıştır. Onun solaklığıyla bağlantılı
olarak bu yazı biçimini kullandığı belirtilir.
Leonardo'nun
gözlem yöntemi
Leonardo'nun araştırma
anlayışı birkaç temel özellik üzerinden özetlenebilir:
- Doğrudan gözlem:
Doğal olayları mümkün olduğunca kendi gözlemiyle incelemek.
- Çizim:
Gözlemi görsel olarak kaydetmek.
- Karşılaştırma:
Benzer hareketleri farklı doğal olaylarda aramak.
- Mekanik açıklama:
Görünen olayın arkasındaki hareketi ve yapıyı çözmeye çalışmak.
- Deney:
Bir varsayımı uygulama veya gözlem yoluyla sınamaya çalışmak.
- Tekrar:
Bir konuyu farklı açılardan tekrar tekrar incelemek.
Bu yöntem, modern
bilimsel yöntemin bütün unsurlarını eksiksiz biçimde taşıdığı anlamına gelmez.
Leonardo Rönesans döneminin düşünsel dünyası içinde hareket ediyordu. Ancak
doğrudan gözleme, deneyime, çizime ve mekanik açıklamaya verdiği önem, onu Orta
Çağ skolastisizminden farklı bir araştırma anlayışının önemli temsilcilerinden
biri hâline getirmiştir.
7.
Uçuş Araştırmaları: Doğayı Taklit Etmek ve Anlamak
Leonardo'nun en ünlü
teknik meraklarından biri uçuştu. Kuşların ve yarasaların uçuş biçimlerini
inceleyerek insanın havada hareket edebilmesi üzerine düşündü. Uçuş
makineleriyle ilgili çok sayıda çizim yaptı.
Leonardo uçuş
makineleri, kuş uçuşu ve havanın özellikleri üzerine yüzlerce çizim ve binlerce
kelimelik not bırakmıştır. Özellikle kanat çırparak uçan makineler, paraşüt ve
farklı uçuş mekanizmaları üzerine çalışmıştır.
Leonardo'nun uçuş
makinelerinin önemli bir bölümü kendi döneminin teknik olanaklarıyla
uygulanabilir değildi. Bunun temel nedenlerinden biri, insan kas gücünün ve
dönemin malzeme teknolojisinin insanı uçuracak yeterli güç/ağırlık oranını
sağlayamamasıydı. Bu nedenle Leonardo'nun çizimleri doğrudan “uçak icadı”
olarak değerlendirilmemelidir.
Bununla birlikte, onun
yaklaşımı son derece önemlidir. Leonardo yalnızca “insan nasıl uçabilir?”
sorusunu sormadı; “kuş nasıl uçuyor?” sorusunu da araştırdı. Böylece doğadaki
mekanik ilkeleri anlamaya çalıştı.
Bu yaklaşım günümüzde
biyomimetik olarak adlandırılan, doğal sistemlerden teknolojik çözümler
geliştirme anlayışıyla bazı benzerlikler taşır. Leonardo'nun doğayı bir tasarım
kaynağı olarak incelemesi, onun sanat, bilim ve mühendisliği birleştiren
düşüncesinin en açık örneklerinden biridir.
8. Su,
Hareket ve Mekanik: Doğanın İçindeki Yasaları Aramak
Leonardo'nun
araştırmalarında su özel bir yere sahiptir. Nehirlerin akışı, girdaplar,
dalgalar, suyun engeller çevresindeki hareketi ve suyun farklı yüzeylerle
ilişkisi üzerine çok sayıda çizim yaptı.
Suyu yalnızca bir doğa
unsuru olarak değil, hareket yasalarını anlamak için bir araştırma konusu
olarak ele aldı. Bir su girdabının biçimi ile başka hareketli sistemler
arasında benzerlikler aradı.
Bu araştırmalar onun
genel düşünce tarzının tipik bir örneğidir: Belirli bir olayı gözlemlemek,
hareketini çizmek, parçalarına ayırmak ve başka bir olayla karşılaştırmak.
Codex Leicester'daki
çalışmalarında su hareketinin yanı sıra gökyüzü, ışık ve fiziksel olaylar
hakkında da gözlemler bulunmaktadır. Metropolitan Müzesi bu defterde
hidrodinamikten gök cisimlerinin yansıtıcı özelliklerine ve yerçekimine kadar
çeşitli konuların ele alındığını belirtmektedir.
Leonardo'nun su
araştırmaları aynı zamanda sanatla da bağlantılıdır. Suyun hareketindeki
girdapları ve akış çizgilerini incelemek, onun doğadaki hareketi görsel olarak
kavrama biçimini geliştirmiştir.
9.
Bilim ve Anatomi: İnsan Bedenini Keşfetmek
Leonardo'nun anatomi
çalışmaları, sanat ile bilimin nasıl birbirine bağlandığını gösteren en güçlü
örneklerden biridir.
İnsan bedenini doğru
biçimde çizebilmek için kasların, kemiklerin ve eklemlerin yapısını araştırdı.
Fakat çalışmaları yalnızca resim açısından yararlı olacak yüzeysel bilgilerle
sınırlı değildi. Organların birbirleriyle ilişkilerini ve bedenin mekanik işleyişini
anlamaya çalıştı.
Kalp ve damarlar,
kasların hareketi, kemiklerin yapısı, omurga, beyin ve çeşitli organlar üzerine
çizimler yaptı. Bu çalışmaların önemli bir kısmı döneminin tıbbi bilgisinin
sınırlarını aşan ayrıntılar içeriyordu.
Leonardo'nun anatomik
çizimleri, aynı zamanda çizimin bilimsel araştırmadaki gücünü gösterir. Yazılı
bir açıklamayla anlatılması zor olan karmaşık bir anatomik yapıyı, farklı
açılardan çizerek anlaşılır hâle getiriyordu.
Onun anatomik
araştırmalarında hareket de önemliydi. İnsan bedenini yalnızca hareketsiz bir
nesne olarak değil, kasların, kemiklerin ve eklemlerin birlikte çalıştığı
dinamik bir mekanizma olarak ele aldı.
Leonardo'nun kalbin
işleyişi ve kanın hareketi üzerine yaptığı araştırmalar da dikkat çekicidir.
Kalp kapaklarının çevresindeki akış üzerine yaptığı gözlemler, sıvı hareketine
yönelik genel ilgisiyle anatomi çalışmalarının nasıl kesiştiğini gösterir.
Burada önemli bir ayrım
yapmak gerekir: Leonardo'nun bazı gözlemleri modern anatomi ve fizyoloji
açısından son derece ileri olsa da onu modern tıbbın doğrudan kurucularından
biri olarak göstermek anakronik olur. Onun önemi, kendi döneminin olanakları
içinde doğrudan gözleme ve anatomik incelemeye verdiği olağanüstü ağırlıktadır.
10.
Optik, Görme ve Sfumato
Leonardo'nun resim
anlayışının arkasında yoğun bir optik araştırması bulunur. Işığın yayılması,
gölge, perspektif, atmosfer, görme ve renklerin algılanması üzerine
düşünmüştür.
Onun için resimdeki
ışık yalnızca estetik bir unsur değildi. Işığın nesneler üzerindeki etkisini
anlamak, doğanın nasıl göründüğünü anlamanın bir parçasıydı.
Sfumato tekniği bu
anlayışla ilişkilidir. Leonardo keskin çizgiler yerine renk ve tonların
birbirine yumuşak biçimde geçmesini sağlayarak figürlerin atmosfer içinde daha
doğal görünmesini amaçladı.
Mona
Lisa'nın yüzündeki ifade bu yaklaşımın en bilinen
örneklerinden biridir. Yüzdeki geçişlerin kesin çizgilerle sınırlandırılmaması,
ifadenin izleyiciye farklı biçimlerde görünmesine katkıda bulunur.
Leonardo'nun optik
araştırmaları, sanat ile bilimin onun düşüncesinde neden birbirinden
ayrılmadığını gösterir. Bir ressamın daha doğru görsel temsil yapabilmesi için
ışığın ve görmenin nasıl işlediğini araştırması gerektiğini düşünüyordu.
11.
Sanat, Hareket ve “Moti Mentali”
Leonardo'nun sanat
anlayışında insanın iç dünyasının beden hareketleriyle dışavurulması önemli bir
konudur. Bu yaklaşım, literatürde genellikle “moti mentali” yani zihinsel
hareketler kavramıyla ilişkilendirilir.
Leonardo için bir
insanın yüzü ve bedeni yalnızca anatomik biçimler değildir. Korku, şaşkınlık,
öfke, sevinç veya kuşku gibi ruhsal durumlar bedensel hareketlerle görünür hâle
gelir.
Son
Akşam Yemeği bu anlayışın güçlü örneklerinden biridir.
İsa'nın sözleri karşısında havarilerin farklı tepkiler göstermesi,
kompozisyonun hareketini oluşturur.
Bu nedenle Leonardo'nun
anatomi araştırmaları ile sanatındaki psikolojik ifade arasında doğrudan bir
bağlantı vardır. Kasları ve eklemleri incelemesi yalnızca “doğru çizmek” için
değil, insanın hareketini ve duygusunu inandırıcı biçimde gösterebilmek için de
gerekliydi.
12.
Mimarlık, Şehir ve Teknoloji
Leonardo yalnızca
makinelerle değil, şehirlerin örgütlenmesiyle de ilgilendi. Özellikle
Milano'daki veba salgını sonrasında daha sağlıklı ve düzenli bir kent yapısı
üzerine projeler geliştirdi.
Onun kent
tasarımlarında ulaşım, su, kanalizasyon ve yaya hareketinin düzenlenmesi gibi
konuların birlikte düşünülmesi dikkat çekicidir.
Buradaki temel düşünce,
şehrin yalnızca binalardan oluşmadığıdır. Şehir, insanların, ulaşımın, suyun,
atıkların, havanın ve üretim faaliyetlerinin birlikte oluşturduğu karmaşık bir
sistemdir.
Leonardo'nun mimarlık
ve şehircilik düşüncesi, mühendislik yaklaşımının daha geniş ölçekte
uygulanması olarak görülebilir. Tek bir makinenin parçaları arasındaki ilişkiyi
inceleyen Leonardo, şehirde de farklı işlevlerin birbirleriyle ilişkisini
düşünmeye çalışmıştır.
13.
Müzik ve Diğer Alanlar
Leonardo'nun ilgi
alanları resim, anatomi ve mühendislikle sınırlı değildi. Müzikle de yakından
ilgilendi. Müzik aletleri tasarladı, ses ve akustik üzerine düşündü ve saray
çevresindeki müzik faaliyetlerine katıldı.
Madrid Codices olarak
bilinen defterlerde çeşitli müzik aletleriyle ilgili tasarımlar ve teknik
düşünceler bulunmaktadır. Metropolitan Müzesi’nde yayımlanan bir çalışma,
Leonardo'nun müzik aletlerinin yanı sıra akustik ve müzik estetiğiyle de
ilgilendiğini ortaya koymaktadır.
Bu ayrıntı önemlidir
çünkü Leonardo'nun “evrensel insan” niteliğinin yalnızca sonradan yüklenmiş
romantik bir imge olmadığını gösteren somut örneklerden biridir. Leonardo
gerçekten de farklı alanları aynı merak ve gözlem yöntemi içinde birleştirmeye
çalışmıştır.
14.
Leonardo'nun Tamamlanmamış Eserleri ve Araştırmacı Karakteri
Leonardo'nun yaşamı
boyunca birçok projesi tamamlanmadan kaldı. Müneccimlerin Hayranlığı, Aziz
Jerome, Aziz Anne, Meryem ve Çocuk İsa ve bazı büyük heykel
ve mühendislik projeleri farklı nedenlerle tamamlanamadı.
Bu durum Leonardo'nun
karakterinin önemli bir özelliğini ortaya çıkarır. O, bir probleme cevap
bulduğunda bile yeni bir soru üretmeye eğilimliydi.
Ancak tamamlanmamış
eserleri yalnızca “mükemmeliyetçi olduğu için hiçbir şeyi bitiremedi” şeklinde
açıklamak doğru değildir. Bazı projeler sipariş koşulları, siyasal değişimler,
maddi sorunlar, savaşlar, taşınmalar veya teknik güçlükler nedeniyle yarıda
kalmıştır.
Leonardo'nun
eserlerinde asıl önemli olan yalnızca son ürün değil, üretim sürecidir.
Çizimleri ve notları, onun bir problemi nasıl parçalara ayırdığını, farklı
olasılıkları nasıl düşündüğünü ve aynı konuya tekrar tekrar nasıl döndüğünü
gösterir.
Leonardo'nun günümüze
kalan eserleri içinde tamamlanmış ve tamamlanmamış resimlerin sayısı oldukça
sınırlıyken, çizimleri ve notları onun düşünsel faaliyetinin çok daha geniş bir
bölümünü korumuştur.
15.
Son Yılları: Roma ve Fransa
Leonardo, Milano'dan
ayrıldıktan sonra Floransa'ya döndü ve daha sonra Roma'da bulundu. Yaşamının
son döneminde ise Fransa kralı I. François'nın davetiyle Fransa'ya gitti.
1516'dan ölümüne kadar
Fransa'da, Amboise yakınlarındaki Clos Lucé'de yaşadı. Bu dönemde artık büyük
ölçekli üretimden çok mevcut araştırmaları ve projeleri üzerinde çalıştı.
Leonardo 1519 yılında
Fransa'da öldü.
Yaşamının son döneminde
bile çizim ve araştırmayı sürdürmesi, onun merakının geçici bir gençlik tutkusu
olmadığını gösterir. Bilgi üretme faaliyeti, yaşamının bütün dönemlerine
yayılan temel bir özellikti.
16.
Leonardo'nun Tarihsel Önemi
Leonardo'yu
değerlendirirken iki uçtan kaçınmak gerekir.
Birinci uç, onu
yalnızca “Mona Lisa'nın ressamı” olarak görmektir. Bu yaklaşım onun
mühendislik, anatomi, mekanik, hidrodinamik ve optik çalışmalarının büyük
bölümünü görmezden gelir.
İkinci uç ise onu
doğrudan modern bilimin kurucusu veya modern teknolojinin mucidi olarak
göstermektir. Bu da tarihsel bağlamı göz ardı eder. Leonardo'nun çalışmaları
Rönesans dünyasının bilgi anlayışı içinde şekillenmiştir ve modern bilim
kurumlarının, deneysel bilimin ve modern mühendisliğin gelişiminden yüzyıllar
önce gerçekleşmiştir.
Leonardo'nun asıl
tarihsel önemi, sanat ile doğa araştırmasını aynı entelektüel faaliyet içinde
birleştirmesinde yatar.
Onun çizimleri bunun en
açık kanıtıdır. Bir kasın hareketini incelerken aynı zamanda onu nasıl
çizeceğini düşünür; suyun girdabını incelerken hareketin geometrisini
araştırır; kuşun kanadını gözlemlerken uçuşun mekanik koşullarını düşünür; bir
yüzü resmederken anatomiyi, ışığı ve psikolojik ifadeyi birlikte değerlendirir.
Bu nedenle Leonardo'nun
mirası tek tek “icatlarından” daha geniştir. Onun mirası merak etme,
gözlemleme, çizme, karşılaştırma, sorgulama ve farklı bilgi alanları arasında
bağlantı kurma biçimidir.
17.
Sonuç: Merakın ve Bilginin Birleşimi
Leonardo da Vinci,
Rönesans'ın sanat, zanaat, bilim ve mühendislik dünyalarının kesişiminde ortaya
çıkan olağanüstü bir figürdür.
Onun yaşamı, sanat ile
bilimin birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığı bir düşünme biçiminin güçlü
örneğini oluşturur. İnsan bedenini anlamak için anatomiye, ışığı resmetmek için
optiğe, makineler tasarlamak için mekaniğe, uçuşu anlamak için kuşlara, suyu
anlamak için doğrudan gözleme başvurmuştur.
Leonardo'nun modern
dünyaya bıraktığı en önemli ders, bilginin katı disiplin sınırları içinde
düşünülmek zorunda olmadığıdır. Bir ressam anatomi öğrenebilir, bir mühendis
doğayı gözlemleyebilir, bir bilimsel soru çizim yoluyla araştırılabilir ve
sanatsal bir problem fiziksel yasalar üzerinden çözümlenebilir.
Onun defterleri bu
anlayışın en somut göstergesidir. Çizimler, notlar, sorular, tasarımlar ve
gözlemler aynı düşünsel dünyanın parçalarıdır. Leonardo'nun defterleri, onun
düşüncelerinin ve çizimlerinin adeta görsel bir laboratuvarını oluşturur.
Leonardo'nun
çalışmalarını yalnızca doğuştan gelen olağanüstü bir yetenek ürünü olarak
görmek bu nedenle eksik kalır. Onun farkı, olağanüstü merakını yıllar boyunca
gözlem, çizim, araştırma ve deneyimle beslemesinde yatmaktadır.
Leonardo'nun bıraktığı
en kalıcı mesaj belki de budur: Doğayı anlamak için ona dikkatle bakmak,
gördüğünü sorgulamak ve farklı bilgiler arasında bağlantılar kurmak gerekir.
Sanat ile bilimi,
teknoloji ile doğa gözlemini ve hayal gücü ile deneyimi aynı zihinsel süreçte
buluşturan Leonardo da Vinci, bu yönüyle yalnızca Rönesans'ın değil, insanın
bilme ve yaratma kapasitesinin de en güçlü tarihsel örneklerinden biri olmaya
devam etmektedir.
Kaynakça
- Walter Isaacson. Leonardo da Vinci,
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
- Carmen C. Bambach (ed.). Leonardo
da Vinci: Master Draftsman, Metropolitan Museum of Art / Yale
University Press, 2003.
- Kenneth D. Keele ve Jane Roberts. Leonardo
da Vinci: Anatomical Drawings from the Royal Library, Windsor Castle,
Metropolitan Museum of Art, 1983.
- Charles D. O’Malley ve J. B. de C. M.
Saunders. Leonardo da Vinci on the Human Body, Schuman, 1952.
- Metropolitan Museum of Art. “Leonardo
da Vinci, 1452–1519.”
- National Gallery, London. “Leonardo
da Vinci (1452–1519).”
- Museo Leonardiano di Vinci.
“Collections.”
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Google hesabıyla yorum yapmak istemiyorsanız, yorum yazmadan önce Ad/Url seçeneğinde, sadece ad kısmını doldurabilirsiniz.