Marksist Araştırmalar [MAR] | Komünizm: Tarihin Çözülen Bilmecesi

28 Eylül 2026 Pazartesi

Ömer Hayyam: Hayatı, Bilimsel ve Edebi Mirası

MAR

Özet

Doğu ve Batı dünyasının en özgün zihinlerinden biri olan Doğu'nun büyük bilgini ve şairi Gıyâs-üd-din Ebülfeth Ömer B. İbrahim el-Hayyami’nin (Ömer Hayyam) hayatını, bilimsel çalışmalarını, edebi kişiliğini ve rubailerinin felsefi arka planını inceleyeceğiz. Hayyam hakkındaki tarihsel gerçekler ile efsaneleri birbirinden ayırarak ayrıntılı bir portre sunacağız.

Temel Bulgular ve Öne Çıkan Hususlar:

  • Çok Yönlü Bir Bilim İnsanı: Doğuda çağdaşları tarafından öncelikle bir matematikçi, astronom, hekim ve filozof (Hüccet-ül-Hakk) olarak kabul edilen Hayyam, cebirsel geometrinin temellerini atmış, kübik denklemleri konik kesitlerle çözmüş, Öklid aksiyomlarını incelemiş ve Pascal'dan yaklaşık 400 yıl önce "Hayyam Üçgeni"ni keşfetmiştir.
  • Hassas Takvim Reformu: Selçuklu Sultanı Celâleddin Melikşah ve Vezir Nizamülmülk'ün emriyle Esfahan Gözlemevi'nin başına getirilen Hayyam, hazırladığı Güneş yılı esaslı Celâlî Takvimi (Takvîm-i Celâlî / Zîc-i Melikşah) ile güneş yılına dayalı son derece hassas bir takvim sistemi oluşturmuş; geleneksel hesaplamalara göre yaklaşık 5000 yılda 1 gün hata veren bu sistem, Gregoryen takvimle karşılaştırıldığında yüksek bir doğruluk düzeyine ulaşmıştır.
  • İki Farklı Hayyam Algısı: Hayyam, İslam coğrafyasında felsefe ve aklı baskılayan yapılar ile iktidar mücadeleleri neticesinde kaba bir sarhoş ve zevk düşkünü olarak yaftalanmış; buna karşın Batı dünyasında Edward FitzGerald'ın çevirileriyle ivme kazanan bir hayranlıkla "çağını aşan rasyonel bir deha" olarak konumlandırılmıştır.
  • Şarap ve Rindlik Sembolizmi: Hayyam’ın şiirlerindeki şarap unsuru, sıradan bir alkol bağımlılığının değil, dogmatizme, bağnazlığa, şekilci sofuluğa (softalık) karşı bir başkaldırının, hakikatin bilinmezliği karşısındaki varoluşsal acının ve hür düşüncenin simgesidir.
  • Tarihsel Masallar ve Gerçekler: Nizamülmülk, Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam arasındaki ünlü "mektep arkadaşlığı ve kader birliği yemini" efsanesi, kronolojik imkânsızlıklar nedeniyle (aralarındaki yaş farkı ve tarihsel belgeler ışığında) tarihçiler tarafından reddedilmektedir.
  • Edebi Miras: Hayyam'a atfedilen rubailerin en eski yazma örneklerinden biri olan Oxford Bodleian Kütüphanesi'ndeki M. 1460-1461 tarihli nüshada 158 rubai bulunmaktadır; ancak zamanla ona mal edilen rubai sayısı binin üzerine çıkmıştır.

1. Ömer Hayyam’ın Biyografisi, Tarihsel Bağlamı ve Kişiliği

1.1. Doğumu, Eğitimi ve Siyasi Arka Plan

Gıyâs-üd-din Ebülfeth Ömer B. İbrahim el-Hayyami, Nişabur’da doğmuştur. Doğum tarihi kaynaklarda M. 1025-1050 yılları arasında veya tam olarak 1048 olarak belirtilmektedir. "Çadırcı" anlamına gelen "Hayyam" unvanı babasının mesleğinden gelmektedir; ancak kendisi bu mesleği sürdürmeyerek bilim yolunu seçmiştir.

Hayyam'ın gençliği, Selçuklu Devleti'nin Mezopotamya, Suriye, Filistin ve İran coğrafyasında hakimiyet kurduğu son derece çalkantılı bir siyasi dönemde geçmiştir. 1038-1040 Selçuklu genişlemesi ve Tuğrul Bey’in 1055’te Bağdat’ı ele geçirmesi bu dönemin ana hatlarını oluşturur.

Hayyam, Kur'an, hadis, Arap ve Acem edebiyatı eğitimi aldıktan sonra mantık, felsefe, matematik, fizik, metafizik, tıp ve astronomi alanlarında uzmanlaşmıştır. İlk öğrenim yıllarında parasızlık nedeniyle zorluklar çekmiş, ancak Samarkand'ın (Semerkand) nüfuzlu hukukçusu Abu Tahir (Ebu Tahir) tarafından desteklenerek bilimsel çalışmalarına yön vermiştir. Zamanın ünlü âlimi Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el-Lübad’dan ders almıştır. 25 yaşından önce Aritmetik Problemleri ve cebir üzerine ilk eserlerini kaleme almıştır.

1.2. Selçuklu Sarayı, Kehanetler ve Saray Görevleri

Hayyam, Selçuklu Sultanı Melikşah ve meşhur Vezir Nizamülmülk’ün yanında büyük hürmet görmüş, Melikşah’ın müneccimbaşı ve saray bilgini olmuştur. Döneme ilişkin kaynaklarda ve sonraki anlatılarda saray hizmetine girmesi ve kişiliğiyle ilgili çeşitli olaylar aktarılır:

Malazgirt Savaşı Kehaneti: Malazgirt Savaşı öncesinde kâhinlerin yıldızlara bakarak tahmin yürüttüğü sırada, kendisinden yorum istenen Hayyam, savaşın kazanılacağını, ancak "büyük aslanın" (Alparslan) öleceğini ve yerine "küçük aslanın" (Melikşah) geçeceğini öngörmüştür. Bu öngörünün gerçekleşmesi üzerine Melikşah onu sarayın başkâhini yapmıştır.

  1. Soytarının Kapı Testi: Saraydaki bir eğlencede bir soytarı Hayyam’a "Hangi kapıdan çıkacağımı söyle" dediğinde, Hayyam cevabı bir kâğıda yazarak Melikşah'a vermiştir. Saraydaki 4 ana kapının (kuzey, güney, doğu, batı) dışına çıkmak isteyen soytarı, duvardaki bir örtüyü çekip yeni bir kapı açarak dışarı çıkmıştır. Kâğıt açıldığında Hayyam’ın "Başka bir kapıdan" yazdığı görülmüş; Melikşah Hayyam'ın ağzına altın, soytarının ağzına ise kum doldurulmasını emretmiştir.
  2. Haçlı Seferleri Öngörüsü: Hayyam, Melikşah'a "Nahs-ı ekber" yıldızının belireceğini, elleri kanlı, göğüslerinde haç olan orduların (Haçlılar) 9 kez geleceğini, Kudüs'e kadar ortalığı kana bulayacağını, ancak bunun Melikşah’ın ölümünden sonra vuku bulacağını bildirmiştir.
  3. Merv Şehrindeki Av Hesabı (Hicri 508 / M. 1116): Merv’de Veziriazam Sadreddin Muhammed ibn-el Muzaffer aracılığıyla Padişah, Hayyam’dan yağmursuz bir av günü seçmesini istemiştir. Hayyam 2 gün rasat yapıp günü belirlemiştir. Av sırasında fırtına ve kar çıkınca saraydakiler gülmüş, ancak Hayyam bulutların dağılacağını ve 5 gün yağmur yağmayacağını söylemiş; meteorolojik hesaba dayanan bu tahmini aynen gerçekleşmiştir. (Arûzî, Hayyam’ın astrolojik kehanetlere değil, meşru bilimsel hesaplara dayandığını vurgular).

1.3. Kişiliği, Sosyal İrtibatları ve Karakter Olayları

Hayyam, ciddi, onurlu, derli toplu, gereksiz samimiyetten ve sefahat hayatından tiksinen bir yapıya sahipti. Mütevazı bir yaşam sürerdi.

  • Yalancı Fakih ile Yaşanan Olay: Nişabur’da her sabah kendisinden felsefe dersi alan ancak dışarıda aleyhinde konuşan mürai bir fakihe ders vermek için, evine gizlice davul zurnacılar toplamıştır. Fakih geldiğinde davul zurna çaldırmış, toplanan halka pencereden: "İşte bu adam her gün benden ilim öğrenir, sonra gidip aleyhimde konuşur. Eğer dediği gibiysem neden ders alıyor, değilsem neden iftira atıyor?" diyerek onu teşhir etmiştir.
  • Dostluk Anlayışı ve Hırçınlığı: Şehrizûrî’ye göre mütevazı evinde yaşayan Hayyam, huysuz ve titiz biriydi. Bir Arapça şiirinde aradığı gerçek dostu bulamadığından yakınarak kimseyle ahbaplık edilmemesi gerektiğini vurgulamıştır.
  • Mehestî ile Tanışıklığı: Melikşah'ın himayesindeyken Nişabur’da yaşayan kadın şair Mehestî ile tanışmış, aralarında duygusal bir bağ oluştuğu rivayet edilmiştir.
  • Hac Yolculuğu ve Sürgün: Siyasi karışıklıklar, Karmatilere karşı saldırılar ve din adamlarının baskısı tırmanınca Hac'ca gitmiştir. Bağdat'a geldiğinde kendisini ziyaret etmek isteyen âlimlere kapısını kapatmıştır.
  • Vefatı (M. 1123 / 1124 / 1131 - Hicri 515/517/518): Şehrizûrî'nin aktardığı ölüm menkıbesine göre Hayyam, İbn Sina’nın Kitâb-üş-Şifâ eserinin "İlahiyat" bölümündeki "Bir ve Çok" bahsini okurken altın bir kürdanla dişlerini karıştırıyordu. Ayraca kürdanı koyup ayağa kalkmış, vasiyetini yapmış, yemek yememiş ve Yatsı namazını kıldıktan sonra secdeye kapanarak: "Yarabbi! Bilirsin ki ben seni bileceğin kadar bildim. Bana mağfiret et. Hakikaten seni bilmem, gufranımla vesiledir" diyerek ruhunu teslim etmiştir.

1.4. Mezar Kehaneti

Nizâmî-i Arûzî’nin Çehâr-makâle adlı eserindeki kayda göre, Hicrî 506 (M. 1114) yılında Belh'te Hayyam, "Benim kabrim öyle bir yerde olacak ki, her baharda rüzgâr üstüne çiçekler serpecek" demiştir. Arûzî, M. 1138'de (Hicrî 530) Nişabur'daki Cerre (veya Harre) mezarlığına gittiğinde, Hayyam’ın mezarının bir bahçe duvarının dibinde olduğunu, komşu bahçeden sarkan armut ve zerdali ağaçlarının çiçeklerinin mezarı tamamen örttüğünü görerek gözyaşı dökmüştür.

2. "Üç Mektep Arkadaşı" Efsanesi ve Tarihsel İnceleme

Doğu ve Batı edebiyatında geniş yer bulan halk efsanesine göre, Selçuklu Veziri Nizamülmülk, Haşhaşîler (Suikastçılar) lideri Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam gençliklerinde aynı medresede ders almış ve gelecekte yüksek makamlara ulaştıklarında birbirlerine yardım edeceklerine dair söz vermişlerdir.

[EFSANE: Gençlik Yemini]

Nizamülmülk  <--->  Hasan Sabbah  <--->  Ömer Hayyam

        (Tarihsel Çelişki: Nizamülmülk M. 1017 doğumlu)

Tarihsel Gerçeklik Analizi

İslam tarihi kaynakları (Profesör Browne, Rashed ve Vahabzadeh) bu anlatının bir efsane olduğunu kanıtlamıştır:

  • Kronolojik İmkânsızlık: Nizamülmülk M. 1017 (Hicrî 408) yılında doğmuştur. Hayyam ise 1048 civarında doğmuş ve 1120-1130'lu yıllara kadar yaşamıştır. Aralarındaki yaş farkı 30 yıldan fazladır; aynı dönemde talebe olmaları imkânsızdır.
  • Coğrafi Farklılık: Hasan Sabbah Rey kentindendir, Nizamülmülk ise Tus doğumludur. Aynı medresede (Muvaffakeddin Abdüllatif ibn el-Lübad’ın yanında) bulunmamışlardır.
  • Doğru Bağlam: Bu hikâye olsa olsa Melikşah'ın torunu Mahmud'un veziri Anûşirevan b. Halid dönemindeki figürlerle karıştırılmış veya kurgulanmıştır.
  • Netice: Hayyam, Hasan Sabbah ve Nizamülmülk aynı çağda yaşamış ve birbirlerini tanımışlardır (Nizamülmülk ikisini de korumuş, Hasan Sabbah Nizamülmülk’e suikast düzenlemiş, Hayyam ise gözlemevinde çalışmıştır); ancak okul arkadaşlığı bağları tarihsel dayanaktan yoksundur.

3. Bilimsel Dehası ve Eserleri

Ömer Hayyam, matematik ve astronomi tarihinin en büyük figürlerinden biridir. Bilim dünyasındaki katkıları ve yazdığı eserler aşağıda detaylandırılmıştır.

3.1. Astronomi ve Celâlî Takvimi

Melikşah'ın talebiyle Esfahan Gözlemevi'nin (Rasathane) idaresi Hayyam'a verilmiştir. Yanında Ebül Muzaffer Esferâzî ve Meymûn B. Necib el-Vâsıtî gibi bilim insanları yer almıştır.

  • Celâlî Takvimi (Takvîm-i Celâlî / Zîc-i Melikşah): 15 Mart 1079 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Takvim reformuna ilişkin çalışmalar ise 1074-1075 yıllarında başlamıştır.
  • Hassasiyet Karşılaştırması:
    • Ömer Hayyam Takvimi: Güneş yılına dayalı olarak hazırlanmış, artık yılları da hesaba katan son derece hassas bir sistemdir; geleneksel hesaplamalara göre yaklaşık 5000 yılda 1 gün hata verir.
    • Gregoryen (Miladi) Takvimi: Geleneksel hesaplamalara göre yaklaşık 3330 yılda 1 gün hata verir. Bu hesaplamalara göre Celâlî Takvimi daha yüksek bir astronomik hassasiyet göstermektedir.
    • 3.2. Matematik, Cebir ve Geometri Çalışmaları
  1. Cebirsel Denklemlerin Geometrik Kuramı: Fil-Berâhin Alâ Mesâil-il-Cebr vel-Mukâbele adlı eserinde kübik denklemleri sınıflandırmış ve bunları konik kesitlerin (parabol, çember, hiperbol) kesiştirilmesiyle geometrik olarak çözmüştür. Negatif ve sanal kökleri fark edememiş, pozitif kökleri bulmuştur.
  2. Hayyam (Pascal) Üçgeni: Pascal'dan yaklaşık 400 yıl önce, Binom açılımı ve katsayıları konusunda el-Kerecî'nin çalışmalarını geliştirerek, daha sonra “Pascal üçgeni” olarak bilinen yapının tarihindeki önemli halkalardan birini oluşturmuştur.

Hayyam / Pascal Üçgeni Özellikleri

Açıklama

Kenar Elemanları

Dış kenarlar daima "1" sayısından oluşur.

İkinci Sıra

Pozitif tam sayılar serisidir (1, 2, 3, 4, 5...).

Üçüncü Sıra

Üçgen sayılardır (1, 3, 6, 10, 15...).

Sıra Toplamları

n. sıradaki sayıların toplamı 2n değerini verir (1+4+6+4+1 = 16 = 24).

Polinom Katsayıları

(a+b)n açılımındaki terimlerin katsayılarını verir.

Çapraz Toplam kuralı

Aynı yöndeki sayıların toplamı, seçilen son sayının ters yönündeki sayıya eşittir (1+2+3+4+5+6+7=28).

  1. Paraleller Kuramı ve Öklid Aksiyomu: Risâle fî Şerhi Mâeşkele min Müsâdereti Kitâbı Oklides adlı eserinde Öklid’in paralellik aksiyomunu eleştirmiş, Öklid dışı geometrilerin kapısını aralamıştır.
  2. Descartes ile Karşılaştırma (Roshdi Rashed ve Bijan Vahabzadeh Analizi): UNESCO’nun 1999 yılında düzenlediği kolokyum ve "Beyt-ül Hikme" projesi kapsamında Rashed ve Vahabzadeh, Hayyam’ın matematiksel eserlerinin tenkitli neşrini yapmışlardır. Descartes’ın cebirsel geometrideki çalışmalarının Hayyam'ın eserlerinin bir devamı ve genelleştirilmesi olduğu ortaya konmuştur.

3.3. Ömer Hayyam’a Atfedilen Başlıca Eserler

No

Eser Adı

İçeriği / Konusu

1

Fil-Berâhin Alâ Mesâil-il-Cebr vel-Mukâbele

Kübik denklemler ve geometrik çözümleri (Woepcke tarafından 1851'de Fransızcaya çevrilmiştir).

2

Risâle fî Şerhi Mâeşkele min Müsâdereti Kitâbı Oklides

Öklid'in geometrik kabulleri ve paraleller kuramı üzerine şerh.

3

Muhtasar fit-Tab’iyyat

Fizik ve doğa bilimlerine dair özet eser.

4

Risâle fî Külliyât-il-Vücûd

Varoluşun genel ilkeleri ve felsefi esasları.

5

Risâlet-ül-Kevn vet-Teklîf

Varlık, yaratılış ve ödev felsefesi.

6

Müşkilât-ül-Hisab

Matematiksel hesaplama zorlukları ve çözümleri.

8

Levâzım-ül-Emkine

İklimler, mekânlar ve coğrafi koşullar.

9

İbn Sina’nın Kitâb-üş-Şifâ’sına ilişkin

İbn Sina'nın felsefe/tıp külliyatına ilişkin şerh/inceleme

10

Risâle Fîhâ el-İhtiyâl li-Mârifeti Mikdâr-iz-Zeheb...

Alaşımlı cisimlerde altın ve gümüş miktarının özgül ağırlıkla bulunması.

11

Nevruznâme

Nevruz gelenekleri, takvim ve tarihsel arka plan.

12

Ravdat-ül-Kulûb

Tasavvufi ve felsefi gönül bahçesi incelemesi.

13

Risâle-i Vücûdiyye

Varoluş ontolojisi üzerine risale.

14

Temcid Yorumu

İbn Sina'nın Temcid (Yücelme) adlı eserinin yorum ve tercümesi.

15

Rubaiyat (Dörtlükler)

Felsefi, rindâne ve insani duygu dünyasını yansıtan şiir külliyatı.

4. Edebi Kişiliği, Rubai Biçimi ve Şarap Sembolizmi

4.1. Rubai Türünün Yapısı ve Kuralları

Rubai, Fars edebiyatında doğmuş, Arap aruzu kalıplarında bulunmayan, Türk ve Hint edebiyatlarına sonradan geçmiş özel bir şiir biçimidir.

  • Vezin: Rubaiye mahsus iki ana vezin grubu vardır: Ahrem ve Ahreb. Her iki kol da altışar altışar iki ayrı bölüme taksim edilir (toplam 12 vezin). Bir rubainin her mısrasında aynı gruba ait olmak şartıyla farklı bir vezin kullanılabilir.
  • Kafiye: Genellikle a-a-b-a şeklindedir. Dört mısrası da kafiyeli olanlara "murassa" denir.
  • İç Kuruluş ve Yapı: Gazellerdeki beyit bağımsızlığının aksine rubai, tek bir düşünce etrafında örülmüş sıkı bir bütündür. Hüseyn Azad ve James Darmesteter’in belirttiği gibi, ilk iki mısrada fikir anlatılır; kafiyesiz olan 3. mısra bir "salıntı" (sessizlik/hazırlık) işlevi görür; 4. mısra ise o sessizliği kırarak fikri özetler ve vurucu darbeyi vurur.

[Mısra 1: Düşüncenin Girişi] (a)

[Mısra 2: Düşüncenin Gelişimi] (a)

[Mısra 3: Salıntı / Bekleme / Hazırlık] (b - Serbest)

[Mısra 4: Vurucu Sonuç ve Özet] (a)

4.2. Şarap Sembolizmi ve Sarhoşluk İddialarının Reddi

Hayyam’ın şiirlerinde geçen şarap, kesinlikle kaba bir alkolizmin veya sefahat hayatının ifadesi değildir.

  • Sosyal ve Dini İsyan Bayrağı: İslam dünyasında din kurumunun softaların elinde hürriyetleri kısıtlayan bir araca dönüştürülmesine karşı, hür düşünen insanlar şarabı isyanlarının sembolü yapmışlardır. Dokunulması günah sayılan bir kavramı ele alarak dogmatik toplumsal yapıyı terslemeyi hedeflemişlerdir.
  • Varoluşsal Panzehir: Büyük bir astronom ve bilim insanı olan Hayyam, insan bilgisinin sınırlılığını kavramış ve kötümserliğe karşı şarabı zihinsel bir panzehir, simgesel bir sığınak olarak kullanmıştır.
  • Mevlânâ’nın Açıklaması: Mevlânâ bu durumu şu sözlerle özetler: "Bizim bu sarhoşluğumuz kızıl şaraptan değildir; bu şarap bizim sevdamızın kadehinden başka yerde bulunmaz. Sen şarabımı dökmek için geldin ama ben, ortada şarabı olmayan bir sarhoşum."

5. Rubailerin Derlenmesi, Yayılışı ve Tercüme Tarihi

5.1. Yazma Nüshalar ve Doğruluk Sorunu

Hayyam adına dolaşan rubai sayısı taşbaskılarda 500'den başlayıp 1200'e kadar çıkmaktadır. Ancak Valentin Zhukovki'nin araştırmaları, bunlardan en az 80 tanesinin başka meşhur şairlere (Attâr, Mevlânâ, Câmî vb.) ait olduğunu kanıtlamıştır.

  • En Eski Nüsha: Ömer Hayyam’ın ölümünden yaklaşık 350 yıl sonra, Hicrî 865 (M. 1460-1461) yılında yazılmış olan Oxford Bodleian Kütüphanesi No: 525 el yazmasıdır. İçinde sadece 158 rubai bulunmaktadır.
  • Seçkiler: Asaf Halet Çelebi, çelişkili ve kalitesiz metinleri ayıklayarak Hayyam üslubuna uyan 400 rubailik bir derleme yapmıştır.

5.2. Batı Dünyasındaki Tercümeler ve Etkisi

  • Thomas Hyde (1700): Oxford profesörü Hyde, Hayyam’ı Batı’ya ilk tanıtan kişidir.
  • Edward FitzGerald (1859): Hayyam'ın şiirlerini serbestçe yeniden yazmış (adaptation), İngiltere ve Amerika'da baş döndürücü bir Hayyam hayranlığı başlatmıştır. Şair A. Tennyson, FitzGerald'a yazdığı şiirde "Büyük kâfir Ömer'iniz bir gezegendir" diyerek eseri övmüştür. FitzGerald sonrası Batı'da Omar Khayyam Club’lar kurulmuştur.
  • Diğer Batılı Araştırmacılar: J.B. Nicolas (464 rubai), Dr. Arthur Christensen (Recherches sur les Rubaiyat de Omar Khayam - en bilimsel etüt), Mrs. H.M. Cadell (1200 rubai toplamış, 250-300'ünün özgün olduğunu belirtmiştir), John Payne (300 rubai), Whinfield (250 rubai), Claude Anet, Franz Toussaint, Arthur Guy.

5.3. Türkçe Tercüme Tarihi

  • Muallim Feyzi Efendi (1903 / 1319): Galatasaray Lisesi Farsça öğretmeni, basılı ilk Türkçe Hayyam antolojisini yayınlamıştır.
  • Rıza Tevfik & Hüseyin Dâniş (1922 / 1340): Ortaklaşa ve bireysel incelemeler neşretmişlerdir.
  • Abdullah Cevdet: 576 rubaiyi kapsayan geniş ve başarılı bir çeviri yapmıştır.
  • Abdülbâki Gölpınarlı: Hayyam Rubaileri adıyla bilimsel metotlu takdire değer bir eser sunmuştur.
  • Asaf Halet Çelebi: 400 seçme rubaiyi metin analizleriyle derlemiştir.
  • Şair Tercümeleri: Yahya Kemal Beyatlı, Cemal Yeşil, Hüseyin Rıfat, Ahmed Hayyât da manzum çeviriler yapmışlardır.

6. Tematik Rubai Analizi ve Metin Alıntıları

Hayyam'a atfedilen rubailer temel izleklerine göre sınıflandırılmış ve aşağıda örnekler halinde alıntılanmıştır:

6.1. Akıl, Bilim, Şüphe ve Gerçeğin Arayışı

Hayyam, aklın sınırlarını sorgular; bilgi arttıkça cehaletin fark edildiğini savunur.

Ezelî sırları ne sen bilirsin ne de ben Bu muammayı ne sen okuyabilirsin ne de ben Perde ardında sen ben dedikodusu var amma Perde kalktı mı ne sen kalırsın ne de ben

Dedim: Artık bilgiden yana eksiğim yok; Şu dünyanın sırrına ermişim az çok. Derken aklım geldi başıma, bir de baktım: Ömrüm gelip geçmiş, hiçbir şey bildiğim yok.

Kimi dinde imanda buldu yolu Kimi akıl, bilim yolunu tuttu. Derken ses geldi karanlıklardan: Gafiller! Doğru yol ne odur, ne bu!

Ne bilginler geldi, neler buldular! Mumlar gibi dünyaya ışık saldılar. Hangisi yarıp geçti bu karanlığı? Birer masal söyleyip uyuya kaldılar.

6.2. Varoluş, Ölüm, Toprak ve Çömlekçi Motifleri

Hayyam, insanın topraktan gelip toprağa döneceğini; kralların, güzellerin bedenlerinin çömlekçi çamuruna dönüştüğünü ısrarla işler.

Geçen akşamdı yolum rastladı bir desticiye İşi balçıkları karmaktı biteviye Görmez elbet kör olan sezdim işin iç yüzünü Babamın toprağı dolmuştu çamur ellerine.

İnsan bastığı toprağı hor görmemeli: Kim bilir hangi güzeldir, hangi sevgili. Duvara koyduğun kerpiç yok mu, kerpiç? Ya bir Şah kafasıdır, ya bir vezir eli!

Bu desti benim gibi biçare bir âşıkmış, bir zaman o da benim gibi bir güzelin saçlarının zincirine bağlanmıştı. Onun boynunda gördüğün bu kulp vaktiyle bir güzelin boynuna atılmış bir kolmuş.

Bir kuş gördüm yüce Tus kalesinde, Keykavus'un kafa tası pençesinde. Sorup duruyor kafaya: Hani? Nerde? Adamların, davulun dümbeleğin nerede?

6.3. Dogmatizm, Yobazlık ve İktidar Eleştirisi

Şekilci din anlayışını, ham sofuluğu ve cehaleti iktidar yapan anlayışı iğneleyici bir dille eleştirir.

Dünya üç beş bilgisizin elinde; Onlarca her bilgi kendilerinde. Üzülme; eşek eşeği beğenir: Hayır var sana "kötü" demelerinde.

Sen sofusun, hep dinden dem vurursun; Bana da sapık, dinsiz der durursun. Peki, ben ne görünüyorsam oyum: Ya sen? Ne görünüyorsan o musun?

Beni özene bezene yaratan kim? Sen! Ne yapacağımı da yazmışsın önceden. Demek günah işleten de sensin bana: Öyleyse nedir o cennet cehennem?

Riyakârlıktan gönlüme sıkıntı bastı, ey sâki! Kalk, sevinç içinde bana şarap getir! Seccadeyi ve sarığı rehin vererek şarap al ki, benim iftiharım esaslı olsun.

6.4. Günü Yaşama (Carpe Diem), Şarap ve Hayatın Tadı

Gelecek ve geçmiş kaygısını bir kenara bırakıp bulunulan anı hürce değerlendirmeyi öğütler.

Bugün zevk etmek elindeyken zevkine bak Yarını düşünmen beyhude bir heves Birçok kişiden arda kalanlar Sana da kalmayacak sen de göçüp gideceksin.

Cennette huriler varmış kara gözlü; İçkinin de ordaymış en güzeli. Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz: Bak, bir yanda şarap, bir yanda sevgili.

Ey can, sana aklı niçin vermiş veren? Kendini bil, yolunu bul yitip gitmeden. Baykuş gibi ne gezersin viranelikte, Yerin akdoğan gibi sultanın emrindeyken?

Bir elde kadeh, bir elde Kur'an; Bir helaldir işimiz, bir haram. Şu yarım yamalak dünyada Ne tam kâfiriz, ne tam müslüman!

7. Sonuç ve Değerlendirme

Ömer Hayyam, Doğu kültür dünyasında yetişmiş fakat dar kalıpların dışına çıkarak evrensel boyuta ulaşmış bir düşünürdür. Matematiksel yeteneği ile evrenin düzenini (celali takvimi, kübik denklemler, binom açılımı) çözmeye çalışırken, şiirsel yeteneği ile insanın kavrayış sınırlarını ve varoluşsal çaresizliğini dile getirmiştir.

Biyografisine dair uydurulan "içki düşkünü derbeder sarhoş" imajı, tarihsel belgeler (gözlemevi idareciliği, Melikşah'ın saygısı, bilimsel eserleri, vefat anı ibadeti) karşısında tamamen yıkılmaktadır. Şiirlerindeki şarap, zevk ve isyan ifadeleri, insan zihnini prangaya vuran bağnazlığa bir tepki ve kaçınılmaz mutlak son olan ölüme karşı özgürce haykırılmış bir yaşama sevincinin sembolüdür.

Kaynakça

  1. Asaf Halet Çelebi. Ömer Hayyam: Hayatı, Sanatı, Eserleri, Varlık Yayınları, 1954.
  2. Mehmet Gümüş. Ömer Hayyam, Serüven Kitap, 2012.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Google hesabıyla yorum yapmak istemiyorsanız, yorum yazmadan önce Ad/Url seçeneğinde, sadece ad kısmını doldurabilirsiniz.

[MANTIK]: MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

[DEVRİM BİLİMİ]

E-KİTAP AKTÜALİTEYE MARKSİST YAKLAŞIM: PERSPEKTİFLER

MARKSİZM NEDİR? KLASİKLERİ OKURKEN

MARKSİZM: ANAHTAR TERİMLER VE TEMALAR

MARKSİZM: TOPLUM VE SİYASET BİLİMİ

MATERYALİST DİYALEKTİK TEORİ (MDT)

MARKSİST İKTİSAT

GÜNCEL MESELELER

KİTAP İNCELEMELERİ

SSCB'YE DAİR...

TARİH BİLİMİ

EVRİM GERÇEĞİ

ÇEŞİTLİ KONULAR

LİDER

Karl Marx - Kapital

Kısa Sovyet Film ve Belgeseller [Türkçe]